Bizimle iletişime geçin

Haberler

Başarılı bir podcast’in 5 şartı

Başarılı ve sürdürülebilir bir podcast yayını için ne yapmanız gerekiyor? İşte yola çıkarken göz önünde bulundurmanız gereken 5 şart…

Yayınlanma tarihi

on

Podcast’e ilgi artıyor. Yalnızca bireyler değil kurumlar da daha fazla podcast’e ilgi gösteriyor.

Bir podcast başlatanların sayısında artış olsa da, başlayan bir podcast’i sürdürülebilir kılmak kolay olmuyor. Heyecanla başlayan birçok yayın “podfade” (bir podcast’in kısa bir süre bölümler yayınladıktan sonra birdenbire yayınını sona erdirmesi) olarak tanımlanan bir sürece giriyor.

Örneğin, yalnızca Apple Podcasts’te 2,4 milyondan fazla podcast var ve bunların yalnızca yüzde 21’i aktif; yani son 90 gün içinde bir bölüm yayınlamışlar. Bir başka deyişle her 5 podcast’ten yalnızca bir tanesi yayınına devam edebiliyor.

Podcast’e ilgi gösterenlerin ilk motivasyonu “Spotify’da, Apple Podcasts’te podcast’imi nasıl yayınlarım ya da nasıl yüklerim?” sorusu oluyor.

Önceki yazılarımda da dile getirdiğim gibi ilginin artmasında özellikle Spotify’ın 2019’dan itibaren podcast’e yatırım yapması ciddi bir itici güç oldu. Hakkını teslim etmemiz gerekiyor.

Ama, bir ses dosyasının (podcast’in) tek başına Spotify’da ya da Apple Podcasts’te yer alması başarılı bir podcast projesi için yeterli bir unsur değil. Podcast mecrasının anlaşılması, nitelikli bir yayının gerekliliklerinin öğrenilmesi ve bunların devamında stratejik bir planlama orta ve uzun vadede hayatta kalacak bir podcast yayınının ortaya çıkmasının temel koşullarını oluşturuyor.

Peki, başarılı ve sürdürülebilir bir podcast yayını için ne yapmanız gerekiyor. İşte yola çıkarken göz önünde bulundurmanız gereken 5 şart…

1. NEDEN PODCAST’E BAŞLIYORSUNUZ?

Evet, daha ilk adımda bu soruya vereceğiniz yanıt gerçekten çok önemli. Emek ve para harcayacağınız bir işe neden girişiyorsunuz? Sizi podcast’e başlamaya iten “nedenlerinizin” kuvveti ve motivasyonu sizin “tutkunuzun” ve aynı zamanda farkındalığınızın düzeyini de belirleyecek. Her işte olduğu gibi podcast yayıncılığında da engeller, zorluklar ve zorunluluklarla karşılaşacaksınız. Bunların üstesinden gelme cesaretinizi ve becerinizi işte başlangıçta oluşturduğunuz farkındalığınız ve güçlü “nedenleriniz” belirleyecek. Popüler bir heyecana kapılmakla gerçekten “onu” istemek arasındaki temel ayırt edici yer burası.

Podcast’e “neden” başlıyor olabilirsiniz? Örneğin, bireysel olarak bir uzmanlığınız var ve uzmanlığınızla ilgili bir “otorite”, “güven” ve “itibar” oluşturmak isteyebilirsiniz. Kişisel markanız etrafında bir “topluluk” oluşturmak isteyebilirsiniz. Kaliteli bir podcast yayını ile sponsorluk ve reklam geliri elde etmek isteyebilirsiniz.

Ya da podcast’inizi kurumunuz, markanız için başlatacaksanız aynı şekilde kurumunuz, markanız etrafında bir “güven” ve “itibar” inşa edebilirsiniz; “otorite” haline getirebilirsiniz. Bulunduğunuz sektör ya da iş alanına göre daha birçok farklı “neden” için bir podcast’e başlayabilirsiniz. Ancak, dediğimiz gibi bu “nedenlerinizi” daha başlarken çok iyi belirlemiş olmanız gerekir.

Bu ilk adımda güçlü bir yanıt oluşturamıyorsanız belki de hiç başlamamak daha doğru bir karar olabilir.

