Haberler
Podcast’e ‘neden’ başlamalı?
Okumak, izlemek ve dinlemek… Onlara bu seçeneklerin tümünü sunmak sizin elinizde… Okuma ve izlemeye alışmış kitlenizin, ‘dinleme’ tarafına ilgisinin hızla yükseldiğini görmek sizi bile şaşırtabilir.
Yayınlanma tarihi
4 yıl önceon
Yazar :
Podcast Turkey
Gazete Duvar’da bir süredir ağırlıklı olarak “podcast” odaklı yazılar yazıyorum. Bu yazılara ilgi gösteren ve düzenli takip edenler ya podcast’i “bildikleri” için ya da “merak ettikleri” için ilgi gösteriyorlar. Açıkçası bugün itibariyle “bilenler” ile “merak edenler” arasında deneyim anlamında büyük bir fark olduğu söylenemez.
Podcast’i bilenler arasında kuşkusuz podcast başlatanlar, başlatıp yarıda bırakanlar, başlatmaya hazırlananlar var. Merak edip henüz yolculuğun başında olanlar da dahil olmak üzere bir podcast’e “neden” başlamaları gerektiği konusunda yeterince farkındalık yok ne yazık ki…
İşte bu yazımızda bu noktaya değineceğiz.
İster kurumunuz ya da markanız isterse kişisel hedefleriniz için bir podcasts başlatmayı planlıyor olun, “neden” başlamanız gerektiğini kavramanız için güçlü unsurlar var. Burada birçok başlık paylaşabilirim (ki önceki yazılarımızda bunların bir kısmını zaten aktarmıştım) ama önümüzdeki dönem önem kazanacak bazı başlıklara özellikle dikkat çekmek istiyorum.
SESLİ ARAMA SEO’NUN BİR SONRAKİ EVRİMİ
Bu başlıkların en önemlisi, yakın gelecekte çok yaygınlaşacak olan “sesli aramalar” olacak. Bugün herhangi bir bilgi için yaygın olarak Google üzerinden “yazılı arama” yapıyoruz. Bu arama sonuçlarını tetikleyen Google algoritmasına göre planlanmış ve hazırlanmış “yazılı ve görsel” içerikler oluyor. SEO (arama motoru optimizasyonu) için bu yazılı veriler büyük önem taşıyor. SEO’da başarılı olabilmek ve ön plana çıkabilmek için yazılı ve görsel içerikleri ona göre hazırlamanız gerekiyor.
Ancak yakında SEO açısından oyunun kuralı değişecek gibi gözüküyor. Evler, arabalar ve hayatımızdaki birçok nesne giderek “akıllanıyor” ve güçlü bir yapay zekâ teknolojisiyle “sesleniyor.”
2011 yılında Apple Siri ile başlayan “sesli sanal asistan” teknolojileri Google Asistan, Amazon Alexa, Samsung Bixby ile giderek genişledi ve derinleşti.
Mobil yaşam yaygınlaştıkça, hemen her alanda ses temelli ürün, araç ve hizmetler çoğaldıkça kullanım alanları da genişliyor. Podcast’in yükselişi ve yaygınlaşması da bu sürecin parçası.
Google bir süredir arama sonuçlarında Youtube başta olmak üzere video içerikleri de arama terimlerine göre sonuçlar arasında listeliyor. Üstelik bu listeleme yalnızca video başlıkları ve açıklama bölümlerini hedeflemiyor, video içerisindeki sesleri de analiz ediyor. Arama terimi bir videonun 15’inci dakikasındaysa arama sonucu videonun o bölümüne götürüyor. Bu da Google’ın sesi analiz ettiğini gösteriyor.
Bu da bize, yakın gelecekte ses temelli içeriklerin (ki podcast’ler haliyle bunların başında gelecek) daha fazla arama algoritmalarında dikkate alınacağını ve sonuçlarda listeleneceğine işaret ediyor.
