Bizimle iletişime geçin

Haberler

Podcast endüstrisinin 2022 karnesi

Podcasting 2022 yılında nasıl bir performans sergiledi? Rıfat Özcan, NewsLab Turkey’de yayınlanan yazısında, 2022’nin fotoğrafını çekiyor.

Yayınlanma tarihi

on

İlk podcast kaydı 2000’lerin başında bir otel odasında gerçekleştirildi. Adam Curry kaydın gerçekleştirildiği otel odasından çıktığı günden beri podcastin patlaması bekleniyor. Patlamak derken, 72 buçuk milletten insanın (!) gece gündüz podcastle yatıp kalkmasından bahsetmiyorum elbette. Ama en azından fahri mecralarda görsel-işitsel içeriklerle rekabet edebilmesini kastediyorum. Beklenen patlama tam anlamıyla gerçekleşmedi ve podcast kendinden emin adımlarla istikrarlı bir şekilde yükselmeye devam etti. 2022 yılı ise görsel-işitsel ve ses odaklı içeriklerin rekabetinin gözle görülür şekilde kızıştığı yıl oldu.

Gelin, bu meseleyi biraz istatistik, biraz da mevcut gözlem ve gelişmelerle enine boyuna tartışalım.

Spotify, Twitter, YouTube… Bu koca şirketlerin ürün ekipleri ilk kaydın yapıldığı otel odasını mı ziyaret etti, yoksa podcast mecrasının gelir elde edilebilecek bir potansiyeli olduğunu mu keşfetti, tam olarak bilemiyorum! Son senelerdeki yatırımlarını göz önüne alırsak kârlılık odaklı bir perspektifleri olduğunu söylemek mümkün. Spotify son üç yılda podcaste iki milyar dolara yakın yatırım yaptı. Twitter, sesli sohbet odası Spaces’a ek olarak podcast sekmesinin testlerine başladı. YouTube ise podcast üreticileri için gelir modelleri üzerine çalıştığını açıkladı. Müziği hariç tutarak, ses odaklı içeriklere daha geniş bir çerçeveden bakıldığında da sesli kitapların, canlı sohbet odalarının yükselişte olduğu görülüyor. Tabii bu gelişmelerin, bir patlamanın yansıması olduğunu söylemek için daha fazla bulguya ihtiyaç var. Ama ses ekosisteminin geldiği aşama, patlamaya ramak kalmış gibi bir hissiyat oluşturuyor. Fitilin patlamaya ulaşacağı noktanın ise gelir üzerinden gerçekleşeceğini düşünüyorum. Buna dair bulgular, Spotify’ın 2022 üçüncü çeyrek raporunda gözlemlenebiliyor. Raporda, Spotify’ın toplam gelirlerinin düşüşte olduğu, podcast reklam gelirlerinin yükselişte olduğu saptanıyor. Diğer taraftan tüm dünyadaki veriler podcast reklamcılık gelirlerinin önümüzdeki yıllarda artacağını gösteriyor.

ABD’de 2019 yılında 708 milyon dolar olan podcast reklam pazarının 2024 yılında 4 milyar dolara ulaşması beklenirken, aynı yıllar içinde MENA’da ses pazarının 200 milyon dolardan 500 milyon dolara yükseleceği tahmin ediliyor. Avrupa’da ise 2019 yılında 38.6 Milyon Euro olan podcast reklam pazarının 2023 yılında 217 milyon Euro’ya ulaşılacağı hesaplanıyor.

Podcast içerik üretiminde ise patlama çoktan gerçekleşti. Güncel olarak, Spotify‘da 4.7 milyon, Apple‘da ise 2.5 milyon podcaste erişim sağlanabiliyor. Benzer bir patlama dinleyici sayılarındaki artışta da görülüyor. Örneğin, ABD’de 162 milyon vatandaş en az bir kere podcast dinlediğini söylüyor. Avrupa’daki 13-39 yaş aralığındaki genç dinleyicilerin yüzde 64’ü podcast dinliyor. Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da da nüfusun ciddi bir kısmı podcast dinleyicisi olduğunu belirtiyor.

