Haberler
Türkiye’de alanında bir ilk: Veteriner Hekim podcast’i yayında
Türkiye’de podcast’e olan ilgi giderek artıyor ve kendi podcast’lerini başlatan kurumların sayısı çoğalıyor. Bunlara son örnek Bursa Veteriner Hekimler Odası’nın başlattığı “Veteriner Hekim” isimli podcast oldu. Veteriner Hekim podcast’i aynı zamanda Türkiye’de ilk kez bir veteriner hekim odasının başlattığı düzenli podcast yayını oldu.
Yayınlanma tarihi
3 yıl önceon
Yazar :
Podcast Turkey
Türkiye’de podcast’e olan ilgi giderek artıyor ve kendi podcast’lerini başlatan kurumların sayısı çoğalıyor. Bunlara son örnek Bursa Veteriner Hekimler Odası’nın başlattığı “Veteriner Hekim” isimli podcast oldu. Türkiye’de ilk kez bir veteriner hekim odası düzenli podcast yayınlarına başlarken, podcast veteriner hekimlerle, vatandaşlar, merkezi ve yerel yönetimler ile veteriner hekimliği çevreleyen tüm kesimler arasında bir bilgi ve iletişim köprüsü olmayı hedefliyor.
Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal, Sosyalink Podcast Ajansı’nın desteğiyle hazırlanan ve 3. bölümü dinleyicisiyle buluşan “Veteriner Hekim” podcast’i fikrinin oluşması ve hayata geçirilmesi süreciyle ilgili Podcast Turkey’in sorularını yanıtladı.

Veteriner hekimlik kadim bir meslek; dünyadaki üç hekimlik grubundan biri ve 1700’lerde ortaya çıkan ‘’sığır vebası’’ hastalığına kadar, bir hekim insana da hayvana da tıbbi ve cerrahi müdahaleleri uygulayabiliyordu, buradan da anlıyoruz ki sağlık tek aslında; sığır vebası durdurulamayınca hem hayvan hem de halk sağlığı için hayvanlara müdahale edebilecek, bilimsel anlamda hayvan sağlığı alanında spesifik eğitim alması gereken ayrı bir hekimlik kolu ihtiyacı oluşmuş ve veteriner hekimlik böylece bilimsel anlamda ortaya çıktı.
Ancak modern dünyaya geldiğimizde, sağlık ve hekimlik sadece ‘’insan ve hayvan hastalıklarında tedavi’’ odaklı hale gelmiş, hayvan sağlığının hem hayvanlar açısından hem insanlar açısından önemi göz ardı edilmiş, hele ‘’hayvan haklarına saygı’’ gereksinimi duymayan Türkiye gibi ülkelerde, veteriner hekimlik adeta unutulmuş.
Türkiye’de bu süreç 1980’lerden sonra adeta bir kıyım haline gelmiş; temel tıp bilimlerinin sağlık için ortak olduğu, insanlar için geliştirilen aşı, ilaç, tıbbi ve cerrahi müdahalelerin hayvan çalışmaları bölümü nedeniyle veteriner hekimlerin hem hayvan hem insan sağlığı için laboratuvar çalışmalarının içinde olduğu, bunun yanında veteriner hekimlerin hayvansal gıdaya olan ihtiyaç nedeniyle ‘’sağlıklı hayvansal gıda’’ süreçlerinin içinde, çevrenin insan ve hayvan sağlığı etkileşimi nedeniyle çevre sağlığı korunmasının içinde olduğu tamamen görmezden gelindi.
Biz de, Bursa Veteriner Hekimler Odası olarak, aslında topluma, merkezi ve yerel yönetimlere veteriner hekimliği ve sorunlarını anlatmak üzere yola çıkmıştık. Ancak gördük ki, veteriner hekimliği anlatmak demek aslında aynı zamanda bir doğru bilgilendirme süreci demek. Covid-19 pandemisi sürecinde, sıklıkla kullandığımız bir kavram vardı; ‘’infodemi’’. Yani bazı konularda hem yanlış hem doğru bilgilerin hızla yayılması. Biz de, hem veteriner hekimliği, hem de çalışma alanlarını en doğru şekliyle anlatmak için bir podcast serisi hazırlamayı düşündük. Çünkü bizlerin, yanlışları düzeltmek ve yerine doğruları koymak gibi bir görevimiz var. Teknolojik gelişmelerle birlikte inanılmaz bir değişim-dönüşüm süreci yaşıyoruz ve özellikle genç kuşağa ‘’podcast’’ yoluyla ulaşmak daha kolay. Biz de bu teknolojik yenilikten faydalanmak istedik.