İnsanlar gündelik yaşam ve iletişim süreçlerinde daha fazla “yazmak” yerine “konuşmayı” tercih ediyor. Bu, bilgi ararken de, alışveriş yaparken de yaygın bir kültürel davranış haline gelecek. Bu yüzden podcast’e bugünden başlamak, gelmekte olana bugünden hazırlanmak demek.
PODCAST YENİ NESİL ‘BLOGLAMA’
Yaklaşık 20 yıldır “blog yazmak” oldukça popüler bir içerik geliştirme alanı oldu. Profesyonellerden kurumlara kadar “blog yazmak” hedef kitlenin ilgisini çekmek, etki yaratmak için önemli bir mecraya dönüştü. Blog yazarlığıyla ciddi gelir edenler de oldu.
Tabi blog yazmanın gücünü erken dönemde fark eden ve başlayanlar ciddi mesafe kaydetti. Aynı şey Youtube alanında da oldu. Videonun gücünü daha doğuş aşamasında kavrayanlar bu platforma video içerikler üretmeye başladılar ve zamanla topluluklarını büyüttüler.
Biraz önce de aktardığım gibi zamanla blog yazıları ve video içerikleri SEO açısından da çok değerli içeriklere dönüştü.
Şimdi benzer bir süreç “podcast” için yaşanıyor. Bu erken dönemde hem “sesli podcast” hem de “video podcast” içerikleri üretenler avantaj sağlamış olacak.
Yaşamın ve iletişimin merkezine “sesli iletişim” oturdukça “sesli içerikler” değer kazanacak. Hedefleriniz doğrultusunda üreteceğiniz “sesli içerikler” daha çok kullanıcı karşısına çıkacak. Bir dönem yazı ile yani “yazılı bloglarla” yaptığımız şeyi bu kez “sesli blog” olarak görebileceğimiz podcast’ler ile yapacağız. Geriye yalnızca nasıl bir podcast geliştirmeniz gerektiğini düşünmek kalacak!
İÇERİĞİ GENİŞ ALANA YAYMA
Dijital iletişim son 20 yılda aşama aşama geleneksel mecraları geçti ve geri plana itti. Bugün basılı gazete ve dergiler, geleneksel TV ölüm döşeğinde. Bireyler ve kurumlar iletişim süreçlerinin temeline tamamen dijital mecraları konumlandırmış durumda.
Üetilen içeriğin büyük çoğunluğu yazılı, görsel ve video temelli olarak dijital kanallar için geliştiriliyor ve kullanılıyor. Sosyal medya kanalları, Youtube gibi mecralar etkin biçimde sürecin parçası olmuş vaziyette.
Şimdi “ses” yükseliyor. Dolayısıyla stratejinize uygun olarak geliştirdiğiniz yazılı, görsel bir içeriğiniz varsa, bunu kullanıcı deneyimi ve beklentisine uygun biçimde “sesle” sunmanız ve içerik yönetiminizi genişletmeniz akılcı bir adım olacaktır. Bunu, içeriği yeniden kullanma ve konumlandırma olarak görebilirsiniz.
Hızlı hareket etmeniz, ses odaklı etkili içerikler sunmanız henüz yaygınlaşmamış bir alanda daha görünür olmanızı ve dikkat çekmenizi sağlayacaktır. Devamında ses içeriklerinizin markalaşmasını destekleyecektir. Bu ekstra bir çaba ve harcama gerektirmeden elde edeceğiniz harika bir avantaj olacaktır.
SONUÇ OLARAK…
Bu üç ana unsuru birbirine bağladığınızda hedef kitleniz için bütünsel bir içerik seçeneği sunmuş olacaksınız. Bu size yenilikçilik ve güçlü bir otorite algısı katabileceği gibi, son derece dinamik bir kültürel değişim çağında hedef kitlenize deneyim olarak seçenek sunmanızı, onları etrafınızda tutmanızı sağlayacaktır.