2022 yılı itibariyle 14 milyar dolarlık bir pazar değeri olan podcast mecrasının, 464 milyonu aşkın dinleyicisi bulunuyor. Dinleyici sayısının 2024’te 500 milyonu aşması bekleniyor. 2027’de dinleyici sayısı için beklenti ise 866.5 milyon. Böylece 2019 yılında globalde 274 milyon olan dinleyici sayısı 8 yıl içinde üç kattan daha fazla artmış olacak. Artması öngörülen kullanıcı sayıları, podcaste yatırım yapanların karşılıklarını alacağının sinyalini veriyor. Çünkü her bir eşsiz kullanıcı, hem platformlar, hem hosting firmaları, hem içerik üreticiler, hem de bağlı sektörlerde faaliyet gösteren kişiler ve kurumlar için gelir kaynağı demek. Şimdilik, işin asıl üstlenicisi konumundaki içerik üreticileri, bu gelirden çok küçük bir pay alıyor. Zamanla bu sorunun aşılacağını tahmin ediyorum ki, YouTube’un podcast üreticileri için gelir modelleri çalışması da buna işaret ediyor. Tabii içerik üreticiler ne kadar kazanacak, platformlar aracılığıyla finansal sürdürülebilirliklerini teminat altına alabilecekler mi, bu tam bir muamma. Ancak bugüne kadar yaşadığımız dijital medya deneyiminden, podcast üreticileri için geliştirilen gelir modellerinin, platformların lehine olacağı çıkarımını yapmak da zor değil.

Bu içgörülerle birlikte, ses odaklı ekosistemin her yıl yüzde 31.5 oranında büyümesi ve pazar büyüklüğünün 2030’a kadar 150 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Projeksiyondaki lineer artış ivmesine bakıldığında, ses odaklı içeriklerin patlamayacağını düşünüyor olabilirsiniz.

Peki, mevcut veriler ışığında aslında patlamanın bizatihi kendisine tanık oluyorsak ve büyüme trendinin durağanlaştığı sürece girdiysek?

Veriler ne söylüyor?

We Are Social ve Hootsuite’in her sene gerçekleştirdiği dijital medya araştırmasının bulgularına göre; dünyada 16-64 yaş arası internet kullanıcılarının yüzde 21,3’ü günde ortalama 61 dakika podcast dinliyor. Dahası, artık sesli kitap ve podcast dinleyenlerin toplamı, müzik dinleyenlerden fazla. Sosyolojik olarak bu rekabet üzerine ayrıca kafa yorulması gerektiği kanısındayım.

Aynı araştırmanın bulgularına göre kadınlar, birçok yaş grubunda erkeklerden daha fazla podcast dinliyor. SXM Media ve Edison Research’ün yürüttüğü araştırma da, We Are Social ve Hootsuite’in bulgularını destekliyor. Araştırmada ABD’de son beş yılda kadın podcast dinleyici sayısının yüzde 67 oranında arttığı tespit edilmiş.

We Are Social ve Hootsuite’in yürüttüğü araştırmada Türkiye’de 16-64 yaş aralığındaki internet kullanıcılarının yüzde 16.5’inin her hafta podcast dinlediği aktarılıyor.

Dünyada haftalık olarak en fazla podcast tüketen ülke ise Brezilya.

2022 yılında podcast yatırımları

YouTube yılın başında podcast stratejisini açıklamıştı ve yakın zamanda da podcast üreticileri için 67 sayfalık bir el kitapçığı yayınladı. Kitapçık YouTube’da podcast yayınlanması için gerekli ipuçlarını içeriyor ve video destekli podcast yayınları (videocast) için kapı aralıyor. YouTube gibi bir dijital medya devinin ses odaklı içerik formatlarına yaptığı yatırım, podcastin varoluşu ve işlevselliği için önemli bir yer tutuyor. Çünkü görünen o ki, artık podcast, ses odaklı bir içerik formatı olmaktan çıkıp görsel olarak da hizmet edebilecek bir formata dönüşüyor. Felsefesi dönüşmeye başlayan podcast, tam olarak nasıl bir ihtiyaç sonucunda videoya yakınsıyor ve etkileri ne olacak zamanla ortaya çıkacak. Ancak YouTube’un bu yatırımının videocast içeriklerin sayısını artıracağı kanaatindeyim. Spotify’ın da globale videocast formatını açtığını da ekleyelim.