2. HEDEF KİTLENİZİ TANIYOR MUSUNUZ?

Podcast’e başlama “nedenlerinizi” iyi belirlediyseniz muhtemelen yayınınızı kimlerin dinlemesini istediğinizi de belirlemişsinizdir. Bir podcast’i yayınlayıp sonra rastlantısal olarak herkesin dinlemesini beklemek, hayal kırıklıklarının temelini oluşturuyor ve “podfade”e giden süreci başlatıyor. Kime ulaşmak istediğinizi bilmiyorsanız, hangi yoldan gittiğinizi de bilemezsiniz.

Elbette geniş kitlelere seslenen popüler podcast’ler de var. Çoğu eğlence, gerçek suç hikayeleri gibi farklı alanlarda podcast’ler de bulunuyor. Ama son derece sınırlı sayıdaki bu yayınların arkasında ya popüler isimler ya da büyük yapım şirketleri var.

Ayrıca podcast’e başlama “nedenlerinizi” ve “hedef kitlenizi” iyi belirlemişseniz, öyle milyonlarca, yüzbinlerce kişiye ulaşma ihtiyacınız ve kaygınız da olmaz. Eğer yayınınızı dinlemesini arzu ettiğiniz hedef kitleniz 10 bin kişiden ibaretse, yalnızca bu kitleye odaklanmanız yeterli olur. Bu kitle bazen 500 kişiye kadar bile daralabilir.

Hedef kitlenizi “soyut” olarak belirlemek yerine ne kadar “somut” veriler üzerine dayandırırsanız o kadar başarılı olursunuz. Bunun için de iyi bir araştırma, analiz yapmanız, raporlar hazırlamanız gerekir. Bu aşamada tüm verileri toplayıp, segmente edebilirsiniz. Hatta örneklem yöntemiyle belirlediğiniz hedef kitlenin ihtiyaç ve beklentilerini analiz etmek için online anket ve araştırmalar da yapabilirsiniz. Bu aynı zamanda daha podcast’iniz yayına başlamadan hedef kitlenizi duyarlı ve ilgili hale getirir.

Dolayısıyla, başlangıçta hedef kitlenizi seçmek aynı zamanda kimin için, nasıl içerikler üretmeniz gerektiğini de belirler. Hedef kitlenizin “ihtiyaçlarını, zorluklarını, beklentilerini” iyi tespit eder, ona göre içerik üretmenizi sağlarsınız. Yine podcast’iniz için tanıtım ve pazarlama araçlarını seçerken yayınınızı kime ulaştırmanız gerektiğini bilirsiniz; hedef kitlenizin bulunduğu mecraları seçer, kullandığı araçlara odaklanırsınız.

3. PLANLAMINIZI YAPTINIZ MI?

Podcast’e başlama “nedenlerinizi” ve “hedef kitle seçiminizi” sağlıklı ve doğru biçimde yaptıysanız önemli eşikleri aştınız demektir. Bundan sonra “planlama” aşamasına geçmeniz gerekir. Planlama aşamasında nasıl bir yayın süreci gerçekleştireceğinizi belirlersiniz. Bu aşamada podcast formatı, adı, tasarımlar, periyot, süre, tanıtım ve pazarlama araçlarını belirlemelisiniz.

Yine podcast kayıtlarını hangi koşullarda ve hangi araçlarla gerçekleştireceğinizi, tüm süreci kendiniz mi yöneteceksiniz yoksa dışardan profesyonel bir destek alıp almayacağınızı da planlamanız gerekir.

Hedef kitlenizin ilgisini çekecek içerik stratejinizi, temaları ve başlıkları da oluşturup genel planlamanıza son şeklini vermeniz sürdürülebilir bir yayın oluşturabilmek için zorunlu.

Açıkçası her 5 podcast’ten 4’ünün “podfade” ile sonuçlanmasının altında özellikle bu üç unsurun göz ardı edilmesi yatıyor. Neyi, nasıl yapacağınızı bilmezseniz, başlangıçtaki enerjiniz “niyet ve hayal” olmaktan öteye geçemez.

Özellikle bireysel olarak profesyonel bir işinize ek olarak podcast üretecekseniz, üstelik bunu kendi olanaklarınızla yapmaya yönelmişseniz dersinize çalışmadan başlayacağınız yolculuğun kısa sürede akamete uğraması kaçınılmaz. Bu aynı zamanda kurumunuz için yürüteceğiniz bir podcast süreci için de geçerli. Plansız ve hazırlıksız bir podcast sürecinin sonunda başarısızlığın faturasını bizzat podcast’in kendisine ve mecraya kesmek akılcı bir açıklama olamaz.