Örneğin; COVİD-19 pandemisi sürerken virüsün ilk izolasyonunun bir veteriner hekim tarafından (Prof.Dr.Aykut Özkul) gerçekleştirildiğini, ilk aşısının yine bir veteriner hekim tarafından (TURKOVAC- Prof.Dr.Aykut Özdarendeli) geliştirildiğini; kuduzun, kuş gribinin aslında hayvanların hastalığı olduğunu, insanların hastalanmasını önleyenlerin veteriner hekimler olduğunu anlatmak istedik bu podcast serileriyle.
Tabii bunun için Sosyalink Podcast Ajansı’na ve Özcan Yazıcı’ya da özellikle teşekkür etmek istiyorum; bizi bu konuda bilgilendirdiler, yüreklendirdiler, süreci doğru yönetmemizi sağladılar, hala destek vermeye devam ediyorlar.
Podcast’lerimizle aynı zamanda veteriner fakültesi öğrencileri ve genç meslektaşlarımıza da ulaşmak istiyoruz; onların sorunlarını topluma, siyasilere ve yöneticilere aktarmak, deneyimlerimizi onlarla paylaşmak ve onların da sesi olmak istiyoruz.
Veteriner Hekim podcast’i hakkında genel bilgi alabilir miyiz?
Veteriner Hekim podcast’i 15 günde bir yayınlanacak. Süresi 30 dakika olacak ancak ilk yayınlarda bunu biraz aştığımız oldu. Konuşacak çok konumuz var. Bu podcast aracılığı ile mesleğimizin farkındalığını, bilinirliğini ve dolayısıyla hak ettiği saygınlığını arttırmayı hedefliyoruz. Amacımız; bilgi ve deneyimlerimizi toplumla paylaşabilmek. Veteriner hekimler olarak, öncelikle hayvanların sağlığı ve refahını korumak için çalışıyoruz. Bu mesleğimizin bilinen yüzü. Ancak görev alanımız sadece hayvanlarla sınırlı değil. Veteriner hekimler biyogüvenlik (aşılar), gıda güvenliği ve çevre sağlığı alanlarında da çalışarak aynı zamanda halk sağlığı alanında da görev alırlar.
Podcast’imizde bunları ve yaşamlarımıza etkisini konuşacağız. Toplum ve çevre sağlığını, alanımızdaki yenilikleri, gelişmeleri, sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi sunacağız. Doğal kaynakların tüketilmesi, iklim değişikliği ve çevre kirliliği konusunda da söyleyeceklerimiz var.
Podcast ile kimlere ulaşmak istiyorsunuz?
Öncelikle topluma ulaşmak istiyoruz. Veteriner hekimliği, çalışma alanlarını ve bunların toplum yaşamına, sağlığına olan etkilerini aktarabilmek istiyoruz. Tabii öğrencilerimize ve meslektaşlarımıza da ulaşmak, onların da sesi olmak istiyoruz.
Dünyanın sadece insanlara ait olmadığını, yaşamın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu bütünün sağlık ve refahı içinde veteriner hekimliğin yerini ve önemini anlatmak istiyoruz. Bunu hem mesleğimiz için hem de bütünü gözden kaçıranlar için yapmak istiyoruz aslında.
Podcast serisinde yayınlara kimler konuk olacak, hangi konuları gündeme getirmek istiyorsunuz?
Veteriner Hekim podcast’i, hem bilgi veren hem de sesini duyurmak isteyenlerin yayını olsun istiyoruz. Hayvan sağlığı ve refahı ile birlikte, çevreyi, yaban hayatını, gıdayı, farklı mesleklerin birbiri ile iletişiminin yani multidisipliner çalışmanın gezegene olan katkılarını konuşacağız.
