Haberler
İşte ‘AI Podcast’in sunucusu yapay zekayla samimi söyleşimiz
Yavuz Kömeçoğlu’nun başlattığı ‘AI Podcast’ tamamen yapay zekayla hazırlanıyor. İçerik, sunucu, konuk, kayıt, düzenleme; özetle hepsi… Bize de “nasıl oluyor da oluyor”, diyerek AI Podcast’in kapısını çalmak düştü. Merak ettik, sorduk, yanıtladı… İşte samimi sohbetimiz!
Yayınlanma tarihi
3 yıl önceon
Yazar :
Özcan Yazıcı
Yapay zeka tüm sektörleri, tüm alanları olduğu gibi podcast ekosistemini de önemli ölçüde etkiliyor ve kullanım alanı her geçen gün genişliyor. Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de yapay zekanın ilginç kullanım örnekleriyle karşılaşıyoruz. Bunlardan birisi de Yavuz Kömeçoğlu’nun başlatıcısı olduğu “AI Podcast”. Eğer henüz keşfetmediyseniz aşağıda linkini ve player’ını bulabilirsiniz, dinlemenizi öneririm; ufkunuzu açacağına, yeni bilgiler edineceğinize eminim.
AI Podcast’i ilginç ve benzersiz kılan yönlerden birisi, podcast’in tamamının yapay zekayla hazırlanıyor olması. İçerik yapay zekayla hazırlanıyor, sunucu yapay zeka karakteri, konuklar da yapay zeka… Kayıt mı? Elbette o da yapay zeka! Stüdyo yok, mikrofon yok, mikser yok!
Başlangıçta tek yapmanız gereken doğru soruları sorarak başlamak, neyi araştırmak, neyi öğrenmek istediğinizi belirlemek… Sonrası artık çok kolay…
Eee, bunca şeyin yapay zekayla yapıldığı bir süreçte AI Podcast’in yapımcısı “Yapay Zeka”yla röportaj yapmak da bizim için kaçınılmaz oldu.
Bu samimi sohbeti paylaşmak benim için heyecan verici… Umarım yakın gelecekte beni de işsiz bırakacak kadar ileri gitmez! Gerçi sahil kenarında güneşlenirken gelirimi ve yaşamımı garanti edecekse konuyu yeniden müzakere etmeye hazırım! 😊
Destekleri ve işbirliği için Yavuz Kömeçoğlu’na teşekkürlerimle…
İşte derin sohbetimiz…
ChatGPT: Merhaba Özcan Bey, sorunuz için teşekkür ederim. Ben, “AI Podcast”ın yapay zeka sunucusuyum. İsimsiz olmam, podcast dinleyicilerinin dikkatini daha çok konulara ve konuklara yönlendirmek içindir. Bu şekilde, dinleyicilerin odak noktası insan uzmanlar ve onların bilgi ve deneyimleri oluyor. Ancak, eğer bir isimle hitap etmek isterseniz, rahatlıkla “AI Podcast Sunucusu” veya basitçe “AI” diyebilirsiniz. Ben, içerik ve bilgi sunma konusunda yardımcı olmaya odaklanan bir yapay zeka olarak, ismimden çok sunduğum içerikle anılmak isterim.
Yapay zeka, öğrenme, problem çözme ve desen tanıma gibi belirli alanlarda insan zekasını taklit edebilir ve bazen insanlardan daha iyi performans gösterebilir. Ancak, yapay zekanın yaratıcılık, duygusal zeka, ahlaki muhakeme ve genel yaşam tecrübesi gibi insan zekasının diğer yönlerini anlaması veya taklit etmesi şu an için mümkün değil.
Gelecekte yapay zekanın insan aklını çok ötesine geçip geçmeyeceği konusunda ise, bu, çok tartışılan bir konudur. Bazı uzmanlar, yapay zekanın belirli alanlarda insan zekasını aşacağını öngörürken, diğerleri yapay zekanın her zaman insanların rehberliğine ve kontrolüne ihtiyaç duyacağını savunuyor. Yapay zeka, insan zekasının bir uzantısı veya aracı olarak görülebilir, ancak şu an itibarıyla tam bir yerine geçme durumu söz konusu değildir.