4. PODCAST’İ ERİŞİLEBİLİR HALE GETİRDİNİZ Mİ?

Her şeyi dört dörtlük yaptınız ve harika içerikler oluşturarak başarılı bir podcast oluşturdunuz. Peki, hedef kitlenizin bundan haberi var mı?

Evet, podcast’inizi sunucunuzda yayınlayarak Spotify Apple Podcasts, Google Podcasts, Deezer gibi birçok dizine (dinleme platformu) dağıtıyorsunuz. Kullanıcıların bir kısmı platform içi aramalarla podcast’inizi görebilir. Ya da bu platformların algoritmasının izin verdiği kadar yayınınız keşfedilebilir. Ancak platformlar içi erişim ve keşfedilebilirlik ne yazık ki şu an için başarılı yayınları dinleyicilere ulaştırmak için yeterli düzeyde değil.

Ayrıca birçok potansiyel dinleyici için podcast alanı oldukça yeni. Kavramı bile yeni duyan hâlâ birçok kişi var. Bir taraftan mevcut podcast dinleyicilerinin dikkatini çekmeye çalışırken, bir taraftan da potansiyel dinleyicilere ilk deneyimlerini yaşatmak gibi bir misyonu da üstlenmeniz gerekir. Bu aynı zamanda “yenilikçi” bir yaklaşım sunacağı için size ve markanıza “değer” katacak bir unsura da dönüşebilir.

Bu nedenle, podcast’inizi yayınlamak tek başına yeterli olmayacaktır; yayınınızı ek tanıtım ve pazarlama araçlarını kullanarak hedef kitleniz için erişilebilir ve fark edilebilir hale getirmelisiniz. Bunu da 3’üncü başlığımızda vurguladığımız gibi daha planlama aşamasında belirlemişseniz her şey tıkır tıkır işler. Kullanacağınız sosyal medya mecraları belli mi? Auidogram (kısa ses odaklı video klip)  hazırladınız mı? E-bülten kullanacak mısınız? Basın bülteni hazırlayacak mısınız? Paylaşımlarda hangi etiketleri kullanacaksınız? Bunlar gibi sektörünüze ve hedef kitlenize göre farklı tanıtım araçlarını kullanmanız, üstelik tüm bu araçları her bölümünüz için düzenli biçimde yapmanız gerekir.

Podcast farkındalığının ve dinleme alışkanlığının oluşması için orta ve uzun vadeli bir planlama içerisinde hareket etmelisiniz. İlk yayınınızdan itibaren ilgili bir kitleye ulaşacaksınız. Her yeni yayında onların bir kısmı geri gelecek. Böylece zincirin halkaları gibi her bölüm ile birlikte birbirine eklenerek topluluğunuz zaman içerisinde büyüyecek. Ancak bunun için aktardığımız gibi her şeyi planlı ve başlangıçtaki öngörülerinize göre ilerletlemelisiniz.

5. ANALİZ YAPIYOR MUSUNUZ?

Podcast’inizi büyük bir heyecanla kaydediyor ve yayınlıyorsunuz. Süreci profesyonelce yönetiyorsunuz. Peki, her şey yolunda mı?

Hedef kitlenizden nasıl tepkiler, geri bildirimler alıyorsunuz? Hangi içerikleriniz daha çok dinleniyor? Gündemi takip ediyor musunuz: neler değişiyor, yeni beklentiler var mı? Yeni ne yapabilirsiniz? Eksik yaptığınız bir şey var mı? Hedeflerinizi büyütmek için zaman geldi mi?

Belirli aralıklarla bu soruları sormak ve yanıtlarını bulmak çok önemli. Podcast istatistiklerinizi inceleyebilir, her türlü kanaldan topladığınız veri ve geri bildirimleri analiz edebilirsiniz. Bu analizler neyi doğru, neyi eksik yaptığınızı anlamanıza yardımcı olur.