Konusunda uzman birçok konuğumuz olacak; Veteriner Hekim Podcast’i doğru bilginin, doğru kişilerden alındığı bir kaynak olsun istiyoruz ve tamamen ‘’canlıdan yana’’ bir tutumla bunu gerçekleştireceğiz. Yani podcast yayınlarımızda sadece veteriner hekimlerin sorunlarını konuşmayacağız, bizim neler yaşadığımızı, sorunlarımızı nasıl çözebileceğimizi, bizim sorunlarımızın toplumu, hayvan sağlığını, çevre sağlığını, ülkenin ekonomisini ve insanlığı nasıl etkilediğini konuşacağız.
Veteriner Hekim Podcast’inin ilk 3 bölümü yayınlandı, meslektaşlarınızdan nasıl bir geri dönüş aldınız?
Meslektaşlarımızdan çok olumlu dönüşler aldık. Özellikle, genç meslektaşlarımızın ilgisi beklediğimizin de üstünde oldu. Bu bizi çok mutlu etti ve çok heyecanlandırdı. Bizi destekleyen, yüreklendiren meslektaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz.
Farklı meslek gruplarından da olumlu tepkiler ve yorumlar aldık. İyi dilekleri için teşekkür ediyoruz.
Beğenebilirsin
Haberler
Google, Gemini 3 Flash için ses klonlama özelliğini hazırlıyor
Google, kullanıcıların AI Studio’da kendi seslerini kopyalamalarına olanak tanıyan bir özellik üzerinde çalışıyor.
Yayınlanma tarihi
2 gün önce=>
29 Ocak 2026
Google, kullanıcıların AI Studio’da kendi seslerini kopyalamalarına olanak tanıyan bir özellik üzerinde çalışıyor.
TestingCatalog’a göre, şu anda Gemini 2.5 Flash ile bağlantılı olan “Flash Yerel Ses Önizlemesi” modelini seçtiğinizde “Sesinizi Oluşturun” adlı gizli bir seçenek beliriyor.
Bu seçeneğe tıklamak, ses kaydı ve yükleme için bir pencere açıyor, ancak özellik henüz işlevsel değil. Bu keşif, Google’ın Gemini 3 Flash ile yerel ses özelliklerini sunmaya hazırlandığını gösteriyor . Bu, geliştiricilerin kaydedilmiş ses örneklerine dayalı yapay sesler oluşturmasına olanak tanıyacak.
Google, Aralık 2025’te Gemini 2.5 Flash Yerel Ses için ses kalitesini iyileştiren ve modelin talimatları daha doğru bir şekilde takip etmesini sağlayan bir güncelleme yayınlamıştı.
Ayrıca, GitHub depoları aracılığıyla tüm kod koleksiyonlarının içe aktarılmasına olanak tanıyan yeni bir seçenek de bulundu. Başlangıç sayfası da görünüşe göre yeniden düzenleniyor ve gelecekte etkinlikler ve kullanım istatistikleri ayrı ayrı gösterilecek.
Haberler
Adobe Acrobat artık podcast özetleri oluşturuyor
Adobe, son birkaç yıldır tüm ürünlerine agresif bir şekilde yapay zeka özellikleri ekliyor. Şirket şu anda Acrobat’a, dosyaların podcast özetlerini oluşturma, sunumlar hazırlama ve kullanıcıların komut istemlerini kullanarak dosyaları düzenleme gibi özellikler de dahil olmak üzere daha fazla yapay zeka aracı ekliyor.
Yayınlanma tarihi
1 hafta önce=>
22 Ocak 2026
Adobe, son birkaç yıldır tüm ürünlerine agresif bir şekilde yapay zeka özellikleri ekliyor. Şirket şu anda Acrobat’a, dosyaların podcast özetlerini oluşturma, sunumlar hazırlama ve kullanıcıların komut istemlerini kullanarak dosyaları düzenleme gibi özellikler de dahil olmak üzere daha fazla yapay zeka aracı ekliyor.