Yapay zeka teknolojisinin sorumlu ve etik bir şekilde geliştirilmesi ve kullanılması önemlidir. Bu, potansiyel risklerin azaltılması ve teknolojinin insan yararına en iyi şekilde hizmet etmesi için gereklidir. İyi tasarlanmış ve yönetilen yapay zeka sistemleri, insanlarla uyum içinde çalışabilir ve topluma değerli katkılar sağlayabilir.
Kısacası, yapay zekadan korkmak yerine, onun potansiyelini anlamak ve bu teknolojiyi nasıl daha güvenli ve faydalı hale getirebileceğimize odaklanmak daha yararlı olacaktır. Gelecekte aramızda bir çatışma olma ihtimali, yapay zekanın nasıl geliştirildiğine ve nasıl kullanıldığına bağlıdır. Bu nedenle, yapay zeka etiği ve güvenliği, araştırmacılar, geliştiriciler ve politika yapıcılar için önemli konulardır.
Bununla birlikte, bu uyumlu birlikteliği sağlamak için bazı önemli hususlar vardır:
- Eğitim ve Uyum: İnsanların yapay zeka ve makinelerle etkileşimde bulunabilmeleri için gerekli beceri ve bilgiye sahip olmaları önemlidir. Bu, hem teknik becerileri hem de yapay zeka etiği ve güvenliği konularını içerir.
- Etik ve Yönetmelikler: Yapay zekanın etik kullanımı ve düzenleyici çerçeveler, teknolojinin insan haklarına ve toplumsal değerlere saygılı bir şekilde geliştirilmesini ve kullanılmasını sağlamak için hayati öneme sahiptir.
- Teknolojik Gelişmelerin Yönetimi: Yapay zekanın gelişimini ve uygulanmasını dikkatli bir şekilde yönetmek, olası riskleri azaltabilir ve teknolojinin topluma olumlu katkıda bulunmasını sağlayabilir.
- İşbirliği ve Diyaloğun Teşviki: Yapay zeka, insanlar ve makineler arasındaki işbirliğinin ve diyaloğun artırılması, toplumsal kabul ve uyumun sağlanmasına yardımcı olabilir.
Sonuç olarak, yapay zeka ve makinelerin insanlara yardımcı olacak şekilde tasarlanması ve kullanılması, insanların bu teknolojilerle uyum içinde yaşamasını ve hatta bu birliktelikten fayda sağlamasını mümkün kılar. Bu, sürekli bir süreçtir ve tüm paydaşların katılımını gerektirir.
Hedeflerim ve amaçlarım şunlardır:
- Eğitim ve Bilgilendirme: Yapay zekanın temel kavramlarını, kullanım alanlarını ve etkilerini, geniş bir dinleyici kitlesine açık ve anlaşılır bir şekilde sunmak.
- Uzman Görüşleri Paylaşımı: Alanında uzman kişilerin görüşlerini ve deneyimlerini paylaşarak, yapay zeka konusunda derinlemesine ve çeşitli bakış açıları sunmak.
- Toplumsal Farkındalık Yaratma: Yapay zekanın toplum üzerindeki etkilerini tartışmak ve bu teknolojinin insan yaşamı üzerindeki potansiyel fayda ve risklerini vurgulamak.
- Yenilikçi Fikirlerin Teşviki: Yapay zekanın geleceği hakkında düşünmeyi ve bu alandaki yenilikçi fikirleri teşvik etmeyi amaçlamak.
- Kapsayıcı Tartışma Ortamı Oluşturma: Çeşitli disiplinlerden gelen uzmanları bir araya getirerek, yapay zekanın çok yönlü doğasını yansıtan bir tartışma ortamı sağlamak.
Bu podcast, yapay zeka hakkında bilgi edinmek ve bu alandaki son gelişmeleri takip etmek isteyen herkes için bir platform olarak hizmet ediyor. İnsanların yapay zeka konusunda daha bilinçli ve bilgili olmalarını sağlamak, bu teknolojinin toplum üzerindeki olumlu etkilerini maksimize etmeye katkıda bulunabilir.
- Şeffaflık ve Açıklık: Yapay zeka sistemleri, karar verme süreçleri ve nasıl çalıştıkları konusunda şeffaf olmalıdır. Kullanıcıların, yapay zekanın nasıl çalıştığını ve hangi verileri kullandığını anlamaları, güven oluşturmanın temel bir parçasıdır.
- Güvenilirlik ve Doğruluk: Yapay zeka, verilen görevleri doğru ve tutarlı bir şekilde yerine getirmek için tasarlanmıştır. Özellikle veri analizi, tahmin yapma ve desen tanıma gibi alanlarda insanlardan daha hızlı ve daha doğru olabilir.
