Haberler
Podcast’e ilgi neden artıyor?
Podcast ekosistemi tüm boyutlarıyla büyütüyor. Ancak podcast yayıncılığının esas gelişimini “içerik kalitesi ve değeri” belirleyecek.
Yayınlanma tarihi
4 yıl önceon
Yazar :
Özcan Yazıcı
Podcast sözcüğü Türkiye’de hala birçok kişi için yeni bir kavram. Ama pandemi sürecinde, eve kapanılan günlerde yıldızı bir anda parladı. Hem Dünya’da hem de Türkiye’de dinleyicisi de, yayıncısı da arttı.
Podcast’e ilginin bu denli yükselmesinin elbette tek nedeni pandemi değil. Yeni bir mecra olarak “sesin” cazibe merkezi haline gelmesi, hedef kitleye ulaşmada benzersiz bir iletişim olanağı sağlaması ilginin artmasını destekledi.
Anımsatmakta yarar var. Hâlâ podcast’in ne demek olduğunu bilmeyenler için, “radyonun dijitalleşmiş hali” diyebiliriz. İsteğe bağlı, indirilebilir ses dosyası olan podcast’i istediğiniz zaman, istediğiniz koşullarda dinleyebilirsiniz, bildiğimiz radyodan farklı olarak.
Sosyal medya çağında, yazı, fotoğraf, videonun yaygınlaştığı bu dönemde, sese ilgi neden artıyor? Milyonlarca kullanıcısı olan Facebook, Instagram, Twitter, TikTok, Youtube gibi platformlar varken, neden podcast yayınlarına ilgi büyüyor?
Araştırma şirketi Nielsen’in birkaç gün önce yayınlanan “Podcasting Today” raporuna göre ABD’de günlük podcast dinleyicilerinin yüzde 50’sinden fazlası son iki yılda podcast dinlemeye başlamış.
2015 yılında yayınlanan podcast sayısı 51 bin 144 iken 2019 yılında 318 bin 517 oldu. 2020’de ise neredeyse 3 kat artarak podcast sayısı 885 bin 262’ye ulaştı. Ama esas patlama pandeminin en yoğun yaşandığı günler olan 2021 ve 2022’de gerçekleşti. www.podcastindex.com’un son verisine göre yayınlanan podcast sayısı Mayıs 2022’de 4 milyon 113 bini aşmış durumda.
Türkiye’ye ilişkin henüz kapsamlı bir araştırma ve rapor yok, ama podcast’e yönelik ilgi İngiltere, AB ülkeleri, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada, Hindistan, hatta Afrika ülkelerinde bile artıyor.
Kapsamlı veriler olmasa da Türkiye’de de son birkaç yılda podcast yayıncı ve yayınlarında büyük bir artış olduğunu görüyoruz. Bağımsız yayıncıların yanı sıra, sayıları her geçen gün çoğalan kurumlar, STK’lar, şirketler de kendi podcast’lerini başlatarak bu yeni mecraya adım atıyorlar. Yine podcast odaklı girişimler, işler ve meslekler de çoğalıyor.
PODCAST’E BAŞLAMAK KOLAYLAŞTI
Peki neden? Bu ilgiyi tetikleyen ne oldu?
Kuşkusuz bu yükselişin arkasında birden fazla güçlü neden var.
Bir önceki yazımda da aktardığım gibi aslında podcast 2004 yılından beri hayatımızda yer alıyor.
Ama 2019 yılından itibaren podcast alanında yaşanan patlamada en büyük etkiyi Spotify’ın bu alana büyük yatırım yapması oldu. Podcast, deyim yerindeyse Apple’ın hakimiyetinde ve himayesinde kendi halinde kapalı bir ekosistem yapısında ilerliyordu. Ancak Spotify kapısını açınca hem milyonlarca kullanıcısına podcast sundu hem de Apple ekosisteminin dışındaki dünyaya da ulaştırarak kapsama ve erişim alanını büyüttü.
Spotify’ın bu atılımı Apple’ı da kış uykusundan uyandırdı ve Apple Podcasts 2021’de yeni yatırımlarla altyapısını tamamen yeniledi. Spotify’ın ardından Deezer da müziğin yanı sıra podcast’e yöneldi. Büyük çoğunluğu ABD merkezli daha onlarca küçük büyük şirket podcast ekosistemi içerisinde ürün ve hizmet geliştirmeye başladı.
