Haberler
Başarılı bir podcast’in 5 şartı
Başarılı ve sürdürülebilir bir podcast yayını için ne yapmanız gerekiyor? İşte yola çıkarken göz önünde bulundurmanız gereken 5 şart…
Yayınlanma tarihi
4 yıl önceon
Yazar :
Podcast Turkey
Podcast’e ilgi artıyor. Yalnızca bireyler değil kurumlar da daha fazla podcast’e ilgi gösteriyor.
Bir podcast başlatanların sayısında artış olsa da, başlayan bir podcast’i sürdürülebilir kılmak kolay olmuyor. Heyecanla başlayan birçok yayın “podfade” (bir podcast’in kısa bir süre bölümler yayınladıktan sonra birdenbire yayınını sona erdirmesi) olarak tanımlanan bir sürece giriyor.
Örneğin, yalnızca Apple Podcasts’te 2,4 milyondan fazla podcast var ve bunların yalnızca yüzde 21’i aktif; yani son 90 gün içinde bir bölüm yayınlamışlar. Bir başka deyişle her 5 podcast’ten yalnızca bir tanesi yayınına devam edebiliyor.
Podcast’e ilgi gösterenlerin ilk motivasyonu “Spotify’da, Apple Podcasts’te podcast’imi nasıl yayınlarım ya da nasıl yüklerim?” sorusu oluyor.
Önceki yazılarımda da dile getirdiğim gibi ilginin artmasında özellikle Spotify’ın 2019’dan itibaren podcast’e yatırım yapması ciddi bir itici güç oldu. Hakkını teslim etmemiz gerekiyor.
Ama, bir ses dosyasının (podcast’in) tek başına Spotify’da ya da Apple Podcasts’te yer alması başarılı bir podcast projesi için yeterli bir unsur değil. Podcast mecrasının anlaşılması, nitelikli bir yayının gerekliliklerinin öğrenilmesi ve bunların devamında stratejik bir planlama orta ve uzun vadede hayatta kalacak bir podcast yayınının ortaya çıkmasının temel koşullarını oluşturuyor.
Peki, başarılı ve sürdürülebilir bir podcast yayını için ne yapmanız gerekiyor. İşte yola çıkarken göz önünde bulundurmanız gereken 5 şart…
1. NEDEN PODCAST’E BAŞLIYORSUNUZ?
Evet, daha ilk adımda bu soruya vereceğiniz yanıt gerçekten çok önemli. Emek ve para harcayacağınız bir işe neden girişiyorsunuz? Sizi podcast’e başlamaya iten “nedenlerinizin” kuvveti ve motivasyonu sizin “tutkunuzun” ve aynı zamanda farkındalığınızın düzeyini de belirleyecek. Her işte olduğu gibi podcast yayıncılığında da engeller, zorluklar ve zorunluluklarla karşılaşacaksınız. Bunların üstesinden gelme cesaretinizi ve becerinizi işte başlangıçta oluşturduğunuz farkındalığınız ve güçlü “nedenleriniz” belirleyecek. Popüler bir heyecana kapılmakla gerçekten “onu” istemek arasındaki temel ayırt edici yer burası.
Podcast’e “neden” başlıyor olabilirsiniz? Örneğin, bireysel olarak bir uzmanlığınız var ve uzmanlığınızla ilgili bir “otorite”, “güven” ve “itibar” oluşturmak isteyebilirsiniz. Kişisel markanız etrafında bir “topluluk” oluşturmak isteyebilirsiniz. Kaliteli bir podcast yayını ile sponsorluk ve reklam geliri elde etmek isteyebilirsiniz.
Ya da podcast’inizi kurumunuz, markanız için başlatacaksanız aynı şekilde kurumunuz, markanız etrafında bir “güven” ve “itibar” inşa edebilirsiniz; “otorite” haline getirebilirsiniz. Bulunduğunuz sektör ya da iş alanına göre daha birçok farklı “neden” için bir podcast’e başlayabilirsiniz. Ancak, dediğimiz gibi bu “nedenlerinizi” daha başlarken çok iyi belirlemiş olmanız gerekir.