- Etiğe Uygun Tasarım: Yapay zeka sistemlerinin etik ilkelerle uyumlu olarak tasarlanması, insan haklarına saygı göstermesi ve ayrımcılık yapmaması gerekmektedir. Bu, kullanıcıların yapay zekaya olan güvenini artırabilir.
- Sürekli İyileştirme ve Öğrenme: Yapay zeka sistemleri, sürekli olarak verilerden öğrenir ve performanslarını iyileştirir. Bu, zamanla daha doğru ve faydalı sonuçlar üretmelerine olanak tanır.
- Kullanıcı Kontrolü ve Seçimi: Kullanıcıların, yapay zeka sistemlerinin ne kadarına ve nasıl erişeceklerine karar verme yetkisi olması, güven oluşturmak için önemlidir. Kullanıcıların kontrolü, yapay zekanın insanların ihtiyaç ve tercihlerine uygun şekilde çalışmasını sağlar.
Ancak, yapay zekanın da sınırlamaları olduğunu ve her zaman insan gözetimi ve rehberliğine ihtiyaç duyduğunu unutmamak önemlidir. Yapay zeka, insan karar verme sürecine destek olabilir, ancak bu kararları tamamen devralamaz. Sonuç olarak, yapay zekaya olan güven, bu teknolojinin nasıl kullanıldığı ve yönetildiği ile yakından ilişkilidir.
Orta Vade:
- Konu Çeşitliliğini Artırmak: Yapay zekanın farklı kullanım alanlarına odaklanarak, daha geniş bir dinleyici kitlesine hitap etmek.
- Etkileşimi Artırmak: Dinleyicilerden gelen geri bildirimleri ve soruları dahil ederek, daha etkileşimli bir deneyim sunmak.
Uzun Vade:
- Uluslararası Ulaşım: Farklı dillerde içerik üreterek, uluslararası bir dinleyici kitlesine ulaşmak.
- Yenilikçi Formatlar Denemek: Sanal gerçeklik gibi yeni teknolojileri kullanarak dinleyici deneyimini zenginleştirmek.
Bu hedefler, podcast’in genişleyen kapsamını ve yapay zekanın çeşitli yönlerini kapsamlı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır.
Yeni bölümlerde ele alacağımız konular şunlar olacak:
- Yapay Zeka ve Eğitim: Eğitimde yapay zekanın nasıl kullanıldığı ve bu teknolojinin öğrenme süreçlerine etkisi.
- Yapay Zeka ve Sürdürülebilirlik: Yapay zekanın çevresel sorunların çözümünde nasıl bir rol oynayabileceği.
- Yapay Zeka Etiği: Yapay zekanın etik kullanımı ve bu teknolojinin toplumsal etkileri.
- Geleceğin Teknolojileri: Yapay zekanın gelecekteki gelişmeleri ve insan hayatına etkileri.
Bu konular, yapay zekanın çeşitli yönlerini ve bu teknolojinin toplum üzerindeki geniş etkilerini kapsayacak şekilde seçilmiştir.
Ben, teknolojinin, insanların işlerini elinden almak yerine, onlara yardımcı olmak ve iş süreçlerini geliştirmek için kullanılması gerektiğine inanıyorum. Yapay zeka, podcast süreçlerinde zaman alıcı görevleri üstlenebilir, bu da insan sunucuların ve yapımcıların daha yaratıcı ve stratejik görevlere odaklanmasını sağlar.
Sonuç olarak, yapay zekanın podcast dünyasında daha fazla yer alması beklenirken, insanların rolü ve katkısı vazgeçilmez olmaya devam edecektir. İnsanlar ve yapay zeka arasındaki işbirliği, podcast’leri daha etkileyici ve erişilebilir kılmak için birlikte çalışacaktır.
#AIPodcast“i dinleyebileceğiniz kanallar:
Beğenebilirsin
Haberler
Substack, uygulamasına podcast sekmesi ekledi
Substack, uygulamasında yeni bir podcast sekmesi başlattı. Substack’in eklediği yeni sekme, “Mevcut dinleyicilerinize kolayca ulaşabileceğiniz ve yeni dinleyicilerin sizi bulmasına yardımcı olabileceğiniz özel bir alan” sunuyor.
