Haberler
Podcast’e ilgi neden artıyor?
Podcast ekosistemi tüm boyutlarıyla büyütüyor. Ancak podcast yayıncılığının esas gelişimini “içerik kalitesi ve değeri” belirleyecek.
Yayınlanma tarihi
4 yıl önceon
Yazar :
Özcan Yazıcı
Podcast sözcüğü Türkiye’de hala birçok kişi için yeni bir kavram. Ama pandemi sürecinde, eve kapanılan günlerde yıldızı bir anda parladı. Hem Dünya’da hem de Türkiye’de dinleyicisi de, yayıncısı da arttı.
Podcast’e ilginin bu denli yükselmesinin elbette tek nedeni pandemi değil. Yeni bir mecra olarak “sesin” cazibe merkezi haline gelmesi, hedef kitleye ulaşmada benzersiz bir iletişim olanağı sağlaması ilginin artmasını destekledi.
Anımsatmakta yarar var. Hâlâ podcast’in ne demek olduğunu bilmeyenler için, “radyonun dijitalleşmiş hali” diyebiliriz. İsteğe bağlı, indirilebilir ses dosyası olan podcast’i istediğiniz zaman, istediğiniz koşullarda dinleyebilirsiniz, bildiğimiz radyodan farklı olarak.
Sosyal medya çağında, yazı, fotoğraf, videonun yaygınlaştığı bu dönemde, sese ilgi neden artıyor? Milyonlarca kullanıcısı olan Facebook, Instagram, Twitter, TikTok, Youtube gibi platformlar varken, neden podcast yayınlarına ilgi büyüyor?
Araştırma şirketi Nielsen’in birkaç gün önce yayınlanan “Podcasting Today” raporuna göre ABD’de günlük podcast dinleyicilerinin yüzde 50’sinden fazlası son iki yılda podcast dinlemeye başlamış.
2015 yılında yayınlanan podcast sayısı 51 bin 144 iken 2019 yılında 318 bin 517 oldu. 2020’de ise neredeyse 3 kat artarak podcast sayısı 885 bin 262’ye ulaştı. Ama esas patlama pandeminin en yoğun yaşandığı günler olan 2021 ve 2022’de gerçekleşti. www.podcastindex.com’un son verisine göre yayınlanan podcast sayısı Mayıs 2022’de 4 milyon 113 bini aşmış durumda.
Türkiye’ye ilişkin henüz kapsamlı bir araştırma ve rapor yok, ama podcast’e yönelik ilgi İngiltere, AB ülkeleri, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada, Hindistan, hatta Afrika ülkelerinde bile artıyor.
Kapsamlı veriler olmasa da Türkiye’de de son birkaç yılda podcast yayıncı ve yayınlarında büyük bir artış olduğunu görüyoruz. Bağımsız yayıncıların yanı sıra, sayıları her geçen gün çoğalan kurumlar, STK’lar, şirketler de kendi podcast’lerini başlatarak bu yeni mecraya adım atıyorlar. Yine podcast odaklı girişimler, işler ve meslekler de çoğalıyor.
PODCAST’E BAŞLAMAK KOLAYLAŞTI
Peki neden? Bu ilgiyi tetikleyen ne oldu?
Kuşkusuz bu yükselişin arkasında birden fazla güçlü neden var.
Bir önceki yazımda da aktardığım gibi aslında podcast 2004 yılından beri hayatımızda yer alıyor.
Ama 2019 yılından itibaren podcast alanında yaşanan patlamada en büyük etkiyi Spotify’ın bu alana büyük yatırım yapması oldu. Podcast, deyim yerindeyse Apple’ın hakimiyetinde ve himayesinde kendi halinde kapalı bir ekosistem yapısında ilerliyordu. Ancak Spotify kapısını açınca hem milyonlarca kullanıcısına podcast sundu hem de Apple ekosisteminin dışındaki dünyaya da ulaştırarak kapsama ve erişim alanını büyüttü.
Spotify’ın bu atılımı Apple’ı da kış uykusundan uyandırdı ve Apple Podcasts 2021’de yeni yatırımlarla altyapısını tamamen yeniledi. Spotify’ın ardından Deezer da müziğin yanı sıra podcast’e yöneldi. Büyük çoğunluğu ABD merkezli daha onlarca küçük büyük şirket podcast ekosistemi içerisinde ürün ve hizmet geliştirmeye başladı.