Şirket, geçen yıl birden fazla kullanıcının erişebileceği dosya ve notlardan oluşan bir koleksiyon olan Adobe Spaces’i piyasaya sürdü. Şimdi Adobe, kullanıcıların bu dosya ve notlarda depolanan bilgileri kullanarak metin komut istemleri ile sunum oluşturmasına izin veriyor.
Örneğin, bir kullanıcının bir Space’de finansal ayrıntılar, ürün planları ve rakip analizleri varsa, ürünlerinin rakiplerinden daha iyi sorunları çözebilme nedenlerine odaklanan bir sunum hazırlayabilir.
Acrobat’ın AI asistanı, sunumun kapsayacağı noktaları içeren düzenlenebilir bir sunum oluşturur. Ardından, Adobe Express’in tema kitaplığını, stok fotoğraflarını veya kendi resimlerinizi kullanarak sunumu oluşturabilirsiniz. Ayrıca, Express’i kullanarak markanızın temasını kolayca uygulayabilir veya tek tek slaytları düzenleyebilirsiniz.
Canva ve NotebookLM gibi araçlar, belgeleri sunumlara dönüştürme özelliğini zaten sunuyor. Ayrıca, yeni kurulan girişimler de insanların farklı kaynaklardan yararlanarak AI ile sunumlar oluşturmasına olanak sağlamak için çalışıyor.
Adobe, kullanıcıların Acrobat içinde bir dosyayı veya alanı özetlemek için podcast oluşturmasına da olanak tanıyor. Özellikle Google’ın NotebookLM, Speechify ve ElevenLabs’ın Reader uygulaması gibi araçlar, kullanıcıların çeşitli notlar ve belgeler kullanarak kişiselleştirilmiş podcast’ler oluşturmasına da olanak tanıyor.
Acrobat, kullanıcılara komut istemlerini kullanarak dosyaları düzenleme olanağı da sunuyor. Şirket, kullanıcıların sayfa, metin, yorum ve görüntüleri silme, kelime ve kelime öbeklerini bulma ve değiştirme, e-imza ve şifre ekleme dahil olmak üzere 12 farklı işlem yapabileceğini açıkladı.
Acrobat zaten Spaces ile paylaşım özelliklerine sahipti, ancak artık başkalarıyla dosya paylaştığınızda, dosyalar AI tarafından oluşturulan özetleri ve dosyanın tam konumunu gösteren alıntıları içerecek. Katkıda bulunanlar ayrıca dosyalara yorum yapabilir, içerik ekleyebilir veya kaldırabilir.
Ayrıca, kullanıcılar varsayılan AI asistanını kullanabilir veya “analist”, “eğlenceci” veya “eğitmen” gibi diğer asistan rollerini seçebilirler. Bir komut istemi kullanarak özel bir asistan da oluşturabilirsiniz.
Kaynak: TechCrunch
Haberler
Steve Goldstein 2025’te sesli yayınların artı ve eksilerini analiz etti
“Her yıl, ses endüstrisini gerçekten ileriye taşıyan ve yeniden şekillendiren şeyleri değerlendirmek için bir adım geri atıyoruz. 2025’te hikaye sadece büyüme ile ilgili değildi. Hızlanma, yakınsama ve uzun süredir geçerli olan modeller, ölçütler ve varsayımlar üzerindeki artan baskı ile ilgiliydi.” Steve Goldstein, ses sektörüne ilişkin 2025 yılını analiz etti.
Yayınlanma tarihi
3 hafta önce=>
10 Ocak 2026
Her yıl, ses endüstrisini gerçekten ileriye taşıyan ve yeniden şekillendiren şeyleri değerlendirmek için bir adım geri atıyoruz. 2025’te hikaye sadece büyüme ile ilgili değildi. Hızlanma, yakınsama ve uzun süredir geçerli olan modeller, ölçütler ve varsayımlar üzerindeki artan baskı ile ilgiliydi.
İşte öne çıkan birkaç dönüştürücü değişim.