Bu ilk adımda güçlü bir yanıt oluşturamıyorsanız belki de hiç başlamamak daha doğru bir karar olabilir.
2. HEDEF KİTLENİZİ TANIYOR MUSUNUZ?
Podcast’e başlama “nedenlerinizi” iyi belirlediyseniz muhtemelen yayınınızı kimlerin dinlemesini istediğinizi de belirlemişsinizdir. Bir podcast’i yayınlayıp sonra rastlantısal olarak herkesin dinlemesini beklemek, hayal kırıklıklarının temelini oluşturuyor ve “podfade”e giden süreci başlatıyor. Kime ulaşmak istediğinizi bilmiyorsanız, hangi yoldan gittiğinizi de bilemezsiniz.
Elbette geniş kitlelere seslenen popüler podcast’ler de var. Çoğu eğlence, gerçek suç hikayeleri gibi farklı alanlarda podcast’ler de bulunuyor. Ama son derece sınırlı sayıdaki bu yayınların arkasında ya popüler isimler ya da büyük yapım şirketleri var.
Ayrıca podcast’e başlama “nedenlerinizi” ve “hedef kitlenizi” iyi belirlemişseniz, öyle milyonlarca, yüzbinlerce kişiye ulaşma ihtiyacınız ve kaygınız da olmaz. Eğer yayınınızı dinlemesini arzu ettiğiniz hedef kitleniz 10 bin kişiden ibaretse, yalnızca bu kitleye odaklanmanız yeterli olur. Bu kitle bazen 500 kişiye kadar bile daralabilir.
Hedef kitlenizi “soyut” olarak belirlemek yerine ne kadar “somut” veriler üzerine dayandırırsanız o kadar başarılı olursunuz. Bunun için de iyi bir araştırma, analiz yapmanız, raporlar hazırlamanız gerekir. Bu aşamada tüm verileri toplayıp, segmente edebilirsiniz. Hatta örneklem yöntemiyle belirlediğiniz hedef kitlenin ihtiyaç ve beklentilerini analiz etmek için online anket ve araştırmalar da yapabilirsiniz. Bu aynı zamanda daha podcast’iniz yayına başlamadan hedef kitlenizi duyarlı ve ilgili hale getirir.
Dolayısıyla, başlangıçta hedef kitlenizi seçmek aynı zamanda kimin için, nasıl içerikler üretmeniz gerektiğini de belirler. Hedef kitlenizin “ihtiyaçlarını, zorluklarını, beklentilerini” iyi tespit eder, ona göre içerik üretmenizi sağlarsınız. Yine podcast’iniz için tanıtım ve pazarlama araçlarını seçerken yayınınızı kime ulaştırmanız gerektiğini bilirsiniz; hedef kitlenizin bulunduğu mecraları seçer, kullandığı araçlara odaklanırsınız.
3. PLANLAMINIZI YAPTINIZ MI?
Podcast’e başlama “nedenlerinizi” ve “hedef kitle seçiminizi” sağlıklı ve doğru biçimde yaptıysanız önemli eşikleri aştınız demektir. Bundan sonra “planlama” aşamasına geçmeniz gerekir. Planlama aşamasında nasıl bir yayın süreci gerçekleştireceğinizi belirlersiniz. Bu aşamada podcast formatı, adı, tasarımlar, periyot, süre, tanıtım ve pazarlama araçlarını belirlemelisiniz.
Yine podcast kayıtlarını hangi koşullarda ve hangi araçlarla gerçekleştireceğinizi, tüm süreci kendiniz mi yöneteceksiniz yoksa dışardan profesyonel bir destek alıp almayacağınızı da planlamanız gerekir.
Hedef kitlenizin ilgisini çekecek içerik stratejinizi, temaları ve başlıkları da oluşturup genel planlamanıza son şeklini vermeniz sürdürülebilir bir yayın oluşturabilmek için zorunlu.
Açıkçası her 5 podcast’ten 4’ünün “podfade” ile sonuçlanmasının altında özellikle bu üç unsurun göz ardı edilmesi yatıyor. Neyi, nasıl yapacağınızı bilmezseniz, başlangıçtaki enerjiniz “niyet ve hayal” olmaktan öteye geçemez.