Bu teknoloji yatırımları milyonlarca yeni dinleyiciye erişme olanağı tanıdığı gibi aynı zamanda podcast’e giriş ve başlama eşiğini basitleştirerek içerik geliştirmeyi ve yayınlamayı destekledi. Hatta bugünlerde yaygınlaşmaya başlayan yapay zekâ destekli araçlarla kayıt, düzenleme, yayınlama ve dağıtım sürecini kolayca çözebiliyorsunuz. Bugün itibariyle en büyük zorluğun kişi ve kurumların podcast farkındalığıyla vizyon eksikliği ve strateji geliştirememe olduğunu söyleyebiliriz.
SOSYAL MEDYA KARMAŞASINDAN KAÇIŞ
Bu teknik nedenin dışında önemli bir başka neden de sosyal medya platformlarının odağında olduğu dijital iletişim alanında yaşanan kargaşa, milyonlarca mesaj arasında kullanıcıların zihinsel olarak giderek yorulması ve platformlardan kaçışın hızlanması bir anda yeni bir mecra olarak “sesi” cazibe merkezi haline getirdi.
Yayıncı ile dinleyici arasında kurulan sakin “iletişim” ve “ilişki” sosyal medyanın karmaşasının ardından birçok kişinin podcast’i keşif sürecini hızlandırdı. Mobil yaşamın kökleştiği bir süreçte radyoyu bilen ve alışkın olanlar için “indirilebilen” ve “isteğe bağlı” ses dosyaları yeni ve benzersiz bir fırsat sundu; podcast’ler bilgi edinmenin, eğlenmenin yeni mecrası olmaya başladı.
Podcast’i keşfeden kuşkusuz yalnızca “dinleyiciler” olmadı. “Sesini” duyurmak isteyen ilgili, istekli olan herkes ve her kurum içerik geliştirerek bu yeni mecrada yer almaya, bu kitlelere ulaşmaya çalıştılar. Radyoda olduğu gibi bir “onay” mekanizmasının ortadan kalkması, isteyen herkesin programını (podcast’ini) kaydedip birkaç adımda kendi özgür iradesiyle hemen yayınlayabilmesi potansiyel olarak herkesi yayıncı, herkesi dinleyici haline getirdi.
PODCAST’İN YARATTIĞI ETKİ
Podcast’i yeni odak haline getiren nedenlerden birisi de sunulan içeriğin dinleyici tarafından yüksek oranda algılanması, alınması. Bir dinleyici ilgi duyduğu, sevdiği bir podcast’in “oynat” butonuna bastığında, sunulan mesajla bir Facebook, Twitter paylaşımıyla karşılaşmasının ötesinde bir iletişim kurabiliyor. Birçok araştırmanın da gösterdiği gibi kulağına konuk olduğunuz dinleyici podcast’te aktarılan içeriğin(mesajın) yüzde 70-80’den fazlasını algılıyor, düşünüyor, heyecanlanıyor. Bu, belki de hiçbir dijital mecranın sunamayacağı muhteşem bir olanak. Bu konuda farkındalığı artan kişi ve kurumlar hedef kitlelerine ulaşabilmek ve özgün içerikler geliştirebilmek için daha fazla kafa yormaya başladılar.
Sosyal medyada olduğu gibi milyonlarla, hatta yüzbinlerle kurulan bir iletişim yerine podcast aracılığıyla binlerle, hatta bazen yüzlerce kişiyle kurulan iletişim, ilişki şekli daha “değerli” oldu. Arzu, istek, heyecan, merakla podcast yayınına yönelen dinleyicinin, yayıncıyla kurduğu ilişki şekli kargaşadan uzak, daha kaliteli, seçkin bir zemin oluşturdu.
PODCAST’TE SINIR HEDEFLERİNİZ VE HAYALLERİNİZ
Podcast’e ilginin artmasında bir başka neden de, yazı, video gibi iletişim araçlarına göre sesi tüketmenin daha kolay olması, mobil yaşamın içerisine insanlara esneklik ve süreklilik sunması. Podcast’i “nerede, ne zaman ve nasıl” istiyorsanız öyle dinleyebilirsiniz. Kontrol tamamen sizde. Bu yüzden özellikle Z kuşağı ve onlara yakın kuşaklar arasında podcast çok daha fazla ilgi görüyor.