YouTube Artık Podcast Platformlarında Baskın Konumda
YouTube’un podcast tüketimi için önde gelen platform olarak hızla yükselişi bir dönüm noktası oldu. YouTube artık izleyici kitlesinin büyümesi, keşfi ve giderek artan bir şekilde birincil tüketimi için merkezi bir rol oynuyor.
Edison Research’ün bu yıl yayınladığı veriler, yeni podcast izleyicilerinin ve dinleyicilerinin çoğunun yalnızca ses içeren uygulamalar yerine YouTube’da başladığını gösteriyor. Bunu NYU’daki Podcast İşletmeciliği öğrencilerimle bizzat gördüm; birçoğu basit bir soru sordu: “Neden podcast’leri YouTube’a yükleyemiyoruz?” Artık yükleyebiliyorlar.
Çarpıcı etki yaratan bir diğer nokta ise, podcast’lerin telefonlardan ve dizüstü bilgisayarlardan akıllı televizyonlara taşınmasıyla birlikte, büyük ekran izleme alışkanlığının da önemli bir değişim olarak ortaya çıkmasıdır.
Spotify Videoya İtildi
Spotify, 2025 yılının büyük bir bölümünü net bir mesajı pekiştirmekle geçirdi: podcast’ler artık sadece ses deneyimleri değil. Video yüklemeleri için genişletilmiş destek, geliştirilmiş içerik oluşturucu araçları ve video podcast’lerinin uygulama içi tanıtımının artırılmasıyla Spotify, YouTube’u rakip olarak gördüğünü açıkça ortaya koydu.
Daha da önemlisi, Spotify, video izlenme süresine dayalı olarak podcast yayıncılarıyla gelir paylaşımı stratejisine gerçek para yatırdı.
Podcast büyümesi için dikey video olmazsa olmazdır
2025 yılında, dikey video artık podcast tanıtımı için “isteğe bağlı” bir özellik olmaktan çıktı. Temel bir unsur haline geldi. TikTok, YouTube Shorts ve Instagram Reels, özellikle genç kitleler için podcast keşfinin ön kapısı işlevi görüyor.
Wondery, Audible’a Katıldı
Podcast sektöründeki değişime dair yılın en çarpıcı hikayelerinden biri şu: Amazon, Wondery’nin bağımsız operasyonlarını sesli kitap şirketi Audible’a entegre etti. Wondery adı içerik markası olarak kalırken, arka plan ekipleri, reklam satışları ve üst düzey yönetim birleştirildi.
Wondery bir zamanlar üst düzey anlatı podcast’leri için altın standart ve pazarlama konusunda bir başyapıttı. Amazon, Wondery için 2021’de 300 milyon dolar ödedi.
Podcastler, video yayıncılığı savaşında önemli bir avantaj haline geliyor
Netflix’in podcast tarzı programlara olan artan ilgisi yeni bir gerçeğin altını çizdi: uzun formatlı sohbet içerikleri artık geleneksel televizyonla doğrudan rekabet ediyor.
2026 yılının başlarında Netflix, Spotify/The Ringer ve iHeartMedia ile yaptığı anlaşmalar sayesinde seçilmiş bir dizi video podcast’i yayınlayacak. Bunlar arasında The Bill Simmons Podcast ve The Rewatchables gibi programlar ile The Breakfast Club veya My Favorite Murder gibi uzun soluklu kültürel yapımlar yer alıyor. Bu programlar, YouTube platformunu çok daha küçük ve kapalı bir ortam olan Netflix için terk ediyor. Bunun nasıl işleyeceğini göreceğiz; ancak Netflix nadiren izleyici verilerini paylaşıyor, bu nedenle gelişmeleri takip edin.
Medya devleri arasında hedefler açıkça ortada. Spotify YouTube olmak istiyor, YouTube Netflix olmak istiyor ve Netflix de giderek YouTube olmak istiyor.
Yapay Zeka Podcast’leri Merak Uyandıran Bir Konu Olmaktan Çıkıp Bir Kategoriye Dönüşüyor
2025 yılında, tamamen yapay zeka tarafından üretilen ve yapay zeka destekli podcast’ler yaygınlaştı. Inception Point AI gibi şirketler, sentetik sunucuların, otomatik bölüm oluşturmanın, çevirinin ve ses klonlamanın ses içeriğini benzeri görülmemiş bir hızda nasıl ölçeklendirebileceğini gösterdi.