Özellikle bireysel olarak profesyonel bir işinize ek olarak podcast üretecekseniz, üstelik bunu kendi olanaklarınızla yapmaya yönelmişseniz dersinize çalışmadan başlayacağınız yolculuğun kısa sürede akamete uğraması kaçınılmaz. Bu aynı zamanda kurumunuz için yürüteceğiniz bir podcast süreci için de geçerli. Plansız ve hazırlıksız bir podcast sürecinin sonunda başarısızlığın faturasını bizzat podcast’in kendisine ve mecraya kesmek akılcı bir açıklama olamaz.
4. PODCAST’İ ERİŞİLEBİLİR HALE GETİRDİNİZ Mİ?
Her şeyi dört dörtlük yaptınız ve harika içerikler oluşturarak başarılı bir podcast oluşturdunuz. Peki, hedef kitlenizin bundan haberi var mı?
Evet, podcast’inizi sunucunuzda yayınlayarak Spotify Apple Podcasts, Google Podcasts, Deezer gibi birçok dizine (dinleme platformu) dağıtıyorsunuz. Kullanıcıların bir kısmı platform içi aramalarla podcast’inizi görebilir. Ya da bu platformların algoritmasının izin verdiği kadar yayınınız keşfedilebilir. Ancak platformlar içi erişim ve keşfedilebilirlik ne yazık ki şu an için başarılı yayınları dinleyicilere ulaştırmak için yeterli düzeyde değil.
Ayrıca birçok potansiyel dinleyici için podcast alanı oldukça yeni. Kavramı bile yeni duyan hâlâ birçok kişi var. Bir taraftan mevcut podcast dinleyicilerinin dikkatini çekmeye çalışırken, bir taraftan da potansiyel dinleyicilere ilk deneyimlerini yaşatmak gibi bir misyonu da üstlenmeniz gerekir. Bu aynı zamanda “yenilikçi” bir yaklaşım sunacağı için size ve markanıza “değer” katacak bir unsura da dönüşebilir.
Bu nedenle, podcast’inizi yayınlamak tek başına yeterli olmayacaktır; yayınınızı ek tanıtım ve pazarlama araçlarını kullanarak hedef kitleniz için erişilebilir ve fark edilebilir hale getirmelisiniz. Bunu da 3’üncü başlığımızda vurguladığımız gibi daha planlama aşamasında belirlemişseniz her şey tıkır tıkır işler. Kullanacağınız sosyal medya mecraları belli mi? Auidogram (kısa ses odaklı video klip) hazırladınız mı? E-bülten kullanacak mısınız? Basın bülteni hazırlayacak mısınız? Paylaşımlarda hangi etiketleri kullanacaksınız? Bunlar gibi sektörünüze ve hedef kitlenize göre farklı tanıtım araçlarını kullanmanız, üstelik tüm bu araçları her bölümünüz için düzenli biçimde yapmanız gerekir.
Podcast farkındalığının ve dinleme alışkanlığının oluşması için orta ve uzun vadeli bir planlama içerisinde hareket etmelisiniz. İlk yayınınızdan itibaren ilgili bir kitleye ulaşacaksınız. Her yeni yayında onların bir kısmı geri gelecek. Böylece zincirin halkaları gibi her bölüm ile birlikte birbirine eklenerek topluluğunuz zaman içerisinde büyüyecek. Ancak bunun için aktardığımız gibi her şeyi planlı ve başlangıçtaki öngörülerinize göre ilerletlemelisiniz.
5. ANALİZ YAPIYOR MUSUNUZ?
Podcast’inizi büyük bir heyecanla kaydediyor ve yayınlıyorsunuz. Süreci profesyonelce yönetiyorsunuz. Peki, her şey yolunda mı?
Hedef kitlenizden nasıl tepkiler, geri bildirimler alıyorsunuz? Hangi içerikleriniz daha çok dinleniyor? Gündemi takip ediyor musunuz: neler değişiyor, yeni beklentiler var mı? Yeni ne yapabilirsiniz? Eksik yaptığınız bir şey var mı? Hedeflerinizi büyütmek için zaman geldi mi?