“Podcast nedir?” sorusuna teknik olarak daha net ve sınırlı bir yanıt vermek mümkün olsa da, “hangi içeriğin podcast olduğu” konusunda verebileceğimiz tek yanıt, “hayallerin sınırı” olabilir. Belirli bir hedef kitle için sesi kullanarak yaratmak istediğiniz her türlü içerik sizin podcast’iniz olabilir. Ses dosyanızı kaydedersiniz, düzenlersiniz (prodüksiyon), sunucuya yüklersiniz ve Spotify, Apple Podcasts gibi onlarca dinleme platformuna dağıtırsınız. Hepsi bu! Eğer akademideyseniz bu bir ders içeriği olabilir, bir haber bülteni olabilir, bir eğlence kaydı olabilir, bir yarışma olabilir, bir eğitim kursu olabilir, şirket içi bir İK yayını olabilir, tiyatro olabilir ve daha birçok şey olabilir. Siz “ses” ile ne hedeflerseniz, ne yapmak isterseniz podcast odur. Yeter ki, seçtiğiniz hedef kitleniz için dinlemeye “değer” bir içerik sunsun. Tek engel, “hedefleriniz ve hayallerinizin” sınırı.
Açıkçası podcast’in bu yönüne ilişkin farkındalık, tasarım ve yaratım süreci henüz gelişme aşamasında. Geleneksel kültürel davranış ve kalıpların ötesine geçmek akşamdan sabaha olmuyor. Ama podcast’e yönelimin güçlenmesini sağlayan nedenlerden birisi de bu. Her kişi ve kurum için içerik keşif yolculuğu sürüyor.
PODCAST GELİR MODELLERİ İLGİYİ DESTEKLİYOR
Podcast’in bu hızlı yükselişini destekleyen bir başka etken de, artan dinleyici ve yayıncı sayısına paralel olarak gelir model ve kaynaklarının da oluşmaya ve gelişmeye başlamış olması. Özellikle podcast reklamlarında da son birkaç yılda büyük artış oldu. Yine birkaç gün önce yayınlanan 6. IAB ABD Podcast Reklam Geliri Raporu’na göre, ABD podcast reklam geliri büyümesi 2021’de çarpıcı bir şekilde arttı ve 1.4 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın 2022 sonunda 2 milyar doları aşması, 2024’te ise 4,2 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Türkiye’de henüz podcast reklamcılığına ilişkin kayda değer veriler oluşmamış olsa da, yayın ve yayıncı sayısının artışına bağlı olarak podcast reklamcılığının da gelişeceği açık. Yine sponsorluk anlaşmaları, markalı podcast yayınları, Spotify ve Apple Podcast’in öncülük ettiği podcast abonelik modeli, Patreon gibi platformlar üzerinden gerçekleşen dinleyici bağışları gibi farklı gelir modelleri de yine yaygınlaşıyor.
Özetle, tüm bu etkenler birlikte çarpan etkisi yaratarak podcast ekosistemini tüm boyutlarıyla büyütüyor. Bundan sonraki sürecin ve gelişimin bir parçası teknoloji geliştirme ve altyapıyla ilgili olmaya devam edecek. Önceki yazımızda da söz ettiğimiz gibi güçlü bir olasılıkla, podcast yayıncılığı giderek ses ve videonun karışımıyla hibrit bir yapıya doğru evrilecek. Ancak podcast yayıncılığının esas gelişimini “içerik kalitesi ve değeri” belirleyecek. İnsanlara (hedef kitlelere), 10 dakika, 20 dakika ya da 60 dakika boyunca o yayını dinlemekten kaçınamayacakları içerikler üreten ve istikrarlı biçimde sunan podcast’ler ilgi görmeye devam edecek. Bunların sayısının artış oranı da gelişimin hızını ve mesafesini belirleyecek.
NOT: Bu yazı ilk olarak Gazete Duvar‘da yayınlanmıştır.
Beğenebilirsin
Haberler
Spotify İstanbul ofisini yeniden açıyor
Spotify, İstanbul’da yeni bir ofis açacak. Daha önce de Türkiye’de ofis açıp sonra kapatmış olan Spotify’ın duyurusunda podcast’lere ilişkin spesifik bir yorumda bulunulmadı.