2022’de bazı önemli podcast yatırımları şunlardı:

  • Sesli içerik formatlarında gelir modelleri üzerine çalışan Fransız şirket Audion 6 milyon euro yatırım aldı.
  • Podcast istatistikleri hakkında çözümler sunan Almanya merkezli Voxalyze 1 milyon euro yatırım aldı.
  • Vietnam merkezli bir ses platformu olan Fonos 1.8 milyon dolar yatırım aldı.
  • Türkiye’de faaliyet gösteren podcast yapım şirketi Podbee, 2022’nin nisan ayında 20 milyon TL değerleme ile yatırım alırken, yazının yayınlandığı bugün köprü yatırım turunda 3.5 milyon dolar üzerinden ikinci yatırımını aldı.
  • Podcast medya şirketi Audio Up son yatırım turunda 10 milyon dolar yatırım aldı.

Bir yenilik: Podcast yatırım şirketi

Daha da heyecan verici olan ise sadece podcast dikeyinde yatırım yapan bir şirket var artık dünyada. 2022 yılının nisan ayında kurulan şirket dünya çapında şu ana kadar üç podcast şirketine yatırım yaptı.

İsveç merkezli yatırım şirketi PodX; İngiltere’de Goldhawk Productions, Fransa’da podcast stüdyosu Nouvelle Ecoutes ve Arjantin’de Posta adlı podcast yapım şirketine yatırımlar yaptı. Her üç şirketin de çoğunluk hissesini alarak bu yılı kapatıyorlar.

Görüldüğü üzere dünyanın birçok bölgesinde podcast ekosisteminin farklı alanlarına yatırım yapılıyor. Podcast alanında prodüksiyon şirketleri, ses ekosisteminde gelir modellerine ve analiz yöntemlerine odaklanan teknolojik girişimler gibi birçok alanda podcast sektörü yatırım almakta.

Radyo mu, radyo gibi mi, yeni bir araç mı, yoksa

Podcast, artık bütün coğrafyalarda tüketilen bir içerik formatı. Ekran rekabetinin dışında yer alması da onu farklı bir yere koyuyor. Hesaplamalar 2030’a kadar ekosistemin daha da büyüyeceğini söylüyor. Zamanla aktör sayısı artacak, markalar ekosisteme dahil olup sektörleşmeyi ve gelir elde etme imkânlarını artıracak. Bu alandaki araştırmalar yoğunlaşacak, akademik ilgi günbegün yükselecek.

Ancak, podcast yalnızca bir ürün değil. Her ne kadar akademik araştırmalar ve ekosistem bir ürün olarak değerlendirse de, adem-i merkeziyetçi ve açık kaynaklı dağıtım mekanizması, kendinden önceki araçları iyileştiren ve aynı zamanda bir arada barındıran (remediation) formatı, tiyatro, performatif sanatlar, tasarım ve internet kültüründen beslenen içerik üretim yöntemleriyle podcast, konvansiyoneli yeniden formülize eden bir sesli kültür.

Bu kültürün kayıt altında tutulmasını kolaylaştıran ise tarih yazıcılığı olarak da düşünülebilecek devasa sesli kütüphaneler. Dolayısıyla, podcaste biraz da bu perspektifle yaklaşmak, ince eleyip sık dokumak gerektiği kanısındayım. Henüz bu aracın asıl misyonunu üstlendiğini düşünmüyorum. Ama insanlığa hizmet edecek bir anahtar olduğu kanaatindeyim.

Kaynak: Rıfat Özcan / NewsLab Turkey

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Podcast reklamları dinleyiciyi harekete geçiriyor

Acast, ABD ve Kanada’da podcast dinleyicileri hakkında yeni bir araştırma yayınladı. Araştırmaya göre, Amerikalıların yüzde 97’si ve Kanadalıların yüzde 91’i bir podcast reklamını dinledikten sonra harekete geçtiklerini söylüyor.