Belirli aralıklarla bu soruları sormak ve yanıtlarını bulmak çok önemli. Podcast istatistiklerinizi inceleyebilir, her türlü kanaldan topladığınız veri ve geri bildirimleri analiz edebilirsiniz. Bu analizler neyi doğru, neyi eksik yaptığınızı anlamanıza yardımcı olur.
İşte uzun vadeli sürdürülebilir podcast yayınları ortaya çıkarmak için bu 5 unsuru başarılı biçimde uygulamalısınız. Yok, bu aktardıklarımızı göz ardı eder, tez elden heyecanla Spotify’daki yerinizi almayı “arzularsanız”, evet, çevrenizdeki birkaç kişiye linkini gönderebileceğiniz birkaç yayınınız Spotify’da yerini alabilir. Ama hepsi bu kadar. Hevesinizi almak yeterliyse sorun yok. Belki de sizin için iyi bir podcast dinleyicisi olarak devam etmek daha doğru bir tercih olabilir.
NOT: Bu yazı ilk olarak Gazete Duvar‘da yayınlanmıştır.
Beğenebilirsin
Haberler
Instagram’dan video podcast hamlesi: Uzun formatlı yatay video
TikTok ve YouTube’un video hakimiyetine karşı uzun süredir dikey formatlarla hamle yapan Meta, bu kez gözünü doğrudan video podcast yayıncılarına dikti. Sosyal medya devi, 90 dakikaya kadar ulaşan uzun formatlı yatay videoları (Features) ABD’deki seçili içerik üreticileri için teste açtı. Bu adım, Instagram’ın sadece bir görsel paylaşım alanı değil, doğrudan YouTube ve Spotify gibi video podcast’lerinize ev sahipliği yapacak yepyeni bir dağıtım kanalına dönüştüğünün en açık kanıtı
Yayınlanma tarihi
1 gün önce=>
7 Kasım 2026
Instagram, platformda podcast’ler ve benzeri uzun metrajlı videoları oynatma özelliği de dahil olmak üzere, eğlence sektöründe daha büyük bir pay elde etmeyi amaçlayan özellikleri test ediyor.
Instagram, ABD’deki seçkin içerik üreticileriyle birlikte 90 dakikaya kadar süren yatay videoların testine başladı. “Features” adı verilen bu ürün, podcast yayıncıları, komedyenler ve diğer uzun format içerik üreticilerine yönelik olup, izleyicileri platformdaki genellikle üç dakika veya daha kısa süren kısa videolardan tam videoya yönlendirebilme özelliğine sahip.
Instagram ürün başkan yardımcısı Tessa Lyons, “Artık yapabileceğiniz şey şu: Sevdiğiniz bir podcast’in bir klibini gördüğünüzde, tıklayıp izlemeye devam edebilir veya videonun tamamını izleyebilirsiniz; içerik üreticiler bu Reels’leri genel içeriklerine bağlayabilecekleri için, videonun tamamını izleyebileceksiniz” dedi.
Instagram, bu özelliği Brezilya’daki içerik üreticileriyle halihazırda test ediyor ve ABD’deki on binlerce içerik üreticiye yaymayı planlıyor. Videolar ayrıca Instagram’ın Keşfet sayfasında ve diğer alanlarda kullanıcılara önerilecek. Teste katılan ilk içerik üreticiler arasında podcast sunucusu ve Skims’in kurucu ortağı Emma Grede; güzellik ve moda içerik üreticisi Monet McMichael; New Yorklularla aşk ve ilişkiler hakkında röportaj yapan Preston Rakovsky; ve futbol içerik üreticisi Donald De La Haye yer alıyor.
Bu gelişme, Netflix, Disney ve diğer platformların, tüketicilerin izleme süresini artırmak ve eğlence devi YouTube ile rekabet etmek amacıyla içerik üreticilerinden gelen podcast’leri ve videoları platformlarına eklemeye başladığı bir dönemde gerçekleşti. Instagram ve diğer platformlar için YouTube ile rekabetteki zorluklardan biri, platformun kârlı gelir paylaşımı anlaşmalarıyla rekabet etmek olmuştur; YouTube, nitelikli içerik üreticilerine reklam gelirinin yüzde 55’ini sunuyor ve marka anlaşmaları yapmalarına yardımcı oluyor.