Yayınlanma tarihi
6 gün önce=>
7 Şubat 2026
Spotify, Haziran ayı sonunda kadar İstanbul’da yeni bir ofis açacağını ve Türkiye pazarını yönetmek üzere yeni bir atama gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu kapsamda Akshat Harbola, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesine liderlik görevini Türkiye’yi de kapsayacak şekilde genişleterek Spotify Orta Doğu, Kuzey Afrika, Pakistan ve Türkiye Genel Müdürü oldu. Bu adımlar, Spotify’ın Türkiye’ye ve ülkenin müzik ile içerik üreticisi ekosistemine yönelik uzun vadeli bağlılığının önemli bir adımını temsil ediyor.
Akshat Harbola konuyla ilgili olarak “İstanbul’da bir ofis açmak Spotify için sembolik değil, tamamen yapısal bir adım. Türkiye bizim için öncelikli bir pazar ve buradaki varlığımızı güçlendirmek; ülkenin müzik ekosistemine, sanatçılarına, içerik üreticilerine ve kültürüne olan uzun vadeli bağlılığımızın bir göstergesi.” dedi.
İstanbul ofisi, Spotify’ın ülkedeki varlığını güçlendirirken yerel uzmanlık ve üst düzey yönetimle pazarı desteklemeyi hedefleyen yeni ekip üyelerinin katılımıyla yıl boyunca büyümeye devam edecek.
Akshat Harbola: Türkiye’deki sanatçıların dünya genelindeki bilinirliklerine yardımcı olmak istiyoruz
Spotify’ın rolü streaming’in çok ötesine uzanırken platformun Türkiye’deki öncelikli odağı içerik üreticileri ve sanatçılar olmaya devam edecek. Akshat Harbola bu yaklaşımı şu sözlerle ifade ediyor:
“Türk müziği olağanüstü bir zenginliğe sahip. Geçmişten gelen güçlü bir mirasa sahipken aynı zamanda kendini sürekli yeniden keşfediyor ve bu derinlik, dinleyiciler tarafından anında hissediliyor. Öte yandan, Türkiye’de insanların yerel müziğe duyduğu sevgi tartışılmaz. Bu sadece bir tercih değil, insanların Türk sanatçıları dinleme, onları keşfetme ve tekrar tekrar onlara geri dönme biçimlerine açıkça yansıyan derin, duygusal bir bağ. Derin köklere sahip Türk müziğinin bu zenginliğini uzun vadede desteklemeye kararlıyız.”
Türk müziğine duyulan bu güçlü ilgi, dünyada da kendini gösteriyor. 2025 yılında Türkiye dışında 52 milyon kullanıcı, en az bir Türkçe şarkı dinledi. Türk müziğinin yurt dışı dinlenmeleri, 2020–2025 yılları arasında yüzde 160’ın üzerinde artış gösterirken, aynı dönemde sadece arabesk müziğin dinlenmesindeki artış yaklaşık yüzde 150 oldu.
Harbola, “Bu rakamlar, Türk müziğinin global sahnede ne kadar güçlü bir yerde konumlandığını gösteriyor. Dünyadaki on milyonlarca dinleyici Türkçe şarkılara ilgi gösteriyor. Pop, hip-hop, arabesk ve elektronik müzik gibi türlerde olağanüstü bir büyüme görüyoruz. Bu ivmeyi bugüne kadar desteklemiş olmaktan gurur duyuyor, şimdi ise bir sonraki aşamaya odaklanıyoruz: Kariyerlerin sürdürülebilirliğini desteklemek ve yerel seslerin dünya çapında farklı kitlelere ulaşmasına yardımcı olmak” dedi.
2025 yılında Türkçe parçalar; en çok Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Hollanda, Fransa ve Ingiltere’de dinlenirken, Azerbaycan, Brezilya, Avusturya, Hindistan ve Kanada’da da ilginin hızla arttığı ülkeler oldu. Bu ivmenin arkasında ise 2025’de Türkiye dışındaki dinleyiciler tarafından en çok dinlenen Lvbel C5, BLOK3, Semicenk, Tarkan ve Ezhel gibi sanatçılar vardı.
Streaming’in Ötesinde: Ekosisteme Yatırım Yapmak
Türkiye’ye olan bağlılığının bir parçası olarak Spotify, EQUAL Türkiye ile kadın sanatçıları, RADAR Türkiye ile ise yükselişte olan yetenekleri desteklemeyi amaçlayan başarılı programlarının yanı sıra, Türkiye’nin en sevilen sanatçılarının kültürel etkisini ve mirasını onurlandıran ICON programını sürdürmeye devam edecek.