Okumak, izlemek ve dinlemek… Onlara bu seçeneklerin tümünü sunmak sizin elinizde… Okuma ve izlemeye alışmış kitlenizin, “dinleme” tarafına ilgisinin hızla yükseldiğini görmek sizi bile şaşırtabilir.
Tek yapmanız gereken, buna ilişkin farkındalığınızı oluşturmak, planlama yapmak ve eyleme geçmek…
NOT: Bu yazı ilk olarak Gazete Duvar‘da yayınlanmıştır.
Beğenebilirsin
Haberler
Google, Gemini 3 Flash için ses klonlama özelliğini hazırlıyor
Google, kullanıcıların AI Studio’da kendi seslerini kopyalamalarına olanak tanıyan bir özellik üzerinde çalışıyor.
Yayınlanma tarihi
6 gün önce=>
29 Ocak 2026
Google, kullanıcıların AI Studio’da kendi seslerini kopyalamalarına olanak tanıyan bir özellik üzerinde çalışıyor.
TestingCatalog’a göre, şu anda Gemini 2.5 Flash ile bağlantılı olan “Flash Yerel Ses Önizlemesi” modelini seçtiğinizde “Sesinizi Oluşturun” adlı gizli bir seçenek beliriyor.
Bu seçeneğe tıklamak, ses kaydı ve yükleme için bir pencere açıyor, ancak özellik henüz işlevsel değil. Bu keşif, Google’ın Gemini 3 Flash ile yerel ses özelliklerini sunmaya hazırlandığını gösteriyor . Bu, geliştiricilerin kaydedilmiş ses örneklerine dayalı yapay sesler oluşturmasına olanak tanıyacak.
Google, Aralık 2025’te Gemini 2.5 Flash Yerel Ses için ses kalitesini iyileştiren ve modelin talimatları daha doğru bir şekilde takip etmesini sağlayan bir güncelleme yayınlamıştı.
Ayrıca, GitHub depoları aracılığıyla tüm kod koleksiyonlarının içe aktarılmasına olanak tanıyan yeni bir seçenek de bulundu. Başlangıç sayfası da görünüşe göre yeniden düzenleniyor ve gelecekte etkinlikler ve kullanım istatistikleri ayrı ayrı gösterilecek.
Haberler
Adobe Acrobat artık podcast özetleri oluşturuyor
Adobe, son birkaç yıldır tüm ürünlerine agresif bir şekilde yapay zeka özellikleri ekliyor. Şirket şu anda Acrobat’a, dosyaların podcast özetlerini oluşturma, sunumlar hazırlama ve kullanıcıların komut istemlerini kullanarak dosyaları düzenleme gibi özellikler de dahil olmak üzere daha fazla yapay zeka aracı ekliyor.
Yayınlanma tarihi
2 hafta önce=>
22 Ocak 2026
Adobe, son birkaç yıldır tüm ürünlerine agresif bir şekilde yapay zeka özellikleri ekliyor. Şirket şu anda Acrobat’a, dosyaların podcast özetlerini oluşturma, sunumlar hazırlama ve kullanıcıların komut istemlerini kullanarak dosyaları düzenleme gibi özellikler de dahil olmak üzere daha fazla yapay zeka aracı ekliyor.
Şirket, geçen yıl birden fazla kullanıcının erişebileceği dosya ve notlardan oluşan bir koleksiyon olan Adobe Spaces’i piyasaya sürdü. Şimdi Adobe, kullanıcıların bu dosya ve notlarda depolanan bilgileri kullanarak metin komut istemleri ile sunum oluşturmasına izin veriyor.
Örneğin, bir kullanıcının bir Space’de finansal ayrıntılar, ürün planları ve rakip analizleri varsa, ürünlerinin rakiplerinden daha iyi sorunları çözebilme nedenlerine odaklanan bir sunum hazırlayabilir.