İşte uzun vadeli sürdürülebilir podcast yayınları ortaya çıkarmak için bu 5 unsuru başarılı biçimde uygulamalısınız. Yok, bu aktardıklarımızı göz ardı eder, tez elden heyecanla Spotify’daki yerinizi almayı “arzularsanız”, evet, çevrenizdeki birkaç kişiye linkini gönderebileceğiniz birkaç yayınınız Spotify’da yerini alabilir. Ama hepsi bu kadar. Hevesinizi almak yeterliyse sorun yok. Belki de sizin için iyi bir podcast dinleyicisi olarak devam etmek daha doğru bir tercih olabilir.

NOT: Bu yazı ilk olarak Gazete Duvar‘da yayınlanmıştır.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Yanıt Ver

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Substack, uygulamasına podcast sekmesi ekledi

Substack, uygulamasında yeni bir podcast sekmesi başlattı. Substack’in eklediği yeni sekme, “Mevcut dinleyicilerinize kolayca ulaşabileceğiniz ve yeni dinleyicilerin sizi bulmasına yardımcı olabileceğiniz özel bir alan” sunuyor.

Yayınlanma tarihi

=>

Substack, uygulamasında yeni bir podcast sekmesi başlattı.

Substack’in eklediği yeni sekme, “Mevcut dinleyicilerinize kolayca ulaşabileceğiniz ve yeni dinleyicilerin sizi bulmasına yardımcı olabileceğiniz özel bir alan” sunuyor.

Bu sekmede, Substack içerik üreticilerinin programları listeleniyor. Şirket, Podnews’e “Substack’te podcast yayınlayan içerik üreticilerinin toplamda yılda 200 milyon doların üzerinde gelir elde ettiğini” belirtti.

İşte en popüler programların listesi.

Substack web sitesinden yapılan açıklamada ise şunlar kaydedildi:

“Substack uygulamanızda artık sevdiğiniz sesli ve yazılı içerikleri keşfetmek için iki bölüm var: Podcast Sekmesi ve Okuma Sekmesi.

Binlerce içerik üreticisi, podcast’leri için Substack’i tercih etti. Bize en büyük zorluklarının yeni dinleyicilerin çalışmalarını bulmasına yardımcı olmak olduğunu söylediler. Podcast Sekmesi tam da bunu yapmak için tasarlandı. İçerik üreticileri için Podcast Sekmesi, mevcut dinleyicilerinize kolayca ulaşabileceğiniz ve yeni dinleyicilerin sizi bulmasına yardımcı olabileceğiniz özel bir alandır.

Substack uygulaması büyüdükçe siz de büyürsünüz. Uzun metin yazımı her zaman Substack’in kalbi olacaktır. Okuma sekmesinde , okuyucular abone oldukları tüm Substack’leri okuyabilir ve yeni harika yazılar keşfedebilirler.

Podcast yayıncılarına ve yazarlara kitlelerini genişletmeleri için yeni yollar sunuyoruz ve milyonlarca insanın sevdikleri yeni podcast’leri ve yazıları keşfetmelerine yardımcı oluyoruz.”

Okumaya devam et

Haberler

YouTube, reklam gelirleri için yeterlilik şartlarını zorlaştırdı

YouTube’dan para kazanmak artık çok daha zor olacak. “2018’den bu yana yapılan ilk önemli değişiklik” olarak nitelendirilen bu uygulamayla YouTube, içerik üreticilerine platformdaki tüketimlerine göre ödeme yapan YouTube İş Ortağı Programı’na katılmayı iki kat daha zorlaştırdı. Programa başvuran yeni içerik üreticilerinin, son bir yılda 8.000 nitelikli izlenme saati veya son 90 günde 20 milyon nitelikli Shorts izlenmesine sahip olmaları gerekecek; bu da daha önce gereken miktarın iki katı.

Yayınlanma tarihi

=>

YouTube yaptığı açıklamada, yeni içerik üreticilerinin reklam ve aboneliklerden para kazanmaya başlamak için daha yüksek eşikleri karşılamaları gerekeceğini duyurdu.

Platformda para kazanmaya başlamak isteyen içerik üreticilerinin, son bir yılda en az 8.000 nitelikli izlenme saati veya son 90 günde 20 milyon nitelikli Shorts izlenmesine sahip olmaları gerekecek. Şu anda ise içerik üreticilerinin 1.000 abone ve son bir yılda 4.000 izlenme saati veya 1.000 abone ve son 90 günde 10 milyon Shorts izlenmesine sahip olmaları yeterli.