Yayınlanma tarihi

=>

Acast, ABD ve Kanada’da podcast dinleyicileri hakkında yeni bir araştırma yayınladı. Araştırmaya göre, Amerikalıların yüzde 97’si ve Kanadalıların yüzde 91’i bir podcast reklamını dinledikten sonra harekete geçtiklerini söylüyor.

Sıklıkla podcast reklamlarını dinlediklerini söyleyen ABD’li yanıt verenlerin yüzde 97’si bir podcast reklamıyla karşılaştıktan sonra harekete geçti. Kanadalı dinleyiciler arasında, yanıt verenlerin yüzde 88’i podcast reklamcılığı sonucunda harekete geçtiklerini ve sık dinleyicilerin yüzde 91’i de aynı şeyi bildirdi.

Podcast reklamcılığı küresel olarak büyümeye devam ederken, yalnızca ABD pazarının değerinin gelecek yıla kadar 4 milyar doları aşması bekleniyor. Aynı zamanda, yakın zamanda yapılan Acast araştırması, ABD’li pazarlamacıların yüzde 65’inin podcast’lere yönelik pazarlama harcamalarını artırmayı beklediğini ve daha önce podcast reklamları satın almış olan pazarlamacılar düşünüldüğünde, yüzde 83’ünün yıllık bazda medya harcamalarını artırmayı beklediğini ortaya çıkardı. Reklamverenler podcast yatırımlarını artırmaya devam ederken, reklam harcamalarından en yüksek getiriyi elde etmek için harekete geçen kitleleri anlamak gerekiyor.

Acast’ın ABD’deki Satış ve Marka Ortaklıkları Direktörü Christiana Brenton, “Bu yıl daraltılan medya bütçesiyle, alıcıların yatırımlarından herhangi bir getiri elde etmek istiyorlarsa, dolarlarını dikkat ekonomisine yatırmaları gerekiyor. Podcast’ler, piyasadaki tüm ortamlar arasında en yüksek katılımlı izleyici kitlesine sahiptir ve bu da onları dikkat ekonomisindeki en baskın güç haline getirir. Yeni Acast araştırması, reklamverenlerin Kuzey Amerika’daki bu son derece değerli podcast izleyicilerinin satın alma davranışlarını anlamaları için çok önemli” dedi.

Bu son derece ilgili izleyicilerin bu etkililiğini sağlayan şey, podcast yayıncıları ve dinleyicileri arasında kurulan yakın ilişkidir. Araştırmaya göre ABD podcast dinleyicilerinin yüzde 82’si ve Kanada podcast dinleyicilerinin yüzde 66’sı reklam dinlemenin en sevdikleri podcast yayıncılarını desteklemenin bir yolu olduğu konusunda hemfikir. Çalışma ayrıca, en sevdikleri podcast yayıncılarının arkadaşları gibi hissettiklerini söyleyen dinleyicilerin (ABD’de yanıt verenlerin yüzde 77’si ve Kanada’da yanıt verenlerin yüzde 55’i) her zaman reklamları dinleme olasılıklarının çok daha yüksek olduğunu buldu.

Acast Kanada Genel Müdürü Heather Gordon, “Medya alıcıları, marka mesajı için ortamın etkinliğini daha iyi anladıkça, podcast reklam endüstrisi büyümeyi deneyimlemeye devam ediyor. Podcast izleyicileri ile tükettikleri içerik arasındaki benzersiz ilişkiyi bunun gibi araştırma ve içgörüler aracılığıyla anlamak, alandaki reklamverenlerin başarısı için hayati önem taşıyor” dedi.

Bu ilişkiler ayrıca podcast’lerin ötesine ve diğer medya biçimlerine kadar uzanıyor. Bu çalışmada, ABD podcast dinleyicilerinin yüzde 82’si ve Kanadalı dinleyicilerin yüzde 67’si sosyal medyada bir podcaster’ı takip ettiklerini söyleyerek markaların bu izleyicilerle etkileşim kurması için daha fazla fırsat yarattı.