Acrobat’ın AI asistanı, sunumun kapsayacağı noktaları içeren düzenlenebilir bir sunum oluşturur. Ardından, Adobe Express’in tema kitaplığını, stok fotoğraflarını veya kendi resimlerinizi kullanarak sunumu oluşturabilirsiniz. Ayrıca, Express’i kullanarak markanızın temasını kolayca uygulayabilir veya tek tek slaytları düzenleyebilirsiniz.
Canva ve NotebookLM gibi araçlar, belgeleri sunumlara dönüştürme özelliğini zaten sunuyor. Ayrıca, yeni kurulan girişimler de insanların farklı kaynaklardan yararlanarak AI ile sunumlar oluşturmasına olanak sağlamak için çalışıyor.
Adobe, kullanıcıların Acrobat içinde bir dosyayı veya alanı özetlemek için podcast oluşturmasına da olanak tanıyor. Özellikle Google’ın NotebookLM, Speechify ve ElevenLabs’ın Reader uygulaması gibi araçlar, kullanıcıların çeşitli notlar ve belgeler kullanarak kişiselleştirilmiş podcast’ler oluşturmasına da olanak tanıyor.
Acrobat, kullanıcılara komut istemlerini kullanarak dosyaları düzenleme olanağı da sunuyor. Şirket, kullanıcıların sayfa, metin, yorum ve görüntüleri silme, kelime ve kelime öbeklerini bulma ve değiştirme, e-imza ve şifre ekleme dahil olmak üzere 12 farklı işlem yapabileceğini açıkladı.
Acrobat zaten Spaces ile paylaşım özelliklerine sahipti, ancak artık başkalarıyla dosya paylaştığınızda, dosyalar AI tarafından oluşturulan özetleri ve dosyanın tam konumunu gösteren alıntıları içerecek. Katkıda bulunanlar ayrıca dosyalara yorum yapabilir, içerik ekleyebilir veya kaldırabilir.
Ayrıca, kullanıcılar varsayılan AI asistanını kullanabilir veya “analist”, “eğlenceci” veya “eğitmen” gibi diğer asistan rollerini seçebilirler. Bir komut istemi kullanarak özel bir asistan da oluşturabilirsiniz.
Kaynak: TechCrunch
Haberler
Steve Goldstein 2025’te sesli yayınların artı ve eksilerini analiz etti
“Her yıl, ses endüstrisini gerçekten ileriye taşıyan ve yeniden şekillendiren şeyleri değerlendirmek için bir adım geri atıyoruz. 2025’te hikaye sadece büyüme ile ilgili değildi. Hızlanma, yakınsama ve uzun süredir geçerli olan modeller, ölçütler ve varsayımlar üzerindeki artan baskı ile ilgiliydi.” Steve Goldstein, ses sektörüne ilişkin 2025 yılını analiz etti.
Yayınlanma tarihi
4 hafta önce=>
10 Ocak 2026
Her yıl, ses endüstrisini gerçekten ileriye taşıyan ve yeniden şekillendiren şeyleri değerlendirmek için bir adım geri atıyoruz. 2025’te hikaye sadece büyüme ile ilgili değildi. Hızlanma, yakınsama ve uzun süredir geçerli olan modeller, ölçütler ve varsayımlar üzerindeki artan baskı ile ilgiliydi.
İşte öne çıkan birkaç dönüştürücü değişim.
YouTube Artık Podcast Platformlarında Baskın Konumda
YouTube’un podcast tüketimi için önde gelen platform olarak hızla yükselişi bir dönüm noktası oldu. YouTube artık izleyici kitlesinin büyümesi, keşfi ve giderek artan bir şekilde birincil tüketimi için merkezi bir rol oynuyor.
Edison Research’ün bu yıl yayınladığı veriler, yeni podcast izleyicilerinin ve dinleyicilerinin çoğunun yalnızca ses içeren uygulamalar yerine YouTube’da başladığını gösteriyor. Bunu NYU’daki Podcast İşletmeciliği öğrencilerimle bizzat gördüm; birçoğu basit bir soru sordu: “Neden podcast’leri YouTube’a yükleyemiyoruz?” Artık yükleyebiliyorlar.