Bu teknoloji yatırımları milyonlarca yeni dinleyiciye erişme olanağı tanıdığı gibi aynı zamanda podcast’e giriş ve başlama eşiğini basitleştirerek içerik geliştirmeyi ve yayınlamayı destekledi. Hatta bugünlerde yaygınlaşmaya başlayan yapay zekâ destekli araçlarla kayıt, düzenleme, yayınlama ve dağıtım sürecini kolayca çözebiliyorsunuz. Bugün itibariyle en büyük zorluğun kişi ve kurumların podcast farkındalığıyla vizyon eksikliği ve strateji geliştirememe olduğunu söyleyebiliriz.
SOSYAL MEDYA KARMAŞASINDAN KAÇIŞ
Bu teknik nedenin dışında önemli bir başka neden de sosyal medya platformlarının odağında olduğu dijital iletişim alanında yaşanan kargaşa, milyonlarca mesaj arasında kullanıcıların zihinsel olarak giderek yorulması ve platformlardan kaçışın hızlanması bir anda yeni bir mecra olarak “sesi” cazibe merkezi haline getirdi.
Yayıncı ile dinleyici arasında kurulan sakin “iletişim” ve “ilişki” sosyal medyanın karmaşasının ardından birçok kişinin podcast’i keşif sürecini hızlandırdı. Mobil yaşamın kökleştiği bir süreçte radyoyu bilen ve alışkın olanlar için “indirilebilen” ve “isteğe bağlı” ses dosyaları yeni ve benzersiz bir fırsat sundu; podcast’ler bilgi edinmenin, eğlenmenin yeni mecrası olmaya başladı.
Podcast’i keşfeden kuşkusuz yalnızca “dinleyiciler” olmadı. “Sesini” duyurmak isteyen ilgili, istekli olan herkes ve her kurum içerik geliştirerek bu yeni mecrada yer almaya, bu kitlelere ulaşmaya çalıştılar. Radyoda olduğu gibi bir “onay” mekanizmasının ortadan kalkması, isteyen herkesin programını (podcast’ini) kaydedip birkaç adımda kendi özgür iradesiyle hemen yayınlayabilmesi potansiyel olarak herkesi yayıncı, herkesi dinleyici haline getirdi.
PODCAST’İN YARATTIĞI ETKİ
Podcast’i yeni odak haline getiren nedenlerden birisi de sunulan içeriğin dinleyici tarafından yüksek oranda algılanması, alınması. Bir dinleyici ilgi duyduğu, sevdiği bir podcast’in “oynat” butonuna bastığında, sunulan mesajla bir Facebook, Twitter paylaşımıyla karşılaşmasının ötesinde bir iletişim kurabiliyor. Birçok araştırmanın da gösterdiği gibi kulağına konuk olduğunuz dinleyici podcast’te aktarılan içeriğin(mesajın) yüzde 70-80’den fazlasını algılıyor, düşünüyor, heyecanlanıyor. Bu, belki de hiçbir dijital mecranın sunamayacağı muhteşem bir olanak. Bu konuda farkındalığı artan kişi ve kurumlar hedef kitlelerine ulaşabilmek ve özgün içerikler geliştirebilmek için daha fazla kafa yormaya başladılar.
Sosyal medyada olduğu gibi milyonlarla, hatta yüzbinlerle kurulan bir iletişim yerine podcast aracılığıyla binlerle, hatta bazen yüzlerce kişiyle kurulan iletişim, ilişki şekli daha “değerli” oldu. Arzu, istek, heyecan, merakla podcast yayınına yönelen dinleyicinin, yayıncıyla kurduğu ilişki şekli kargaşadan uzak, daha kaliteli, seçkin bir zemin oluşturdu.
PODCAST’TE SINIR HEDEFLERİNİZ VE HAYALLERİNİZ
Podcast’e ilginin artmasında bir başka neden de, yazı, video gibi iletişim araçlarına göre sesi tüketmenin daha kolay olması, mobil yaşamın içerisine insanlara esneklik ve süreklilik sunması. Podcast’i “nerede, ne zaman ve nasıl” istiyorsanız öyle dinleyebilirsiniz. Kontrol tamamen sizde. Bu yüzden özellikle Z kuşağı ve onlara yakın kuşaklar arasında podcast çok daha fazla ilgi görüyor.