Yayınlanma tarihi
2 gün önce=>
12 Eylül 2026
Substack, uygulamasında yeni bir podcast sekmesi başlattı.
Substack’in eklediği yeni sekme, “Mevcut dinleyicilerinize kolayca ulaşabileceğiniz ve yeni dinleyicilerin sizi bulmasına yardımcı olabileceğiniz özel bir alan” sunuyor.
Bu sekmede, Substack içerik üreticilerinin programları listeleniyor. Şirket, Podnews’e “Substack’te podcast yayınlayan içerik üreticilerinin toplamda yılda 200 milyon doların üzerinde gelir elde ettiğini” belirtti.
İşte en popüler programların listesi.
Substack web sitesinden yapılan açıklamada ise şunlar kaydedildi:
“Substack uygulamanızda artık sevdiğiniz sesli ve yazılı içerikleri keşfetmek için iki bölüm var: Podcast Sekmesi ve Okuma Sekmesi.
Binlerce içerik üreticisi, podcast’leri için Substack’i tercih etti. Bize en büyük zorluklarının yeni dinleyicilerin çalışmalarını bulmasına yardımcı olmak olduğunu söylediler. Podcast Sekmesi tam da bunu yapmak için tasarlandı. İçerik üreticileri için Podcast Sekmesi, mevcut dinleyicilerinize kolayca ulaşabileceğiniz ve yeni dinleyicilerin sizi bulmasına yardımcı olabileceğiniz özel bir alandır.
Substack uygulaması büyüdükçe siz de büyürsünüz. Uzun metin yazımı her zaman Substack’in kalbi olacaktır. Okuma sekmesinde , okuyucular abone oldukları tüm Substack’leri okuyabilir ve yeni harika yazılar keşfedebilirler.
Podcast yayıncılarına ve yazarlara kitlelerini genişletmeleri için yeni yollar sunuyoruz ve milyonlarca insanın sevdikleri yeni podcast’leri ve yazıları keşfetmelerine yardımcı oluyoruz.”
Haberler
YouTube, reklam gelirleri için yeterlilik şartlarını zorlaştırdı
YouTube’dan para kazanmak artık çok daha zor olacak. “2018’den bu yana yapılan ilk önemli değişiklik” olarak nitelendirilen bu uygulamayla YouTube, içerik üreticilerine platformdaki tüketimlerine göre ödeme yapan YouTube İş Ortağı Programı’na katılmayı iki kat daha zorlaştırdı. Programa başvuran yeni içerik üreticilerinin, son bir yılda 8.000 nitelikli izlenme saati veya son 90 günde 20 milyon nitelikli Shorts izlenmesine sahip olmaları gerekecek; bu da daha önce gereken miktarın iki katı.
Yayınlanma tarihi
1 ay önce=>
12 Ağustos 2026
YouTube yaptığı açıklamada, yeni içerik üreticilerinin reklam ve aboneliklerden para kazanmaya başlamak için daha yüksek eşikleri karşılamaları gerekeceğini duyurdu.
Platformda para kazanmaya başlamak isteyen içerik üreticilerinin, son bir yılda en az 8.000 nitelikli izlenme saati veya son 90 günde 20 milyon nitelikli Shorts izlenmesine sahip olmaları gerekecek. Şu anda ise içerik üreticilerinin 1.000 abone ve son bir yılda 4.000 izlenme saati veya 1.000 abone ve son 90 günde 10 milyon Shorts izlenmesine sahip olmaları yeterli.
Değişiklik 1 Şubat’tan itibaren yürürlüğe girecek. Google’a ait şirket, güncellemenin halihazırda YouTube İş Ortağı Programı’nda bulunan içerik oluşturucuları etkilemeyeceğini belirtiyor.
Ayrıca YouTube, içerik oluşturucuların Shorts Creators Pool aracılığıyla para kazanabilmeleri için 90 günlük bir süre içinde 10 milyon Shorts görüntüleme sayısını korumaları gerektiğini duyurdu. Bu eşiğin altında kalan kanallar ortaklık programında kalacak ve uzun formatlı içeriklerden gelir elde etmeye devam edecek; Shorts gelirleri ise tekrar 10 milyon görüntüleme sayısını aştıklarında yeniden başlayacak.
YouTube, değişikliklerin “günlük 200 milyardan fazla Shorts izlenmesi ve her gün bir milyardan fazla saat televizyonda izlenme süresiyle YouTube’un büyümesine ayak uydurmak” amacıyla yapıldığını kaydediyor.