Çarpıcı etki yaratan bir diğer nokta ise, podcast’lerin telefonlardan ve dizüstü bilgisayarlardan akıllı televizyonlara taşınmasıyla birlikte, büyük ekran izleme alışkanlığının da önemli bir değişim olarak ortaya çıkmasıdır.
Spotify Videoya İtildi
Spotify, 2025 yılının büyük bir bölümünü net bir mesajı pekiştirmekle geçirdi: podcast’ler artık sadece ses deneyimleri değil. Video yüklemeleri için genişletilmiş destek, geliştirilmiş içerik oluşturucu araçları ve video podcast’lerinin uygulama içi tanıtımının artırılmasıyla Spotify, YouTube’u rakip olarak gördüğünü açıkça ortaya koydu.
Daha da önemlisi, Spotify, video izlenme süresine dayalı olarak podcast yayıncılarıyla gelir paylaşımı stratejisine gerçek para yatırdı.
Podcast büyümesi için dikey video olmazsa olmazdır
2025 yılında, dikey video artık podcast tanıtımı için “isteğe bağlı” bir özellik olmaktan çıktı. Temel bir unsur haline geldi. TikTok, YouTube Shorts ve Instagram Reels, özellikle genç kitleler için podcast keşfinin ön kapısı işlevi görüyor.
Wondery, Audible’a Katıldı
Podcast sektöründeki değişime dair yılın en çarpıcı hikayelerinden biri şu: Amazon, Wondery’nin bağımsız operasyonlarını sesli kitap şirketi Audible’a entegre etti. Wondery adı içerik markası olarak kalırken, arka plan ekipleri, reklam satışları ve üst düzey yönetim birleştirildi.
Wondery bir zamanlar üst düzey anlatı podcast’leri için altın standart ve pazarlama konusunda bir başyapıttı. Amazon, Wondery için 2021’de 300 milyon dolar ödedi.
Podcastler, video yayıncılığı savaşında önemli bir avantaj haline geliyor
Netflix’in podcast tarzı programlara olan artan ilgisi yeni bir gerçeğin altını çizdi: uzun formatlı sohbet içerikleri artık geleneksel televizyonla doğrudan rekabet ediyor.
2026 yılının başlarında Netflix, Spotify/The Ringer ve iHeartMedia ile yaptığı anlaşmalar sayesinde seçilmiş bir dizi video podcast’i yayınlayacak. Bunlar arasında The Bill Simmons Podcast ve The Rewatchables gibi programlar ile The Breakfast Club veya My Favorite Murder gibi uzun soluklu kültürel yapımlar yer alıyor. Bu programlar, YouTube platformunu çok daha küçük ve kapalı bir ortam olan Netflix için terk ediyor. Bunun nasıl işleyeceğini göreceğiz; ancak Netflix nadiren izleyici verilerini paylaşıyor, bu nedenle gelişmeleri takip edin.
Medya devleri arasında hedefler açıkça ortada. Spotify YouTube olmak istiyor, YouTube Netflix olmak istiyor ve Netflix de giderek YouTube olmak istiyor.
Yapay Zeka Podcast’leri Merak Uyandıran Bir Konu Olmaktan Çıkıp Bir Kategoriye Dönüşüyor
2025 yılında, tamamen yapay zeka tarafından üretilen ve yapay zeka destekli podcast’ler yaygınlaştı. Inception Point AI gibi şirketler, sentetik sunucuların, otomatik bölüm oluşturmanın, çevirinin ve ses klonlamanın ses içeriğini benzeri görülmemiş bir hızda nasıl ölçeklendirebileceğini gösterdi.