“Podcast nedir?” sorusuna teknik olarak daha net ve sınırlı bir yanıt vermek mümkün olsa da, “hangi içeriğin podcast olduğu” konusunda verebileceğimiz tek yanıt, “hayallerin sınırı” olabilir. Belirli bir hedef kitle için sesi kullanarak yaratmak istediğiniz her türlü içerik sizin podcast’iniz olabilir. Ses dosyanızı kaydedersiniz, düzenlersiniz (prodüksiyon), sunucuya yüklersiniz ve Spotify, Apple Podcasts gibi onlarca dinleme platformuna dağıtırsınız. Hepsi bu! Eğer akademideyseniz bu bir ders içeriği olabilir, bir haber bülteni olabilir, bir eğlence kaydı olabilir, bir yarışma olabilir, bir eğitim kursu olabilir, şirket içi bir İK yayını olabilir, tiyatro olabilir ve daha birçok şey olabilir. Siz “ses” ile ne hedeflerseniz, ne yapmak isterseniz podcast odur. Yeter ki, seçtiğiniz hedef kitleniz için dinlemeye “değer” bir içerik sunsun. Tek engel, “hedefleriniz ve hayallerinizin” sınırı.
Açıkçası podcast’in bu yönüne ilişkin farkındalık, tasarım ve yaratım süreci henüz gelişme aşamasında. Geleneksel kültürel davranış ve kalıpların ötesine geçmek akşamdan sabaha olmuyor. Ama podcast’e yönelimin güçlenmesini sağlayan nedenlerden birisi de bu. Her kişi ve kurum için içerik keşif yolculuğu sürüyor.
PODCAST GELİR MODELLERİ İLGİYİ DESTEKLİYOR
Podcast’in bu hızlı yükselişini destekleyen bir başka etken de, artan dinleyici ve yayıncı sayısına paralel olarak gelir model ve kaynaklarının da oluşmaya ve gelişmeye başlamış olması. Özellikle podcast reklamlarında da son birkaç yılda büyük artış oldu. Yine birkaç gün önce yayınlanan 6. IAB ABD Podcast Reklam Geliri Raporu’na göre, ABD podcast reklam geliri büyümesi 2021’de çarpıcı bir şekilde arttı ve 1.4 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın 2022 sonunda 2 milyar doları aşması, 2024’te ise 4,2 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Türkiye’de henüz podcast reklamcılığına ilişkin kayda değer veriler oluşmamış olsa da, yayın ve yayıncı sayısının artışına bağlı olarak podcast reklamcılığının da gelişeceği açık. Yine sponsorluk anlaşmaları, markalı podcast yayınları, Spotify ve Apple Podcast’in öncülük ettiği podcast abonelik modeli, Patreon gibi platformlar üzerinden gerçekleşen dinleyici bağışları gibi farklı gelir modelleri de yine yaygınlaşıyor.
Özetle, tüm bu etkenler birlikte çarpan etkisi yaratarak podcast ekosistemini tüm boyutlarıyla büyütüyor. Bundan sonraki sürecin ve gelişimin bir parçası teknoloji geliştirme ve altyapıyla ilgili olmaya devam edecek. Önceki yazımızda da söz ettiğimiz gibi güçlü bir olasılıkla, podcast yayıncılığı giderek ses ve videonun karışımıyla hibrit bir yapıya doğru evrilecek. Ancak podcast yayıncılığının esas gelişimini “içerik kalitesi ve değeri” belirleyecek. İnsanlara (hedef kitlelere), 10 dakika, 20 dakika ya da 60 dakika boyunca o yayını dinlemekten kaçınamayacakları içerikler üreten ve istikrarlı biçimde sunan podcast’ler ilgi görmeye devam edecek. Bunların sayısının artış oranı da gelişimin hızını ve mesafesini belirleyecek.
NOT: Bu yazı ilk olarak Gazete Duvar‘da yayınlanmıştır.
Beğenebilirsin
Araştırma
Podcast yayıncılığındaki “format savaşı” sona mı eriyor?
Yayınlanma tarihi
3 hafta önce=>
26 Eylül 2026
Acast, Podcast Pulse raporunun 2026 edisyonunu yayınladı. Başlıca bulgu şu:
“Format tartışması sona erdi. İzleyiciler umursamayarak tartışmayı bitirdiler.”
Kaygısız, evet, ve verilerle destekleniyor. Acast CEO’su Greg Glenday: “Podcast sektörü formatlara ve platformlara takıntılı […] Dinleyiciler böyle düşünmüyor.”
Aşağıda, 49 sayfalık bu basın bülteninin giriş bölümünde yer alan önemli bir ölçüt bulunuyor:
Podcast tüketicileri hakkında iki önemli bulguyu hızla öğreniyoruz:
- “On kişiden dokuzu, en sevdikleri podcast yayıncılarını podcast’in kendisinin ötesinde bir yerlerde takip ediyor […] Podcast yayıncılığı akışkan bir yapıya sahip. Platformlar ve formatlar sadece birer kap görevi görüyor.”