Veriler de ICON’un genç dinleyicilerin ikonik Türk sanatçıları keşfetmesi için de güçlü bir araç olduğunu kanıtlamış durumda. Spotify verileri, bugüne kadar ICON Türkiye hub’ını ziyaret edenlerin yüzde 37’sinin, ICON Türkiye çalma listesi dinleyicilerinin ise yüzde 30’unun 25 yaşın altında olduğunu ortaya koyuyor. Harbola,şunları kaydetti:
“Geçmişten bugüne farklı nesilleri şekillendiren sanatçı ve şarkılardan geleceğe yön veren yeni seslere kadar, Türk müzik kültürünün her katmanını kutlamak ve onurlandırmak bizim sorumluluğumuz. Tüm bu yaratıcılığın hem farklı nesiller arasında hem de dünyanın dört bir yanında görülmesini, duyulmasını ve ilham vermesini istiyoruz. Tıpkı Tame Impala gibi global sanatçıların, Barış Manço başta olmak üzere 70’lerin Türk müziğinden ilham alışı gibi, bu tür kültürel etkileşimlerin ve bağların daha fazla artmasını arzuluyoruz.”
Spotify ayrıca 2026’nın bahar aylarında başlayarak yıl boyunca İstanbul’da yerel sanatçı ekosistemini desteklemek ve güçlendirmek amacıyla müzik streaming ekonomisi, editoryal çalma listeleri ve diğer araçlar ile ilgili özel oturumlar içeren Spotify Masterclass’lar düzenleyecek. Harbola sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sanatçıları bilgiyle güçlendirmek, müziklerini desteklemek kadar önemli. İstanbul’da düzenleyeceğimiz Spotify Masterclass’lar aracılığıyla sanatçılara ve sanatçı ekiplerine, hızla değişen müzik ekonomisinde başarılı olmalarına yardımcı olacak pratik araçlar ve bilgiler sunmayı hedefliyoruz.”
Türkiye, Spotify için öncelikli pazarlardan biri olmayı sürdürürken, bu öncelikli yaklaşım 2026 yılı boyunca lider ve ekip yatırımlarının devam etmesi, yerel uzmanların istihdamı ve İstanbul ofisinin açılmasıyla kendini gösterecek. Harbola bu süreci şöyle değerlendiriyor:
“Güçlü ve sürdürülebilir büyüme, yalnızca işbirliğiyle mümkün. Yerel müzik endüstrisiyle yakın çalışmanın öneminin farkındayız. Türkiye’deki varlığımızı ve yatırımlarımızı artırırken başta T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere kamudaki tüm paydaşlarımıza süregelen destekleri için müteşekkiriz. Yerel aktivasyonları genişleterek ve sanatçıları desteklemeye yönelik özel pazarlama çalışmalarıyla Türkiye’nin yaratıcı ekonomisine yatırım yapmayı sürdüreceğiz..”
Kaynak: Spotify Newsroom
Araştırma
Yeni tüketiciler podcast dünyasının gelecek dönemini nasıl şekillendiriyor?
Edison Research tarafından hazırlanan ve web semineri aracılığıyla sunulan “Gelişen Kulak: Yeni Dinleyiciler Podcast Dünyasının Gelecek Bölümünü Nasıl Şekillendiriyor” başlıklı rapora göre, yeni podcast dinleyicilerinin video podcast’leri aktif olarak izleme olasılığı, uzun süredir dinleyenlere göre daha yüksek.
Yayınlanma tarihi
6 gün önce=>
7 Şubat 2026
Edison Research tarafından hazırlanan ve web semineri aracılığıyla sunulan “Gelişen Kulak: Yeni Dinleyiciler Podcast Dünyasının Gelecek Bölümünü Nasıl Şekillendiriyor” başlıklı rapora göre, yeni podcast dinleyicilerinin video podcast’leri aktif olarak izleme olasılığı, uzun süredir dinleyenlere göre daha yüksek.