Kaynak: PodNews

Okumaya devam et

Haberler

Türkiye’nin ilk podcast reklam pazaryeri: Poddict.co

Podfresh ve Olmaz.media’nın kurucuları Aykut İbrişim ve Uraz Kaspar, bu kez yine bir ilke imza atarak Türkiye’nin ilk podcast reklam pazaryeri Poddicst.co’yu bir Podfresh markası olarak hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Yayınlanma tarihi

=>

Podfresh ve Olmaz.media’nın kurucuları Aykut İbrişim ve Uraz Kaspar, bu kez yine bir ilke imza atarak Türkiye’nin ilk podcast reklam pazaryeri Poddicst.co’yu bir Podfresh markası olarak hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Aykut İbrişim, Linkedin hesabından yaptığı duyuruda, “Podcast ekosistemine bir yenilik daha ekliyoruz” diyerek, şunları kaydetti:

“Bizim için çok keyifli ve heyecanlı bir gün. Artık podcast yayınlarınızdan kolayca gelir elde edebilecek, markanız için doğru podcast yayınlarına kolayca ulaşabilecek ve de podcast dinleyici kitlenize ulaşmak için yayınlara kolayca reklam yerleşimi yapabileceksiniz.”

İngilizce olarak hazırlanan Poddict.co’nun yalnızca Türkiye podcast ekosistemini değil aynı zamanda küresel pazarı da hedeflediği anlaşılıyor.

“Hepsi Bir Arada Podcast Reklam Pazarı” mottosunu kullanan Poddict’in web sitesinde yer alan duyuruya göre 30 gün sonra platform aktif hale gelecek.

Hem reklamverenleri hem de yayıncıları aynı pazaryerinde buluşturmayı hedefleyen Poddict ile ilgili yeni gelişmeler oldukça sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Okumaya devam et

Haberler

Steven Goldstein: Podcasting iyi gidiyor

Amplifi Media’dan Steven Goldstein, son dönemde podcast sektörüne ilişkin olumsuz yorumlara itiraz ederek, her şeyin beklendiği gibi olduğunu son üç yıla ait verilerle analiz etti. Goldstein’a göre, önümüzdeki dönem kişi ve kurumların nitelikli podcast oluşturmaya odaklanacağını kaydetti.

Yayınlanma tarihi

=>

Podcasting ile ilgili manşetleri okuyorsanız, biraz gergin olabilirsiniz. 2022’de yeni podcast’lerdeki düşüşün ne anlama geldiğine dair pek çok kafa karıştırıcı ve çelişkili gevezelik oldu. Podcast balonu patladı mı? Podcast’lerde işler yolundan mı çıktı?

Olası değil.

Podcasting’in yeni başlıkların yükselişini ve düşüşünü otomatik olarak tüm işletme için yay olarak birleştirmek yanlış bir sinyaldir. Bunu kanıtlayacak verilerimiz var.

Pandemi sırasında pek çok anormallik oldu

Sahneyi hazırlayalım. Pek çok kişi için podcasting, pandemi sırasında “yeni” bir şeydi. Podcast oluşturma, 2019 ile 2020 arasında yüzde 70 arttı. Podcast oluşturmanın önündeki engeller, doğrudan akıllı telefonlardan ücretsiz kayıt ve yayınlamaya indirildi. Evde mahsur kalan milyonlarca insan içerik oluşturmak ve yayınlamak için ellerinden geleni yaptı. Bu “pandemik yayınların” çoğu, yalnızca birkaç bölümden sonra durdu.

Pandemi tuhaflığı birçok işletme kategorisini etkiledi. Airfr Fryers satışları üzde 60 arttı. YouTube’daki yemek pişirme videolarının izlenme sayısı iki kattan fazla arttı. Ekşi hamur, bu arada, büyük bir kazanan oldu.

Kullanılmış araba satışları fırladı ve şimdi pandemi sonrası satışlar durdu. Boş Carvana kuleleri görüyorsunuz.