Lyons, Instagram’ın şu anda Features için ilk içerik üreticileriyle “birkaç farklı anlaşma” üzerinde çalıştığını, ancak videoların Instagram’da yayınlanması konusunda şu anda herhangi bir münhasırlık bulunmadığını belirtti (Netflix’in podcast’ler için yaptığı anlaşmaların aksine). Ayrıca, mevcut reklam anlaşmaları videolara da aktarılacak, ancak Instagram, mevcut reklam yerleştirmeleri olmayan içerik üreticileriyle de anlaşmalar bulmak üzere işbirliği yapacak.
“Zaten bu tür ilişkileri olan tanınmış içerik üreticiler, bu içeriklerle birlikte mevcut reklam yerleştirmelerini ve markalı içeriklerini de getirebilirler. Ayrıca, henüz bu altyapıya ve iş desteğine sahip olmayan içerik üreticilerine yardım etmemiz için büyük bir fırsat olduğunu düşünüyoruz,” dedi Lyons.
Features, mobil platformlarda da kullanılabilecek, ancak hedef, izleme deneyimini geçen yıl Samsung, Fire TV ve Google TV ile başlatılan ve Instagram’ın eğlence alanındaki varlığını genişletme hamlesinin bir parçası olarak şu anda ABD’de Apple TV’ye de yayılan “Instagram for TV” platformuna taşımak.
Lyons, “Uzun soluklu yatay içerikler için en iyi izleme deneyiminin büyük, yatay bir ekranda yaşandığını düşünüyoruz; bu nedenle zamanla derinlemesine tüketimin büyük bir kısmının burada gerçekleşmesini bekliyoruz” dedi.
Buna ek olarak, mikro dizilerin yükselişi ve içerik üreticileri arasında bölümlerden oluşan videolara yönelik talebin artması nedeniyle Instagram, içerik üreticilerin profillerinde bölümlerden oluşan Reels’lere yer sağlayan “Series” özelliğini deneme aşamasına aldı. Haziran ayında şirket, bu özelliği denemek üzere Güneydoğu Asya’daki mikro drama stüdyolarıyla iletişime geçmeye başladı ve o zamandan beri kendi bölümlerden oluşan içeriklerini deneyen bireysel içerik üreticileriyle de irtibat kuruyor.
Önümüzdeki aylarda Instagram, bu özelliği daha fazla ülkede test etmeye başlamayı ve bu yılın sonuna veya gelecek yılın başlarına kadar ABD’ye getirmeyi planlıyor. Şirket ayrıca, özelliğin televizyonda nasıl görüneceğini test etmeye de başladı.
Bu özellikler, canlı videoları Reels sekmesine entegre etme ve kullanıcıları takip etmeyen izleyicilere canlı videolar gösterme gibi Instagram’ın test ettiği diğer yeni özelliklere ekleniyor. Bu özellik Endonezya ve Brezilya’da kullanıma sunuluyor ve gelecek yıl ABD’ye genişletilmesi planlanıyor.
Haberler
Spotify özel avantajlar sunan ücretli podcast üyeliklerini kullanıma sundu
Spotify, podcast yayıncıları için geliştirilmiş bir premium üyelik aracı olan Spotify Memberships’i kullanıma sundu. Bu özellik dünya çapında 34 pazarda kullanıma sunulurken, bu ülkeler arasında Türkiye yok.
Yayınlanma tarihi
2 hafta önce=>
23 Ekim 2026
Spotify, ücretli üyelikleri hayata geçirdi; bu, podcast yayıncılarının ücretli erişim gerektiren bonus bölümlerin ötesinde en sadık hayranlarından gelir elde etmelerine olanak tanıyan yeni bir yöntem. İçerik üreticileri, dinleyicilere hangi avantajları sunacaklarına kendileri karar verebiliyor; bunlar bonus ses veya video içerikleri, daha az reklam, programlara erken erişim ya da bunların bir kombinasyonu olabilir.