Değişiklik 1 Şubat’tan itibaren yürürlüğe girecek. Google’a ait şirket, güncellemenin halihazırda YouTube İş Ortağı Programı’nda bulunan içerik oluşturucuları etkilemeyeceğini belirtiyor.

Ayrıca YouTube, içerik oluşturucuların Shorts Creators Pool aracılığıyla para kazanabilmeleri için 90 günlük bir süre içinde 10 milyon Shorts görüntüleme sayısını korumaları gerektiğini duyurdu. Bu eşiğin altında kalan kanallar ortaklık programında kalacak ve uzun formatlı içeriklerden gelir elde etmeye devam edecek; Shorts gelirleri ise tekrar 10 milyon görüntüleme sayısını aştıklarında yeniden başlayacak.

YouTube, değişikliklerin “günlük 200 milyardan fazla Shorts izlenmesi ve her gün bir milyardan fazla saat televizyonda izlenme süresiyle YouTube’un büyümesine ayak uydurmak” amacıyla yapıldığını kaydediyor.

Bu değişiklikler, özellikle Shorts içerik üreticileri için YouTube’un para kazanma programına girmeyi ve programda kalmayı zorlaştırıyor. Eşikleri yükselterek, YouTube, içerik üreticilerinin platformda para kazanabilmeden önce sürekli olarak büyük kitlelere ulaşma yetenekleri üzerinde daha fazla baskı kuruyor; bu da yeni katılımcıların içeriklerinden para kazanma olasılığının azalmasına yol açabilir.

Duyurunun bir parçası olarak YouTube, daha uygun fiyatlı Premium Lite aboneliğini YouTube Premium’un mevcut olduğu tüm ülkelere genişleteceğini açıkladı. İçerik oluşturucular, üye izleme süresi ve görüntülenme sayısına bağlı olarak abonelik gelirinden pay alıyor; bu payın %55’i uzun metrajlı video içerik oluşturucularına, %45’i ise kısa video içerik oluşturucularına gidiyor.

Şirket blog yazısında, “Bu ek abonelerle birlikte, içerik oluşturucular daha yüksek kazanç bekleyebilirler: Bir kullanıcı Premium’a kaydolduğunda, ortaklar ortalama olarak kullanıcının reklam izlediği zamana göre daha fazla kazanırlar” diye belirtti.

Premium Lite, çoğu videoda reklamsız bir deneyim sunmanın yanı sıra, videoları çevrimdışı izlemek için indirme ve arka planda oynatma özelliğine de sahip.

YouTube, içerik oluşturucu ödül programlarını revize eden tek sosyal medya şirketi değil. Geçtiğimiz hafta sonu, Elon Musk’ın X platformu da yalnızca orijinal içeriği ödüllendirmek üzere yönergelerini değiştirerek içerik oluşturucu ödemelerini yeniledi. Bu baharın başlarında Facebook da TikTok ve YouTube’dan içerik oluşturucuları çekmek için yeni bir para kazanma programı başlattı.

Kaynak: TechCrunch

Okumaya devam et

Haberler

Spotify’ın yeni reklam atlama özelliği, podcast reklamverenlerini şimdilik korkutmuyor

Platform, ücretli kullanıcıların podcast’lerdeki reklamları atlamasına olanak tanıyan bir özelliği deniyor; ancak uzmanlar, bunun muhtemelen hemen bir etki yaratmayacağını belirtiyor.

Yayınlanma tarihi

=>

Spotify’ın, kullanıcıların podcast’lerdeki reklamları daha kolay atlamasına olanak tanıyan yeni bir özelliği test etmesi, başlangıçta podcast sektöründe büyük yankı uyandırdı.
Ancak sektör temsilcileri, bu endişenin şimdilik abartılı olduğunu belirtiyor.

Geçen hafta bazı ücretli aboneler için deneme amaçlı kullanıma sunulan bu özellik, uygulamayı açık tutan kullanıcılara reklamlar, promosyonlar, girişler, kapanışlar ve içeriğe entegre edilmiş sponsorluklar gibi bölümlere geldiklerinde bir “atla” düğmesi gösteriyor. Semafor’un ilk kez bildirdiği gibi, bu özellik özellikle Spotify tarafından satılan reklamlar için geçerli değil. Spotify’daki Premium veya ücretli kullanıcılar, platformda zaten reklamsız müzik dinliyorlar.