Podcast sektörü için etkileri çok büyük. Yapay zeka üretim maliyetlerini düşürüyor ve çıktıyı artırıyor. Çok miktarda içeriği ölçeklendirmek nispeten kolay ve ucuz. Yapay zeka aynı zamanda özgünlük, güven, gerçeklik ve duygusal bağ hakkında da zor sorular ortaya çıkarıyor. Özellikle, öğrencilerim bu yıl yapay zeka tarafından üretilen programları değerlendirirken, tepkileri hem hayranlık hem de şüphecilik içeriyordu. Yemek “podcast sunucusu” hiç yemek yemediğini itiraf etti. Nasıl yiyebilir ki? O bir yapay zeka.
Altın Küre Ödülleri Podcast’leri Ödüllendirdi
Podcast’ler için Altın Küre kategorisinin getirilmesi, bu mecra için sembolik bir an oldu. Büyük ölçüde törensel olsa da, podcast’lerin artık film ve televizyonun yanı sıra ana akım eğlence olarak görüldüğünün altını çizdi.
Marc Maron Gün Batımları WTF
Marc Maron’un WTF podcast’i sadece erken değil, aynı zamanda temel bir öneme sahipti. 2009’da yayına başlayan program, podcast yayıncılığının ne olabileceğini tanımlamaya yardımcı oldu: samimi, kırılgan, senaryosuz ve son derece insancıl. 1600’den fazla bölümün ardından Maron, programı Ekim 2025’te Barack Obama’yı son konuğu olarak ağırlayarak sonlandırmayı seçti; bu, kültürel olarak sürekli olarak kendi ağırlığının üzerinde etki yaratan bir podcast için uygun bir kapanış oldu.
Bu serinin ölçeği üzerinde durup düşünmeye değer. Bin altı yüz bölüm olağanüstü bir yaratıcı üretim. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Seinfeld dokuz sezonda 180 bölüm üretti. I Love Lucy de benzer sayıda bölüm yayınladı. Televizyon podcast değil, ancak bu karşılaştırma öğretici. WTF sadece varlığını sürdürmekle kalmadı; uzun formatlı röportajı medyanın belirleyici bir formatı olarak yerleştirmeye yardımcı oldu. Program dürüst, dağınık, öz farkındalıklı ve kişiseldi. Mark ve yapımcı Brendan McDonald’ı tebrik ederim.
İndirme Artık Yeterli Değil
Podcast sektörü, indirme sayısının ötesine geçme konusunda artan bir baskı altında. Tüketim YouTube, Spotify videoları, sosyal medya ve akıllı TV’ler aracılığıyla yaygınlaştıkça, podcast yayıncılığı, tanımlayıcı ölçütü olarak indirme sayısının sınırlarıyla yüzleşiyor.
İndirmeler hala önemli, ancak artık erişimi, etkileşimi veya etkiyi tek başına yansıtmıyor. İzleme süresi, tamamlama, elde tutma ve platformlar arası etkileşim, özellikle reklamverenler ve ortaklar için kritik önem taşıyor. Bu değişimi hızlandırmak için çalışan kuruluşlarla iş birliği yapıyoruz ve 2026’nın başarının nasıl ölçüldüğünü yeniden tanımlamada dönüm noktası olacağını öngörüyoruz.
Connoisseur Media, Alpha Media’yı satın aldı
Son birkaç yıldır radyoda tanıdık bir düzene alıştık: Sorunlu gruplar, işleri devam ettirmek için genellikle büyük indirimlerle, tek tek istasyonları sessizce satıyorlar. Mayıs 2025’te ise Connoisseur Media, bu denklemin diğer tarafında yer alarak çok daha büyük Alpha Media portföyünü satın aldı.