- Sesli/görüntülü içerik tüketici grubu her yıl hızla artıyor; ankete katılan tüketicilerin %88’i artık hem sesli hem de görüntülü podcast dinliyor, bu da geçen yılki ankete göre %78’lik büyük bir artış anlamına geliyor.
Genel olarak podcast tüketiminin, hem dinleme hem de izleme açısından artacağı tahmin ediliyor:
- — %49’u podcast’leri daha sık dinlemeyi bekliyor.
- — %48’i podcast’leri daha sık dinlemeyi bekliyor.
(Şunu da aklınızda bulundurmanızda fayda var: “YouTube’da podcast izlemek” ifadesi , aynı kolaylıkla (ve belki de aynı sıklıkla) YouTube’da podcast dinlemek anlamına da gelebilir.)
İlginç bir şekilde, bu araştırma, tek bir podcast’i dinlerken platformlar arasında geçiş yapan dinleyicileri test etti; katılımcıların %63’ü bunu yaptığını, %75’inin ise bunu yapmak için uygulama veya platform değiştirmek zorunda kaldığını belirtti.
Günün saati de burada önemli bir rol oynuyor: “Ses kayıtları sabah saatlerine, videolar ise gece saatlerine hakim. ‘Öğle arası videoları’ ise öğle saatlerine hakim,” diye öğreniyoruz ki bu da mantıklı.
Ekran olmadan dinleme kısmen bir tercih… ve aynı zamanda bir zorunluluk. Bu şekilde dinleyen katılımcıların %50’si ekranı istemiyor ve %50’si de çeşitli nedenlerle ekrana erişemiyor.
Bu çalışma, video podcast dinlemenin medya sınırlarını aşan reklam fırsatları yarattığına dikkat çekiyor. Bu nokta şu ölçütle vurgulanıyor: “Acast podcast’leri ve içerik oluşturucularının sosyal ağlarda 3,75 milyar takipçisi var.”
Bu kapsamlı sunumda ele alınan diğer konular şunlardır:
- Markalar için canlı podcast yayıncılığının avantajları
- Podcast yayıncılığında marka güveni, diğer birçok medya kategorisine göre daha yüksektir.
- Podcast’lerde dinleyici ilgisi, müzik yayını veya radyoya kıyasla daha yoğundur.
- Podcast’ler “aranan, sunulan değil” şeylerdir.
- Podcast’ler “gerçekleri yansıtır” (bu, yapay zeka çağının bir değeridir).
- Podcast’lerin dinleyici üzerindeki etkisi, tüketici davranışını etkileme söz konusu olduğunda diğer medya türlerine göre “daha etkili”dir.
- Podcast’lerde reklam atlama diğer medya türlerine göre daha az yaygındır.
- Bir markaya tekrar tekrar maruz kalmak markaya zarar vermez; aksine fayda sağlar.
Bu sunum dosyası, 30 saniyelik video podcast reklamları oluşturmaya dair kısa bir eğitim içeriyor.
Araştırmanın orijinaline BURADAN ulaşabilirsiniz.
Kaynak: RainNews
Haberler
YouTube, yeni içerik oluşturma araçlarını ve alışveriş özelliklerini tanıttı
YouTube, New York’ta düzenlenen yıllık Made on YouTube etkinliğinde bir dizi yapay zeka aracı, alışveriş güncellemeleri ve kişiselleştirilmiş izleyici özelliklerini tanıttı.
Yayınlanma tarihi
3 hafta önce=>
26 Eylül 2026
Alphabet’e ait YouTube, New York’ta düzenlenen yıllık Made on YouTube etkinliğinde bir dizi yapay zeka aracı, alışveriş güncellemeleri ve kişiselleştirilmiş izleyici özelliklerini tanıttı.
Bu yeni özellikler şunlardan oluşuyor:
- Yeni içerik oluşturucu araçları arasında YouTube Studio’ya eklenen, video taslakları üzerinde geri bildirim alma, kanala uygun küçük resimler oluşturma ve üç adede kadar video kesitini test etme özellikleri yer alıyor.
- Shorts ve YouTube Create’deki Gemini destekli asistan, klipleri düzenlemeye, duraklamaları kırpmaya ve müziği senkronize etmeye de yardımcı olacak.
- Video platformu, içerik oluşturucuların tercihlerine uyum sağlayan, isteğe bağlı yapay zeka tabanlı yorum denetimini test ediyor. Ayrıca, benzerlik koruma araçlarında ses ve yüz tanımayı birleştirecek.