Bu akış hizmeti, bu fikri ilk olarak Mayıs ayında düzenlediği Yatırımcı Günü etkinliğinde tanıtılmıştı. Etkinlikte ayrıca, dinleyicilerin dinledikleri veya izledikleri içeriklerle ilgili sorular sorabilmelerini sağlayan yapay zeka özellikleri de tanıtılmış ve içerik üreticilerinin sponsorluklarını yönetmeye yönelik yeni araçlar ilk kez kullanıma sunulmuştu.
Şirketin o dönemde açıkladığı gibi, üyelikler “daha derine inmek için doğal bir yol oluşturmaya yardımcı olacak, hayranlar için yeni ve özel deneyimler sunacak ve içerik üreticiler için yeni gelir fırsatları yaratacaktır.”
Bu özellik şu anda ABD dahil olmak üzere dünya çapında 34 pazarda kullanıma sunuluyor. Ama bu ülkeler arasında Türkiye yok.
Bu lansman, Spotify’ın platformunu podcast içerik üreticileri için daha çekici hale getirme çabalarının en son örneği; özellikle de YouTube ile rekabet etmek amacıyla video alanına daha fazla yönelirken. Podcast yayıncıları uzun süredir reklamlar yoluyla gelir elde edebiliyor olsa da, yeni üyelikler, sadece ara sıra yayınlanan bonus bölümlerden daha fazlasını sunarak daha fazla hayranı içerik üreticilerini desteklemeye teşvik edebilir.
İçerik üreticiler, üyelik gelirlerinin %90’ını kendilerine ayırıyor ve farklı bağlılık düzeylerindeki hayranlara hitap etmek için avantajlarını çeşitli kademeler ve fiyatlandırma seçenekleri halinde paketleyebiliyor. Bu programdan yararlanabilmek için podcast yayıncılarının programlarını Spotify for Creators veya Megaphone üzerinde barındırması, en az 100 saatlik dinleme süresi, 100 dinleyici veya izleyiciye sahip olması ve en az üç yayınlanmış bölümün bulunması gerekiyor.
Hayranlar, programın Spotify sayfasında tanıtılan üyelik seçeneklerini görecek ve buradan abone olup ödeme yaparak özel içeriğe anında erişebilecekler. (Şirket, üyeliklerin uygulama içi satın alımlar yoluyla değil, web üzerinden satın alınacağını belirtiyor.)
Lansman aşamasında “The Adam Friedland Show”, “Making Sense with Sam Harris”, “Shawn Ryan Show”, “The Sculpt Society”, “Two Hot Takes” gibi programların yanı sıra, ağındaki 12 programa üyelik hizmeti sunan YMH Studios da yer alıyor.
Üyelikler, reklamcılık ve Spotify Ortak Programı gibi diğer Spotify gelir elde etme araçlarının yanı sıra, tanıtımlar, ücretsiz deneme sürümleri ve analizler gibi içerik üreticilerin kitlelerini büyütmelerine yardımcı olan özelliklere de ekleniyor. Spotify, içerik üreticilerin yakında hayranlarına üyelik rozetleri ve hoş geldiniz videoları da sunabileceklerini belirtiyor.
KAYNAK: Spotify Newsroom
Araştırma
Podcast yayıncılığındaki “format savaşı” sona mı eriyor?
Yayınlanma tarihi
1 ay önce=>
26 Eylül 2026
Acast, Podcast Pulse raporunun 2026 edisyonunu yayınladı. Başlıca bulgu şu:
“Format tartışması sona erdi. İzleyiciler umursamayarak tartışmayı bitirdiler.”
Kaygısız, evet, ve verilerle destekleniyor. Acast CEO’su Greg Glenday: “Podcast sektörü formatlara ve platformlara takıntılı […] Dinleyiciler böyle düşünmüyor.”
Aşağıda, 49 sayfalık bu basın bülteninin giriş bölümünde yer alan önemli bir ölçüt bulunuyor:
Podcast tüketicileri hakkında iki önemli bulguyu hızla öğreniyoruz:
- “On kişiden dokuzu, en sevdikleri podcast yayıncılarını podcast’in kendisinin ötesinde bir yerlerde takip ediyor […] Podcast yayıncılığı akışkan bir yapıya sahip. Platformlar ve formatlar sadece birer kap görevi görüyor.”