Edison Research’ün 20 yılı aşkın verilerinden yararlanan Kıdemli Araştırma Direktörü Gabriel Soto, podcast dinleyicilerinin yeni dalgasının bu mecrayı nasıl yeniden şekillendirdiğini ortaya koydu. Çalışma, son bir yıl içinde podcast dinlemeye başlayan ve ABD’deki haftalık podcast dinleyicilerinin %20’sini temsil eden “ilk yıl” dinleyicilerinin davranışlarını, beş yıl veya daha uzun süredir dinleyen ve haftalık dinleyicilerin %25’ini oluşturan “uzun süreli dinleyiciler” ile karşılaştırıyor.
Verilerin büyük bir kısmı, Amerikan nüfusunun %40’ını temsil eden haftalık podcast tüketicileri üzerine Edison Research’ün üç ayda bir yaptığı araştırma çalışması olan Edison Podcast Metrics’ten elde edildi.
Başlıca bulgular şunlardır:
- Podcast Dinleme Saatleri %355 Arttı: Edison’ın ulusal “Share of Ear” üç aylık araştırmasına göre, on yıl önce Amerikalılar haftalık toplam 170 milyon saat podcast dinliyordu. Bugün ise Amerikalılar haftada toplam 773 milyon saat podcast dinliyor; bu da %355’lik bir artış anlamına geliyor.
- Video, Podcast Yayıncılığının Tanımını Yeniden Şekillendiriyor: İlk yıl dinleyicilerinin %77’si aktif olarak video podcast izliyor; bu oran, yalnızca sesli podcast dinleyenlerin %75’ini geride bırakıyor. Video, podcast kelimesinin tanımını değiştirdi ve bu etki yeni tüketicilerle de devam ediyor.
- Video Keşfi Sesli Dinlemeyi Artırıyor: Yeni başlayanların %72’si ve uzun süredir takip edenlerin %68’i, bir podcast’in video versiyonunu keşfettikten sonra yalnızca sesli versiyonunu dinlemeye başladıklarını söylüyor; bu da video keşfinin sesli tüketimi artırmaya yardımcı olduğunu gösteriyor.
- Akıllı TV’ler Akıllı Hoparlörleri Geride Bıraktı: Podcast yayıncılığı, Amerikan evlerindeki televizyon izleme alışkanlıklarını alt üst ediyor. 2021’den bu yana, podcast dinleyicilerinin akıllı TV’leri en sık podcast dinlemek için kullananların oranı %1’den %9’a yükselerek, akıllı hoparlör üzerinden podcast tüketimini geride bıraktı.
- Birinci Sınıf Öğrencileri Arasında Sosyal Medya Platformları Baskın: Birinci sınıf öğrencileri, uzun süredir üniversitede okuyan öğrencilere kıyasla, podcast dinlemek için Facebook, TikTok ve Instagram gibi sosyal medya platformlarını en sık kullananlar arasında 9 kat daha fazla (%9’a karşı %1).
- Demografik Yapı Değişiyor: İlk yıl dinleyicilerinin kadın olma olasılığı çok daha yüksek; ilk yıl dinleyicilerinin %52’si kadınken, uzun süredir dinleyici olanların sadece %39’u kadın. İlk yıl dinleyicilerinin (35) ve uzun süredir dinleyici olanların (43) medyan yaşı arasında 8 yıllık bir fark var. Etnik köken açısından, ilk yıl dinleyicilerinin %39’u Hispanik, Siyah, Asyalı veya beyaz olmayan başka bir etnik gruba mensupken, uzun süredir dinleyici olanlarda bu oran %25. Daha genç olmalarına rağmen, ilk yıl dinleyicilerinin Cumhuriyetçi olma olasılığı (%36) Demokrat olma olasılığından (%29) daha yüksek.
Edison Research’ün Kıdemli Araştırma Direktörü Gabriel Soto, podcast tüketicilerinin değişen demografik yapısını özetlerken, “Bir sektör olarak, hem insan hem de düşünce çeşitliliğindeki artışa hazırlıklı olmalıyız” dedi. Soto ayrıca, akıllı TV’lerde ve sosyal medyada video podcast tüketimindeki artışın, “podcast yayıncılığının da sürekli bir değişime hazır olması gerektiği” anlamına geldiğini ima etti.
Kaynak: Edison Research
Araştırma
CoHost’tan, ‘2026 Yılı Podcast Ajanslarının Durumu’ raporu
Markalar ve ajanslar için podcast analiz platformu olan CoHost , podcast ajansları sektörüne, müşteri trendlerine ve önümüzdeki yılı şekillendiren zorluklara kapsamlı bir bakış sunan yıllık “Podcast Ajanslarının Durumu 2026” raporunu yayınladı.