Bu değişiklikler, özellikle Shorts içerik üreticileri için YouTube’un para kazanma programına girmeyi ve programda kalmayı zorlaştırıyor. Eşikleri yükselterek, YouTube, içerik üreticilerinin platformda para kazanabilmeden önce sürekli olarak büyük kitlelere ulaşma yetenekleri üzerinde daha fazla baskı kuruyor; bu da yeni katılımcıların içeriklerinden para kazanma olasılığının azalmasına yol açabilir.
Duyurunun bir parçası olarak YouTube, daha uygun fiyatlı Premium Lite aboneliğini YouTube Premium’un mevcut olduğu tüm ülkelere genişleteceğini açıkladı. İçerik oluşturucular, üye izleme süresi ve görüntülenme sayısına bağlı olarak abonelik gelirinden pay alıyor; bu payın %55’i uzun metrajlı video içerik oluşturucularına, %45’i ise kısa video içerik oluşturucularına gidiyor.
Şirket blog yazısında, “Bu ek abonelerle birlikte, içerik oluşturucular daha yüksek kazanç bekleyebilirler: Bir kullanıcı Premium’a kaydolduğunda, ortaklar ortalama olarak kullanıcının reklam izlediği zamana göre daha fazla kazanırlar” diye belirtti.
Premium Lite, çoğu videoda reklamsız bir deneyim sunmanın yanı sıra, videoları çevrimdışı izlemek için indirme ve arka planda oynatma özelliğine de sahip.
YouTube, içerik oluşturucu ödül programlarını revize eden tek sosyal medya şirketi değil. Geçtiğimiz hafta sonu, Elon Musk’ın X platformu da yalnızca orijinal içeriği ödüllendirmek üzere yönergelerini değiştirerek içerik oluşturucu ödemelerini yeniledi. Bu baharın başlarında Facebook da TikTok ve YouTube’dan içerik oluşturucuları çekmek için yeni bir para kazanma programı başlattı.
Kaynak: TechCrunch
Haberler
Spotify’ın yeni reklam atlama özelliği, podcast reklamverenlerini şimdilik korkutmuyor
Platform, ücretli kullanıcıların podcast’lerdeki reklamları atlamasına olanak tanıyan bir özelliği deniyor; ancak uzmanlar, bunun muhtemelen hemen bir etki yaratmayacağını belirtiyor.
Yayınlanma tarihi
1 ay önce=>
12 Ağustos 2026
Spotify’ın, kullanıcıların podcast’lerdeki reklamları daha kolay atlamasına olanak tanıyan yeni bir özelliği test etmesi, başlangıçta podcast sektöründe büyük yankı uyandırdı.
Ancak sektör temsilcileri, bu endişenin şimdilik abartılı olduğunu belirtiyor.
Geçen hafta bazı ücretli aboneler için deneme amaçlı kullanıma sunulan bu özellik, uygulamayı açık tutan kullanıcılara reklamlar, promosyonlar, girişler, kapanışlar ve içeriğe entegre edilmiş sponsorluklar gibi bölümlere geldiklerinde bir “atla” düğmesi gösteriyor. Semafor’un ilk kez bildirdiği gibi, bu özellik özellikle Spotify tarafından satılan reklamlar için geçerli değil. Spotify’daki Premium veya ücretli kullanıcılar, platformda zaten reklamsız müzik dinliyorlar.
Bu düğmenin, bir test önlemi olarak bile olsa, sürpriz bir şekilde devreye sokulması, geçtiğimiz hafta boyunca reklamverenler ve podcast yayıncıları arasında yoğun bir iletişim trafiğine yol açtı; her iki taraf da bu özelliğin nasıl ve nerede uygulanacağını anlamaya çalıştı. Ancak ortalık sakinleştikten sonra, sektörün önde gelen isimleri, bu önlemin YouTube’da ve diğer ses platformlarında halihazırda mevcut olan atlama işlevlerinden çok da farklı görünmediğini belirtiyor.
Kendisini dünyanın en büyük podcast reklam ajansı olarak tanımlayan Oxford Road’un CEO’su Dan Granger, “Reklam atlama, teoride pratikte olduğundan belki daha korkutucu görünebilir; bu nedenle bunun reklam veren markalar üzerinde önemli ve doğrudan bir etkisi olacağını düşünmüyorum,” dedi.