Podcast sektörü için etkileri çok büyük. Yapay zeka üretim maliyetlerini düşürüyor ve çıktıyı artırıyor. Çok miktarda içeriği ölçeklendirmek nispeten kolay ve ucuz. Yapay zeka aynı zamanda özgünlük, güven, gerçeklik ve duygusal bağ hakkında da zor sorular ortaya çıkarıyor. Özellikle, öğrencilerim bu yıl yapay zeka tarafından üretilen programları değerlendirirken, tepkileri hem hayranlık hem de şüphecilik içeriyordu. Yemek “podcast sunucusu” hiç yemek yemediğini itiraf etti. Nasıl yiyebilir ki? O bir yapay zeka.
Altın Küre Ödülleri Podcast’leri Ödüllendirdi
Podcast’ler için Altın Küre kategorisinin getirilmesi, bu mecra için sembolik bir an oldu. Büyük ölçüde törensel olsa da, podcast’lerin artık film ve televizyonun yanı sıra ana akım eğlence olarak görüldüğünün altını çizdi.
Marc Maron Gün Batımları WTF
Marc Maron’un WTF podcast’i sadece erken değil, aynı zamanda temel bir öneme sahipti. 2009’da yayına başlayan program, podcast yayıncılığının ne olabileceğini tanımlamaya yardımcı oldu: samimi, kırılgan, senaryosuz ve son derece insancıl. 1600’den fazla bölümün ardından Maron, programı Ekim 2025’te Barack Obama’yı son konuğu olarak ağırlayarak sonlandırmayı seçti; bu, kültürel olarak sürekli olarak kendi ağırlığının üzerinde etki yaratan bir podcast için uygun bir kapanış oldu.
Bu serinin ölçeği üzerinde durup düşünmeye değer. Bin altı yüz bölüm olağanüstü bir yaratıcı üretim. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Seinfeld dokuz sezonda 180 bölüm üretti. I Love Lucy de benzer sayıda bölüm yayınladı. Televizyon podcast değil, ancak bu karşılaştırma öğretici. WTF sadece varlığını sürdürmekle kalmadı; uzun formatlı röportajı medyanın belirleyici bir formatı olarak yerleştirmeye yardımcı oldu. Program dürüst, dağınık, öz farkındalıklı ve kişiseldi. Mark ve yapımcı Brendan McDonald’ı tebrik ederim.
İndirme Artık Yeterli Değil
Podcast sektörü, indirme sayısının ötesine geçme konusunda artan bir baskı altında. Tüketim YouTube, Spotify videoları, sosyal medya ve akıllı TV’ler aracılığıyla yaygınlaştıkça, podcast yayıncılığı, tanımlayıcı ölçütü olarak indirme sayısının sınırlarıyla yüzleşiyor.
İndirmeler hala önemli, ancak artık erişimi, etkileşimi veya etkiyi tek başına yansıtmıyor. İzleme süresi, tamamlama, elde tutma ve platformlar arası etkileşim, özellikle reklamverenler ve ortaklar için kritik önem taşıyor. Bu değişimi hızlandırmak için çalışan kuruluşlarla iş birliği yapıyoruz ve 2026’nın başarının nasıl ölçüldüğünü yeniden tanımlamada dönüm noktası olacağını öngörüyoruz.
Connoisseur Media, Alpha Media’yı satın aldı
Son birkaç yıldır radyoda tanıdık bir düzene alıştık: Sorunlu gruplar, işleri devam ettirmek için genellikle büyük indirimlerle, tek tek istasyonları sessizce satıyorlar. Mayıs 2025’te ise Connoisseur Media, bu denklemin diğer tarafında yer alarak çok daha büyük Alpha Media portföyünü satın aldı.