- Sesli/görüntülü içerik tüketici grubu her yıl hızla artıyor; ankete katılan tüketicilerin %88’i artık hem sesli hem de görüntülü podcast dinliyor, bu da geçen yılki ankete göre %78’lik büyük bir artış anlamına geliyor.
Genel olarak podcast tüketiminin, hem dinleme hem de izleme açısından artacağı tahmin ediliyor:
- — %49’u podcast’leri daha sık dinlemeyi bekliyor.
- — %48’i podcast’leri daha sık dinlemeyi bekliyor.
(Şunu da aklınızda bulundurmanızda fayda var: “YouTube’da podcast izlemek” ifadesi , aynı kolaylıkla (ve belki de aynı sıklıkla) YouTube’da podcast dinlemek anlamına da gelebilir.)
İlginç bir şekilde, bu araştırma, tek bir podcast’i dinlerken platformlar arasında geçiş yapan dinleyicileri test etti; katılımcıların %63’ü bunu yaptığını, %75’inin ise bunu yapmak için uygulama veya platform değiştirmek zorunda kaldığını belirtti.
Günün saati de burada önemli bir rol oynuyor: “Ses kayıtları sabah saatlerine, videolar ise gece saatlerine hakim. ‘Öğle arası videoları’ ise öğle saatlerine hakim,” diye öğreniyoruz ki bu da mantıklı.
Ekran olmadan dinleme kısmen bir tercih… ve aynı zamanda bir zorunluluk. Bu şekilde dinleyen katılımcıların %50’si ekranı istemiyor ve %50’si de çeşitli nedenlerle ekrana erişemiyor.
Bu çalışma, video podcast dinlemenin medya sınırlarını aşan reklam fırsatları yarattığına dikkat çekiyor. Bu nokta şu ölçütle vurgulanıyor: “Acast podcast’leri ve içerik oluşturucularının sosyal ağlarda 3,75 milyar takipçisi var.”
Bu kapsamlı sunumda ele alınan diğer konular şunlardır:
- Markalar için canlı podcast yayıncılığının avantajları
- Podcast yayıncılığında marka güveni, diğer birçok medya kategorisine göre daha yüksektir.
- Podcast’lerde dinleyici ilgisi, müzik yayını veya radyoya kıyasla daha yoğundur.
- Podcast’ler “aranan, sunulan değil” şeylerdir.
- Podcast’ler “gerçekleri yansıtır” (bu, yapay zeka çağının bir değeridir).
- Podcast’lerin dinleyici üzerindeki etkisi, tüketici davranışını etkileme söz konusu olduğunda diğer medya türlerine göre “daha etkili”dir.
- Podcast’lerde reklam atlama diğer medya türlerine göre daha az yaygındır.
- Bir markaya tekrar tekrar maruz kalmak markaya zarar vermez; aksine fayda sağlar.
Bu sunum dosyası, 30 saniyelik video podcast reklamları oluşturmaya dair kısa bir eğitim içeriyor.
Araştırmanın orijinaline BURADAN ulaşabilirsiniz.
Kaynak: RainNews

Instagram’dan video podcast hamlesi: Uzun formatlı yatay video

Spotify özel avantajlar sunan ücretli podcast üyeliklerini kullanıma sundu

Podcast yayıncılığındaki “format savaşı” sona mı eriyor?
En son
- Araştırma2 yıl önce
Popüler podcast yayıncıları sektördeki en büyük zorlukları yorumluyor
- Haberler5 yıl önce
Podcast’ten para kazanmanın 12 yolu
- Etkinlik3 yıl önce
‘Podcast Dinliyorum’ etkinliğinin ikincisi 25 Ekim’de
- Haberler4 yıl önce
Spotify’dan ‘Şişedeki Çalma Listesi’
- Haberler4 yıl önce
Video podcast nedir?
- Araştırma5 yıl önce
Mart ayına Anchor, Buzzsprout ve Spreaker damgası
- Haberler4 yıl önce
Podcast’leri nasıl daha hızlı dinleyebilirsiniz?
- Haberler4 yıl önce
Daniel Ek Spotify’ın büyük vizyonunu anlattı
