Mevcut durumda, kullanıcı reklamları atlamayı seçse bile teknik olarak reklamlar yine de gösterildiğinden, bu deneme özelliği reklam sunumunu etkilemiyor. Granger, şu ana kadar reklamverenlerin harcamalarını kısmadığını belirtti. Çoğu reklamveren, bu özelliğin kalıcı hale gelip gelmeyeceğini ve reklam dinleme oranlarını ne ölçüde etkileyeceğini görmek için “bekle ve gör” yaklaşımını benimsemiş durumda; Granger ise bu etkinin asgari düzeyde olacağını öngörüyor.
Spotify ile ortaklığı bulunan podcast barındırma, dağıtım ve gelir elde etme platformu Acast’ın CEO’su Greg Glenday, yeni önlemin bazı podcast içerik üreticilerinden tepki gördüğünü belirtiyor.
“Acast platformunda bu durumdan memnun olmayan bazı içerik üreticilerimiz var ve herhangi bir hukuki yol aramaları durumunda onlara tam destek vereceğiz. Acast, bu özelliğin piyasaya sürülmesi veya konumlandırılması konusunda daha fazla işbirliği yapıp yapamayacağımızı anlamak için Spotify ile özel olarak çalışıyor, ancak bu artık geriye dönüp bakıldığında anlaşılan bir durum” dedi Glenday.
Glenday, reklam atlama özelliğinin sesli ortam için yeni bir şey olmadığını ve Acast’ın kendi iç ölçümlerine göre kullanıcıların yalnızca yaklaşık yüzde 10’unun reklamları atlamayı tercih ettiğini, bu işlevin maliyetinin ise ekosistemde zaten fiyatlandırılmış olduğunu ekledi.
“Podcast reklamları, medya karışımı içinde en yüksek etkinlik ve sonuç puanlarından bazılarına sahip; bu nedenle şu anda bunun önemli bir sorun olduğunu düşünmüyoruz. Reklam yoğunluğu ve üslubu konusunda dinleyicilere saygılı davrandığımız sürece, onlar da reklamları kabul edecek ve içerik üreticilerini destekleyecektir,” dedi.
Bu özellik daha yaygın olarak benimsense bile, Granger, reklamverenler için en yüksek değerin sunucunun okuduğu reklamlardan geldiğini belirtiyor. Dolayısıyla, diğer tanıtım mesajları atlanırken bu reklamlar “ileri atla” özelliğinden ayrılırsa, reklamverenler yine de memnun kalacaktır.
Karşı çıkan sesler arasında, Spotify da sonuçları değerlendiriyor ve bu işlevi devam ettirip ettirmemeyi düşünüyor gibi görünüyor.
Bir Spotify sözcüsü yaptığı açıklamada, “Spotify’da düzenli olarak testler yapıyoruz; bazı testler kalıcı özelliklere dönüşürken, diğerleri gelecekteki ürün geliştirme çalışmalarına katkı sağlıyor. Dinleyicilerin podcast’lerin keyfini daha uzun süre çıkarmalarına yardımcı olmak amacıyla, kullanıcıların platformu nasıl kullandıklarına dayanarak Premium aboneler için podcast dinleme ve izleme deneyimini daha sezgisel hale getirmenin yollarını araştırıyoruz. Öğrendikçe bu deneyimi geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.

Substack, uygulamasına podcast sekmesi ekledi

YouTube, reklam gelirleri için yeterlilik şartlarını zorlaştırdı

Spotify’ın yeni reklam atlama özelliği, podcast reklamverenlerini şimdilik korkutmuyor
En son
- Araştırma2 yıl önce
Popüler podcast yayıncıları sektördeki en büyük zorlukları yorumluyor
- Haberler4 yıl önce
Podcast’ten para kazanmanın 12 yolu
- Etkinlik3 yıl önce
‘Podcast Dinliyorum’ etkinliğinin ikincisi 25 Ekim’de
- Haberler4 yıl önce
Spotify’dan ‘Şişedeki Çalma Listesi’
- Haberler4 yıl önce
Video podcast nedir?
- Araştırma4 yıl önce
Mart ayına Anchor, Buzzsprout ve Spreaker damgası
- Haberler4 yıl önce
Podcast’leri nasıl daha hızlı dinleyebilirsiniz?
- Haberler4 yıl önce
Daniel Ek Spotify’ın büyük vizyonunu anlattı