Peşin ödeme yapılmadan tamamlanan bu anlaşma, yılın en düşündürücü ve açıkçası öğretici radyo hikayelerinden biriydi. Geleneksel yayın gruplarının karşı karşıya kaldığı baskıyı ve bu varlıkların günümüzde nasıl farklı şekilde değerlendirildiğini gözler önüne serdi. Jeff Warshaw, disiplinli ve düşünceli bir işletmeci olarak ün kazandı ve güçlü yönetim kesinlikle fark yaratabilir. Ancak daha büyük çıkarım göz ardı edilemez: Radyonun geleceği yalnızca ölçekle belirlenmeyecek. Yeniden icat etmeye, dijital genişlemeye ve radyo frekansının ötesinde alakalı kalmanın yollarını bulmaya bağlı olacak.
Bir analist bana durumu şöyle özetledi: Artan borçları ve azalan nakit akışlarıyla boğuşan radyo şirketleri, birkaç yıl içinde fiilen kar amacı gütmeyen kuruluşlara dönüşebilirler.
Acıdı.
Podcast’ler Yeni Basın Turu
Podcast yayıncılığı gece geç saatlerde yayınlanan televizyon programlarını mı öldürdü? Bu belki abartılı bir ifade olabilir, ancak 2025 kültürel önem açısından net bir dönüm noktası oldu. Komedyenler, oyuncular, sporcular ve politikacılar, önceden hazırlanmış sorularla dolu geleneksel sekiz dakikalık TV programları yerine uzun formatlı podcast yayınlarına öncelik verdiler.
Bu, 2026 için ne anlama geliyor?
Geriye baktığımızda, 2025 yılı sesin şekil değiştirdiği bir yıldı. Formatlar çarpıştı. Ses ve video arasındaki sınırlar bulanıklaştı. Podcast’ler sosyal içerik, keşif aracı ve birçok durumda geleneksel televizyonun yerine geçen alternatifler olarak ortaya çıktı.
Yapay zekâ üretimi hızlandırdı ve engelleri azalttı. Platformlar daha fazla etki kazandı. Ve indirme sayısı hala önemli olsa da, artık tüm hikayeyi anlatmıyor. Podcast bölümleri artık bitiş çizgisi değil; birçok kişi için bir başlangıç noktası.
Giderek daha fazla, akışkan içeriğin formülün bir parçası haline geldiğini görüyoruz : platformlar, formatlar ve anlar arasında kolayca geçiş yapacak şekilde tasarlanmış fikirler ve konuşmalar. Bir podcast bölümü, sonradan akla gelen bir şey değil, bilinçli olarak tasarlanmış bir şekilde kliplere, kısa videolara, sosyal medya gönderilerine, videolara, bültenlere ve hatta bazen televizyon programlarına dönüşüyor.
2026’ya doğru ilerlerken, podcast’in ne olduğu konusunda tartışmaya daha az zaman ayırıp , izleyicilerin gerçekte nasıl davrandığına (ne izlediklerine, nerede keşfettiklerine ve nasıl etkileşim kurmayı seçtiklerine) daha çok zaman ayıran içerik oluşturucular ve şirketler avantajlı konumda olacak.
Kaynak: Steve Goldstein / RainNews

Google, Gemini 3 Flash için ses klonlama özelliğini hazırlıyor

Adobe Acrobat artık podcast özetleri oluşturuyor

Steve Goldstein 2025’te sesli yayınların artı ve eksilerini analiz etti
En son
- Araştırma1 yıl önce
Popüler podcast yayıncıları sektördeki en büyük zorlukları yorumluyor
- Haberler4 yıl önce
Podcast’ten para kazanmanın 12 yolu
- Etkinlik2 yıl önce
‘Podcast Dinliyorum’ etkinliğinin ikincisi 25 Ekim’de
- Haberler3 yıl önce
Spotify’dan ‘Şişedeki Çalma Listesi’
- Haberler4 yıl önce
Video podcast nedir?
- Araştırma4 yıl önce
Mart ayına Anchor, Buzzsprout ve Spreaker damgası
- Haberler4 yıl önce
Podcast’leri nasıl daha hızlı dinleyebilirsiniz?
- Haberler4 yıl önce
Daniel Ek Spotify’ın büyük vizyonunu anlattı