Peşin ödeme yapılmadan tamamlanan bu anlaşma, yılın en düşündürücü ve açıkçası öğretici radyo hikayelerinden biriydi. Geleneksel yayın gruplarının karşı karşıya kaldığı baskıyı ve bu varlıkların günümüzde nasıl farklı şekilde değerlendirildiğini gözler önüne serdi. Jeff Warshaw, disiplinli ve düşünceli bir işletmeci olarak ün kazandı ve güçlü yönetim kesinlikle fark yaratabilir. Ancak daha büyük çıkarım göz ardı edilemez: Radyonun geleceği yalnızca ölçekle belirlenmeyecek. Yeniden icat etmeye, dijital genişlemeye ve radyo frekansının ötesinde alakalı kalmanın yollarını bulmaya bağlı olacak.
Bir analist bana durumu şöyle özetledi: Artan borçları ve azalan nakit akışlarıyla boğuşan radyo şirketleri, birkaç yıl içinde fiilen kar amacı gütmeyen kuruluşlara dönüşebilirler.
Acıdı.
Podcast’ler Yeni Basın Turu
Podcast yayıncılığı gece geç saatlerde yayınlanan televizyon programlarını mı öldürdü? Bu belki abartılı bir ifade olabilir, ancak 2025 kültürel önem açısından net bir dönüm noktası oldu. Komedyenler, oyuncular, sporcular ve politikacılar, önceden hazırlanmış sorularla dolu geleneksel sekiz dakikalık TV programları yerine uzun formatlı podcast yayınlarına öncelik verdiler.
Bu, 2026 için ne anlama geliyor?
Geriye baktığımızda, 2025 yılı sesin şekil değiştirdiği bir yıldı. Formatlar çarpıştı. Ses ve video arasındaki sınırlar bulanıklaştı. Podcast’ler sosyal içerik, keşif aracı ve birçok durumda geleneksel televizyonun yerine geçen alternatifler olarak ortaya çıktı.
Yapay zekâ üretimi hızlandırdı ve engelleri azalttı. Platformlar daha fazla etki kazandı. Ve indirme sayısı hala önemli olsa da, artık tüm hikayeyi anlatmıyor. Podcast bölümleri artık bitiş çizgisi değil; birçok kişi için bir başlangıç noktası.
Giderek daha fazla, akışkan içeriğin formülün bir parçası haline geldiğini görüyoruz : platformlar, formatlar ve anlar arasında kolayca geçiş yapacak şekilde tasarlanmış fikirler ve konuşmalar. Bir podcast bölümü, sonradan akla gelen bir şey değil, bilinçli olarak tasarlanmış bir şekilde kliplere, kısa videolara, sosyal medya gönderilerine, videolara, bültenlere ve hatta bazen televizyon programlarına dönüşüyor.
2026’ya doğru ilerlerken, podcast’in ne olduğu konusunda tartışmaya daha az zaman ayırıp , izleyicilerin gerçekte nasıl davrandığına (ne izlediklerine, nerede keşfettiklerine ve nasıl etkileşim kurmayı seçtiklerine) daha çok zaman ayıran içerik oluşturucular ve şirketler avantajlı konumda olacak.
Kaynak: Steve Goldstein / RainNews

Google, Gemini 3 Flash için ses klonlama özelliğini hazırlıyor

Adobe Acrobat artık podcast özetleri oluşturuyor

Steve Goldstein 2025’te sesli yayınların artı ve eksilerini analiz etti
En son
- Araştırma1 yıl önce
Popüler podcast yayıncıları sektördeki en büyük zorlukları yorumluyor
- Haberler4 yıl önce
Podcast’ten para kazanmanın 12 yolu
- Etkinlik2 yıl önce
‘Podcast Dinliyorum’ etkinliğinin ikincisi 25 Ekim’de
- Haberler3 yıl önce
Spotify’dan ‘Şişedeki Çalma Listesi’
- Haberler4 yıl önce
Video podcast nedir?
- Araştırma4 yıl önce
Mart ayına Anchor, Buzzsprout ve Spreaker damgası
- Haberler4 yıl önce
Podcast’leri nasıl daha hızlı dinleyebilirsiniz?
- Haberler4 yıl önce
Daniel Ek Spotify’ın büyük vizyonunu anlattı