Netflix gibi akışlı video hizmetleri, sadece iki yılda beş yıldan fazla beklenen büyümeyle hızla yükseldi. Çevrimiçi video abonelikleri 2021’de yüzde 26 artarak dünya çapında 1 milyar kullanıcıya ulaştı. Şimdi, pandemi (umarız) azalırken, video yorgunluğu başladı. Netflix, kullanıcı sayısında ilk düşüşünü bildirdi. Bunun da ötesinde, daha küçük yayıncılar, birçok rakibin çok az kredi kartı peşinde koşmasıyla kayıp konusunda endişeli. Tahmin edilebilir, değil mi?

Sadece Pandemik Alçılar Değil. Pek Çok Şirket, Çok Sayıda Başlık Yayınlayarak Alana Koştu Ve Birçoğu Devam Etmek Için Yeterli Izleyiciyi Yakalayamadı.

Pandemi öncesinden beri podcast oluşturma istatistiklerini takip ediyoruz ve her zaman manşetleri değil, aktif olarak üretilmiş içeriğin evrenini anlamaya odaklanıyoruz. Manşetler milyonlarca podcast ile rekabet etmekle ilgili. Gerçek çok farklı.

Aktif podcast’lerin oranı, pandemi boyunca hemen hemen aynıydı. 

Podcast’lerin sayısı son birkaç yılda şüphesiz artarken, aktif podcast’lerin oranı dikkat çekici bir şekilde tutarlı. Yıllardır podcast’lerin ölüm oranını takip ediyoruz. Araştırmayı buradan inceleyebilirsiniz:  Haziran 2019Nisan 2021Ağustos 2022. 2019’daki pandemi öncesinden bu yana düzenli olarak üretilen podcast sayısının bir şekilde sabit kaldığını göreceksiniz. Aslında, pandemiden önce, üretim dışı kalan podcast’ler mevcut olandan daha fazlaydı.

Ağustos ayındaki son analizimiz itibariyle, tüm podcast’lerin neredeyse yarısı (yüzde %47) üç veya daha az bölüm üretti  ve sonra gitti. Geçen hafta 10 veya daha fazla bölüm ve yeni bir bölüm üretenler kabaca sadece 156.000 podcast idi. Bu bir yazım hatası değil.

Bugün Apple’da Haziran 2019’a göre 1,8 milyon daha fazla podcast  (2,5 milyon) var. Hala aynı hikaye. Üçte birinden azı (yüzde 31) geçen yıl bir bölüm üretti. Sadece yüzde 18’i son üç ayda aktifti. Podcast Index tarafından takip edilen 4 milyon podcast’e bakıldığında, üç aylık rakam yüzde 12,2’dir.

Podcasting sağlıklı ancak olgunlaşan ve gelişen bir iştir

Sadece pandemik yayınlar değil. Pek çok şirket, çok sayıda başlık yayınlayarak alana koştu ve birçoğu devam etmek için yeterli izleyiciyi yakalayamadı.

Bunun gerçek zamanlı olarak gerçekleştiğini gördük ve Ekim 2022’de sektördeki değişiklikler hakkında yazdık. Podcast endüstrisinin doğru boyutlandırılması, iş olgunlaştıkça doğal bir adımdır. Kimse öğrenme eğrisinden muaf değil. CEO Daniel Ek, bu haftaki 2022 yılı 4. çeyrek toplantısında Spotify’ın taktiklerinden bazılarına ara vermekten bahsetti.

Sadece Biraz Daha Sertliğe Ve Duvara Daha Az Spagetti Fırlatmaya İhtiyacımız Var.

Tıpkı tüm medyalar gibi, podcast alanı da dinamik, heyecan verici ve hızla gelişiyor. Olasılık ve merakla dolu. Sadece biraz daha sertliğe ve duvara daha az spagetti fırlatmaya ihtiyacımız var. Yeni nesil podcast’lerin arkasında muhtemelen daha fazla araştırma, odaklanma ve güç olacak. Daha az yüksek kaliteli podcast üreten ve tanıtan şirketler, optimum büyüme için daha iyi konumlanacak.

Öyleyse, sarsıcı manşetleri geçelim.

“Başlat ve gelecekler” dönemi sona erdi. Harika içerik ve akıllı pazarlama, başarının temel taşlarıdır ve saf hava olarak kalır.

Kaynak: Steven Goldstein (Amplifi Media)

Okumaya devam et

En son