Yayınlanma tarihi
6 gün önce=>
6 Şubat 2026
Markalar ve ajanslar için podcast analiz platformu olan CoHost, podcast ajansları sektörüne, müşteri trendlerine ve önümüzdeki yılı şekillendiren zorluklara kapsamlı bir bakış sunan yıllık “Podcast Ajanslarının Durumu 2026” raporunu yayınladı.
Üçüncü baskısı yayınlanan rapor, dünya genelindeki 51 podcast ajansının katıldığı bir ankete dayanıyor. Bulgular, küçük ama stratejik bir sektörü yansıtıyor; podcast ajanslarının %76’sı 10’dan az çalışanla faaliyet gösteriyor, ancak yeni kurulan şirketlerden Fortune 500 markalarına kadar geniş bir müşteri yelpazesine hizmet veriyor.
CoHost’un CEO’su ve marka odaklı podcast ajansı Quill’in yöneticisi Fatima Zaidi, “Podcast yayıncılığı artık deneysel bir alan değil. Ajanslardan sadece yaratıcı ses içerikleri değil, ölçülebilir sonuçlar ve yatırım getirisi (ROI) sunmaları isteniyor. Bu yılki rapor, veri odaklı karar alma, stratejik yeniden yapılandırma ve podcast yayıncılığının daha geniş pazarlama karmasına daha derin entegrasyonuna doğru bir kaymayı yansıtıyor” dedi.
2026 raporunun temel bulguları:
- Tam hizmet artık standart hale geldi: Çoğu ajans, strateji ve senaryo yazımından dağıtıma, pazarlamaya ve video prodüksiyonuna kadar podcast’in tüm yaşam döngüsünü üstleniyor.
- Sesli içerik hala videodan daha iyi performans gösteriyor: Video podcast yayıncılığı yükselişte olsa da, ajansların %35’i yalnızca ses formatlarının daha güçlü performans sağladığını belirtiyor ve bu da format trendlerinden ziyade içerik kalitesinin önemini vurguluyor.
- Yatırım getirisi ve analitik en önemli öncelikler arasında: Podcast’lerin etkisini kanıtlamak, müşteriler için en büyük zorluklardan biri olmaya devam ediyor. Buna karşılık, ajanslar daha iyi ilişkilendirme araçları, dinleyici verileri ve indirme sayılarının ötesinde ölçümler talep ediyor.
- Yapay zekâ kullanımı artıyor: Ajansların %92’si artık iş akışlarının bir bölümünde, özellikle transkripsiyon, program notları ve ses düzenleme alanlarında yapay zekâ kullanıyor.
Yaklaşımlarını kıyaslamak ve geleceğe yönelik tahminlere bakmak isteyen markalar ve ajanslar için, Podcast Ajanslarının Durumu 2026 raporu, giderek daha rekabetçi hale gelen bir alanda strateji, kaynak ve büyüme konusunda yol gösterici, uygulanabilir bilgiler sunmaktadır.
Raporun tamamını buradan indirebilirsiniz.

Spotify İstanbul ofisini yeniden açıyor

Yeni tüketiciler podcast dünyasının gelecek dönemini nasıl şekillendiriyor?

CoHost’tan, ‘2026 Yılı Podcast Ajanslarının Durumu’ raporu
En son
- Araştırma1 yıl önce
Popüler podcast yayıncıları sektördeki en büyük zorlukları yorumluyor
- Haberler4 yıl önce
Podcast’ten para kazanmanın 12 yolu
- Etkinlik2 yıl önce
‘Podcast Dinliyorum’ etkinliğinin ikincisi 25 Ekim’de
- Haberler3 yıl önce
Spotify’dan ‘Şişedeki Çalma Listesi’
- Haberler4 yıl önce
Video podcast nedir?
- Araştırma4 yıl önce
Mart ayına Anchor, Buzzsprout ve Spreaker damgası
- Haberler4 yıl önce
Podcast’leri nasıl daha hızlı dinleyebilirsiniz?
- Haberler4 yıl önce
Daniel Ek Spotify’ın büyük vizyonunu anlattı