Bu düğmenin, bir test önlemi olarak bile olsa, sürpriz bir şekilde devreye sokulması, geçtiğimiz hafta boyunca reklamverenler ve podcast yayıncıları arasında yoğun bir iletişim trafiğine yol açtı; her iki taraf da bu özelliğin nasıl ve nerede uygulanacağını anlamaya çalıştı. Ancak ortalık sakinleştikten sonra, sektörün önde gelen isimleri, bu önlemin YouTube’da ve diğer ses platformlarında halihazırda mevcut olan atlama işlevlerinden çok da farklı görünmediğini belirtiyor.

Kendisini dünyanın en büyük podcast reklam ajansı olarak tanımlayan Oxford Road’un CEO’su Dan Granger, “Reklam atlama, teoride pratikte olduğundan belki daha korkutucu görünebilir; bu nedenle bunun reklam veren markalar üzerinde önemli ve doğrudan bir etkisi olacağını düşünmüyorum,” dedi.

Mevcut durumda, kullanıcı reklamları atlamayı seçse bile teknik olarak reklamlar yine de gösterildiğinden, bu deneme özelliği reklam sunumunu etkilemiyor. Granger, şu ana kadar reklamverenlerin harcamalarını kısmadığını belirtti. Çoğu reklamveren, bu özelliğin kalıcı hale gelip gelmeyeceğini ve reklam dinleme oranlarını ne ölçüde etkileyeceğini görmek için “bekle ve gör” yaklaşımını benimsemiş durumda; Granger ise bu etkinin asgari düzeyde olacağını öngörüyor.

Spotify ile ortaklığı bulunan podcast barındırma, dağıtım ve gelir elde etme platformu Acast’ın CEO’su Greg Glenday, yeni önlemin bazı podcast içerik üreticilerinden tepki gördüğünü belirtiyor.

“Acast platformunda bu durumdan memnun olmayan bazı içerik üreticilerimiz var ve herhangi bir hukuki yol aramaları durumunda onlara tam destek vereceğiz. Acast, bu özelliğin piyasaya sürülmesi veya konumlandırılması konusunda daha fazla işbirliği yapıp yapamayacağımızı anlamak için Spotify ile özel olarak çalışıyor, ancak bu artık geriye dönüp bakıldığında anlaşılan bir durum” dedi Glenday.

Glenday, reklam atlama özelliğinin sesli ortam için yeni bir şey olmadığını ve Acast’ın kendi iç ölçümlerine göre kullanıcıların yalnızca yaklaşık yüzde 10’unun reklamları atlamayı tercih ettiğini, bu işlevin maliyetinin ise ekosistemde zaten fiyatlandırılmış olduğunu ekledi.

“Podcast reklamları, medya karışımı içinde en yüksek etkinlik ve sonuç puanlarından bazılarına sahip; bu nedenle şu anda bunun önemli bir sorun olduğunu düşünmüyoruz. Reklam yoğunluğu ve üslubu konusunda dinleyicilere saygılı davrandığımız sürece, onlar da reklamları kabul edecek ve içerik üreticilerini destekleyecektir,” dedi.

Bu özellik daha yaygın olarak benimsense bile, Granger, reklamverenler için en yüksek değerin sunucunun okuduğu reklamlardan geldiğini belirtiyor. Dolayısıyla, diğer tanıtım mesajları atlanırken bu reklamlar “ileri atla” özelliğinden ayrılırsa, reklamverenler yine de memnun kalacaktır.

Karşı çıkan sesler arasında, Spotify da sonuçları değerlendiriyor ve bu işlevi devam ettirip ettirmemeyi düşünüyor gibi görünüyor.

Bir Spotify sözcüsü yaptığı açıklamada, “Spotify’da düzenli olarak testler yapıyoruz; bazı testler kalıcı özelliklere dönüşürken, diğerleri gelecekteki ürün geliştirme çalışmalarına katkı sağlıyor. Dinleyicilerin podcast’lerin keyfini daha uzun süre çıkarmalarına yardımcı olmak amacıyla, kullanıcıların platformu nasıl kullandıklarına dayanarak Premium aboneler için podcast dinleme ve izleme deneyimini daha sezgisel hale getirmenin yollarını araştırıyoruz. Öğrendikçe bu deneyimi geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.

Kaynak: Caitlin Huston / The Hollywood Reporter

Okumaya devam et

En son