- Şirket, yıl sonuna kadar YouTube Alışveriş ortaklık programını 35 ülkeye genişletecek ve halihazırda 1,3 milyondan fazla içerik üreticisi programa kayıtlı durumda.
- Hindistan ve Brezilya’daki içerik üreticileri yakında Amazon ürünlerini etiketleyebilecekler; ürün etiketleri ise farklı pazarlardaki izleyicilere yerelleştirilmiş teklifler gösterecek.
- YouTube, ABD’deki kullanıcılar için web, mobil ve TV platformlarında Özel Akışlar özelliğini sunacak. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, belgeseller veya kendin yap videoları gibi ilgi alanlarına göre uyarlanmış ana sayfa sekmelerini kaydedebilecekler.
- YouTube’un “YouTube’a Sor” özelliği, TV kullanıcıları için ürün karşılaştırma tabloları ve sesli komutlar da dahil olmak üzere alışveriş sorguları ve takip soruları ekleyecek.
Kaynak: Youtube Blog
Haberler
Substack, uygulamasına podcast sekmesi ekledi
Substack, uygulamasında yeni bir podcast sekmesi başlattı. Substack’in eklediği yeni sekme, “Mevcut dinleyicilerinize kolayca ulaşabileceğiniz ve yeni dinleyicilerin sizi bulmasına yardımcı olabileceğiniz özel bir alan” sunuyor.
Yayınlanma tarihi
1 ay önce=>
12 Eylül 2026
Substack, uygulamasında yeni bir podcast sekmesi başlattı.
Substack’in eklediği yeni sekme, “Mevcut dinleyicilerinize kolayca ulaşabileceğiniz ve yeni dinleyicilerin sizi bulmasına yardımcı olabileceğiniz özel bir alan” sunuyor.
Bu sekmede, Substack içerik üreticilerinin programları listeleniyor. Şirket, Podnews’e “Substack’te podcast yayınlayan içerik üreticilerinin toplamda yılda 200 milyon doların üzerinde gelir elde ettiğini” belirtti.
İşte en popüler programların listesi.
Substack web sitesinden yapılan açıklamada ise şunlar kaydedildi:
“Substack uygulamanızda artık sevdiğiniz sesli ve yazılı içerikleri keşfetmek için iki bölüm var: Podcast Sekmesi ve Okuma Sekmesi.
Binlerce içerik üreticisi, podcast’leri için Substack’i tercih etti. Bize en büyük zorluklarının yeni dinleyicilerin çalışmalarını bulmasına yardımcı olmak olduğunu söylediler. Podcast Sekmesi tam da bunu yapmak için tasarlandı. İçerik üreticileri için Podcast Sekmesi, mevcut dinleyicilerinize kolayca ulaşabileceğiniz ve yeni dinleyicilerin sizi bulmasına yardımcı olabileceğiniz özel bir alandır.
Substack uygulaması büyüdükçe siz de büyürsünüz. Uzun metin yazımı her zaman Substack’in kalbi olacaktır. Okuma sekmesinde , okuyucular abone oldukları tüm Substack’leri okuyabilir ve yeni harika yazılar keşfedebilirler.
Podcast yayıncılarına ve yazarlara kitlelerini genişletmeleri için yeni yollar sunuyoruz ve milyonlarca insanın sevdikleri yeni podcast’leri ve yazıları keşfetmelerine yardımcı oluyoruz.”

Podcast yayıncılığındaki “format savaşı” sona mı eriyor?

YouTube, yeni içerik oluşturma araçlarını ve alışveriş özelliklerini tanıttı

Substack, uygulamasına podcast sekmesi ekledi
En son
- Araştırma2 yıl önce
Popüler podcast yayıncıları sektördeki en büyük zorlukları yorumluyor
- Haberler4 yıl önce
Podcast’ten para kazanmanın 12 yolu
- Etkinlik3 yıl önce
‘Podcast Dinliyorum’ etkinliğinin ikincisi 25 Ekim’de
- Haberler4 yıl önce
Spotify’dan ‘Şişedeki Çalma Listesi’
- Haberler4 yıl önce
Video podcast nedir?
- Araştırma5 yıl önce
Mart ayına Anchor, Buzzsprout ve Spreaker damgası
- Haberler4 yıl önce
Podcast’leri nasıl daha hızlı dinleyebilirsiniz?
- Haberler4 yıl önce
Daniel Ek Spotify’ın büyük vizyonunu anlattı














